Erdoğanseverlik'in son bulduğu yer: Devrimci yatağı Hopa

Son altı aydır Karadeniz'in hemen tüm sokakları Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP afişleriyle dolu.

Sokaklar, işyerleri, evlerin pencereleri, balkonlar...

Karadeniz sanki sadece artık Erdoğanseverlik ile anılan bir yer gibi. Bu klişeyi bozan yerler var mı diye düşünürken devrimcilerin yurdu Hopa'da buluyorum kendimi.

Tam bir çölde vaha. Bir anda Hopa Karadeniz'in kendisi oluyor.

Karadeniz’in sol -devrimci çizgiden sağ-milliyetçi çizgiye savrulması yeni bir şey değil. 1920’lerde kurulan TKP’nin ve TKP’nin kurucularından Mustafa Suphi’nin ve yoldaşlarının başına gelenler Karadeniz soluna dair hafızamızda yeterince ürkütücü bir yer edinmiş.

Hepimiz Karadeniz’in sol geleneğini ve linççi güruhları aşinayız. 1970’lerde Kurutuluş Hareketi ve benzeri grupların etkinliği yine Karadeniz devrimciliğinin önemli göstergelerinden. Ancak 12 Eylül darbesi solu pek çok yerde doğrarken Karadeniz’de sol alabora oldu.

Eski sol tüfekler birer birer geri çekilirken onların çocukları devletçi ve milliyetçi eğitim sistemiyle yoğruldular ve zamanla Karadeniz’de sol, deniz ortasında sahipsiz bir kayık gibi küçük kaldı.

Ancak son yıllarda Karadeniz’de artan muhafazakar-milliyetçi hegemonyanın karşısında sol ufak hareketlerle de olsa kıpırdanmaya başladı. HDP’nin Samsun, Trabzon, Ordu, Hopa gibi yerlerde hatırı sayılır bir oy almasının yanında CHP’nin oylarında da bir kıpırdanma gözlemlenmeye başladı.

Ben de yolumu Karadenizli solcuların hakim olduğu Hopa’ya çeviriyorum. Hopa’ya adım atar atmaz rahatlıyorum. Evvela sağım solum afişle dolu değil. İnsanlarla konuşmak çok rahat ve hemen çay içmeye davet ediliyorum. Kime söyleşi talep etsem kabul ediyor ve Hopa’nın sorunlarını birebir bana anlatıyorlar.

Trabzon ve Rize’de insanlar ne kadar iktidarcı ve konuşmaktan çekiniyorsa burada insanlar bir o kadar iktidara mesafeli ve kendilerini ifade etmekten çekinmiyorlar. Şehirde Türkçe konuşma oranı kadar Lazca ve Hemşince konuşma oranı da yüksek.

Sınır kapısının açılmasıyla Hopa’da çok şey değişmeye başlamış. Evvela gece hayatı barlarda ve gece kulüplerinde epey aktif. Şehirde alkol oranı yüksek. Otel zincirinde yükseliş var. Tüm Karadeniz’in dağlık yapısının yanında Hopa’da az da olsa düzlük var.

İlk konuşan ise Taksici Mecit Yazıcı Taksici oluyor. İşsizlikten ziyade insanların çalışmadığına vurgu yapıyor.

 

taki

 

Yazıcı, “İşsizlik yok çalışmayan var. Gürcistan’dan işçiler geliyor. Hizmet önceden yapılıyordu şuan belediye durgun vaziyette. Gençler burada rahat. Okumaları ve gezmeleri de eskiden böyle değildi. Şimdi çok daha fazla rahat bir yer oldu” diyor. Onun yanında meslektaşı olan taksici Metin Albayrak araya giriyor.

 

1

 

Albayrak, “Hopa’da siyasetten önce Hopa’nın sosyal faaliyetleri ve ayakta kalması için partiye bakılmaz. ÖDP de olsa MHP de olsa oy verilir. Kişiye oy verilir partiye değil.  Hopa’da insanlar hazıra alışmış. Para dışarıya gidiyor. Çalışıp para kazanacaksın. Belediye hizmet vermiyor. Çivi çakılmıyor Hopa’ya. Gece hayatı kapı açıldıktan sonra barlar diskolar var. Takılan bir kitle de var. Hopa’da hastane eksik. Altyapı üstyapı yok. CHP döneminde vardı. CHP dönemindeki arkadaş hizmet yaptı ama ayrımcılık yaptı. İnsanlara tepeden baktı. Hopa’da Laz, Gürcü, Hemşin ve Çerkez  var. AKP döneminde Hopa’da hiçbir faaliyet yok. Tayyip gene alacak. Ama genç dinamik adam olmalı. Muharrem İnce ve Meral atıp tutarlar. Ama işe gelince yok. Doğuya yatırım yapmazlar. Batıya, Ankara ötesine yaparlar. En geri kalmış yer Artvin. Hopa, Arhavi hepsi aynı Hakkari gibi geri kalmış. Toplantı salonu bile yok” diyerek sözlerini noktalıyor.

Kahvehaneye doğru yol alıyorum. Etraf dolu. Çay üstüne çay içiyorlar. Dört gencin yanına oturuyorum. Bana çay ısmarlayıp Hopa’dan bahsediyorlar. Kadın kuaförü Ersin Ustabaş, “ Hopa’da gençlerin temel sorunu uyuşturucu ve alkol” olduğunu ifade ediyor. Ve şöyle konuşuyor:

"Bunlar birbirini besliyor. Kapı açıldıktan sonra gece hayatı yoğunlaştı ve arttı. Böylece akşamları millet alkol alıyor ve pek çok kazaya neden oluyor. Ölen gençlerin nedeni uyuşturucu ancak nasıl temin ettiklerini bilmiyoruz. Bilsek engel oluruz. Bunu polis araştırmalı ve engel olmalı. Hopa’da para da var eğlencede var. Sosyal alan kahvehane var. Gece kulübü var.  Seçim önemli. Artık bu gidişata bir dur demek lazım. Değişim şart. Oyumuzu İnce’ye vereceğiz. Geçen sefer solun oyu bölündü ancak bu sefer öyle olmayacak” diyor.

 

hopa

 

Üniversiteyi yeni bitiren ve iş arayan Selim Ali de AKP’nin buradan oy alamayacağını düşünüyor.

Ali, “Eski seçimde AKP aldı ama bu sefer öyle olmaz. AKP orada sol oyların bölünmesiyle aldı. Burada bu sefer kazanamaz.  Tayyip Erdoğan burada taşlandı. Ondan sonra Hopa sanki cezalandırılmaya başlandı. İşsizlik çok fazla şuan. Yatırım yok. Asgari ücret yetmiyor burada yaşamaya… Tayyip Erdoğan ‘OHAL’i kaldıracağım’ diyor. O zaman şimdi kaldır.  Zaten CHP’nin vaatlerini sıralıyor Erdoğan. Madem öyle iktidardasın. Yapsaydın. CHP her şekilde alır. Hemşinlilerin oyu bölündü. HDP de artık var. Gençler baktı CHP’den bir şey olmuyor ve bölünüyor. Bu sefer HDP’ye yöneldi. HDP’li çocukların hepsi aslında CHP’li idi. Demirtaş’ın dışarıda olması lazımdı. Daha suçu yok ki Demirtaş’ın” diyerek sözlerini bitiriyor.

Barış ise, Tayyip Erdoğan’ın dinci bir sistem getirmeye çalıştığını söylüyor. Barış, “Tayyip bu ülkede şuan dini bir sistem uygulamaya çalışıyor. Hem dini açıdan baskı yapıyor hem de devlet imkanlarıyla… Oysa din ile alakası olsaydı İsrail’e kafa tutardı ama onunla dost. Bize kafa tutuyor.  Dinle alakaları yok. Dinle siyaset yaparak insanları yobazlaştırmaya çalışıyor. 16 senedir iktidarda olan partinin vaatlerine bakıyorum. Adalet, özgürlük… madem öyle neden şimdiye kadar yapmadın. Aziz Nesin boşuna milletimizin zekasıyla oran vermedi. CHP burayı bu sefer alır” yorumunu yapıyor.

Kahvehane işleten Perihan Hanım ise “astar bezi geçiyor” diyerek emeklerinin bile karşılığını alamadıklarını söylüyor. Evvela Hopa’da çayın fiyatının düştüğünü ve hayvancılığın öldüğünü belirtiyor.  

Perihan Hanım, “Hopa rahat bir şehir ama son iki yılda bir olaylar oldu. Gençler eskisi kadar rahat edemiyor. Erdoğan taşlandıktan sonra burada bazı şeyler daralmaya başlandı. Lazlar ve Hemşinler ayrımı oldu. Bu sefer Hemşinli kazansın deyip oy verdik. Hemşinli belediye başkanı oldu. Hopa sol görüşlü ve İnce kazanacak bence” diye konuşuyor.

 

hopa

 

Eğitim sisteminin bozuk olduğuna dikkat çeken Perihan Hanım, “Oğlum Anadolu lisesinde okuyordu ve kapandı. Şimdi düz lise ile birleşti ve şimdi çocuğumu göndermek istemiyorum. Sürekli imam hatip açmak çare değil. Eskiden olduğu gibi olmalı yozlaşmaya gerek yok.  Şimdi bazı madde kullanan gençlerin varlığını duyuyoruz. Dikkatli olmak lazım. Şuan evime rahat gidemiyorum. Bir kadın olarak gidemiyorum. Yeteri kadar güvenli değil. Hopa çok pahalı maalesef. Eskiden 50 TL ile her şey alabiliyorduk. Şimdi 50 TL ile hiçbir şey alınmıyor. Burada gıda çok pahalı. Üstelik millet hep kafelerde takılıyor. Pahalı ama millette para da var. Siyasetten beklentim de yeni adam gelsin. Artık yeni yüz görmek istiyorum. Çay ve şeker fabrikalarını satıyorlar. Ben çaydan kazanıyorum, satılmasın. Saman ve hayvan ithalat ediliyor. Bunlar olmasın. Biz üretelim. Vallahi yeter” diye yakınıyor.

Ayakkabı mağazasında çalışan Hüseyin Cebeci ise İYİ Partiye oy vereceğini söylüyor. Eşi ise Muharrem İnce’ye vereceğini belirtiyor. Hüseyin Beye göre ülke istikrarsız bir yerde.

 

hopa

 

Hüseyin Bey, “İşsizlik ve istikrarsızlık var. İş imkanı yok. Fabrika yok. Zonguldak bir Hopa iki pahalı şehir. Her şey dışarıdan geliyor. O yüzden. Vaatler yerine getirilmiyor. AKP’nin oyu düşer CHP’nin artar bana göre. İnce önemli bir isim. Akşener ve Saadet Partisi de epey oy alır. Saadet AKP oylarını alacak bana göre. Ben İYİ Partiye vereceğim” diyor. Hüseyin Beyin eşi ise, “Belediye çalışıyor gözüküyor ama bir şey yapmıyor. Hopa pahalı şehir.  Bence de AKP’nin oyu düşer. Burada gençler ve yaşlılar İnce’yi çok seviyor. Bence ona oy verirler. Tüketime dayalı bir şehir çok kafe ve çok kahve var. AK Partiye tulum çıkartmak istiyoruz. Böylece belki işsizliğin önüne de geçeriz” diye belritiyor.

Kırtasiyede çalışan üniversite öğrencisi Cansu ise Hopa’nın gençlere dar geldiğini belirtiyor. Cansu, “Gençlerin pek alternatifi yok. Sosyal etkinlik manasından. Spor salonu yapılıyor ama tiyatro yapılmadı. Barış Atay geldi. Adamın tiyatrosu bile yapılmadı. Siyasi nedenlerden dolayı. Gençlerin sevdiği şeyi bile dışladılar. Eğlence sektörü pahalı.  Kadrolu iş bulmak zor ama harçlığını gençler çıkarıyor. Fazla işsizlik yok bence. Hükümetin kesinlikle oyu azaltacak. Ben İnce’ye oy vereceğim. Gençler bu sefer İnce ile oyunu katlayacak. Üniversitenin Hopa’ya katkısı var. Ben de üniversitedeyim ama kalite düştü. Herkes okuyunca kalite düşer. İş alanında bu sefer işsizlik başlıyor. Burada sol bilinç epey fazla. Bazı nedenlerden dolayı AKP’ye giden bir şeyler oldu ama bıraksalar daha da sol yükselir” görüşünü dillendiriyor.

Kafe işleten Buket Hanım ise Hopa’da çok sorun olduğunu ifade ediyor. Erdoğan’ın taşlandıktan sonra Hopa’nın kültüründe değişimin meydana geldiğini söylüyor. Buket hanım, “Fabrika pek yok. İktidar henüz bir yatırım yapmadı. İnşallah sol iktidar göreceğiz. Belediye Başkanı Hemşinli olduğu için onu seçtiler. Laz ve Hemşin olmak üzere iki kültür var. AKP’nin başa gelme sebebi de Laz -Hemşin ayrımı oldu. Bu seçim çok önemli. Almazsak 16 senedir başımızda Tayyip Bey artık hep kalacak” diyerek HDP’ye oy vereceğini söylüyor.

Kafede oturan Erkan ise Hopa’nın sorunlarını anlatmaya devam ediyor, “Burası uç noktası ve geçiş noktası olduğu için pahalı var. Tarımsal olarak çay var. Başka şey yok. En büyük destek maddi olarak çay var. Nakliyat var. Hayvancılık ölüm döşeğinde. O yüzden insanlar boş olduğu için kafelere kahveye gidiyor. Öğrenciler gidiyor. Hopa’nın solu var. Halen aktif. Belediye şuan AKP’de olmasına rağmen solun etkisi halen gösteriliyor. Olay anında halk kenetleniyor. 24 Haziran’da solu daha çok göreceğiz. Maalesef geçen seçimde eş dost olayından dolayı kaybettik.  Hopa’da İnce yüzde 60 alır. AKP 30 civarı alır. HDP’nin de yüzde 5-6 civarı var. Ama bu seçimde HDP artar bence” diye ifade ediyor görüşlerini.

Nihayet Karadeniz’de solcu bir yer gördüm rahatlamasıyla yönümü Artvin’e çeviriyorum. Artvin dağlık alana kurulmuş bir yer. Hopa’dan küçük ve düzensiz. Kiralar ve gıdalar Hopa’dan daha yüksek. Trafik sorunu dert. Özellikle arabalar park edecek yer bulamıyor. İnsanlar ev yapacak düzlük bulamıyor. İki yıl evvel açılan maden hiçbir işe yaramamış. İnsanlar madene karşı zaten. Artvin otobüsünde iki tane Batmanlı Kürde denk geliyorum. Onlar da seçim için Batman’a gidecekler ve HDP’ye oy vereceklerini söylüyorlar. onlardan ayrılıp Artvin’in merkezine gidiyorum. Merkez dediğim 100 metrelik çarşıdan ibaret. Karadeniz sağcılığı burada da kendini gösteriyor. İnsanlar konuşmaktan çekiniyor.

Hasan, Artvin’in tek sorununun işsizlik olduğunu belirtiyor. Hasan, “ En büyük sorun işsizlik ve ulaşım. Artık araçlara park yeri yetmiyor. Köydeki insanlar da sorun. Uzun yıllarda köyde olan insanlar buraya merkeze geliyor ve buraya yığılıyor. İşsizlik artıyor. Küçük yer zaten. Türkiye’nin en pahlı yeri. Evlerin kirası pahalı gıda pahalı. Hayvancılık yok, bir şey yok. Herkes karnını doyurmaya çalışıyor. Destek az. Sık sık İstanbul’a gidiyorum geri geliyorum. Çünkü tam anlamıyla geçinemiyorum. Köyde yaşayanların sigortası yatırılsa hepimiz rahatlayacağız.  Artvin’i yine AK Parti alır bence… Seçimde vekil sayısı 1’e 1 çıkar. İnce baya iyi durumda zaten” tespiti yapıyor.

Dededen CHP’li olduğunu söyleyen lokantacı Kubilay Vural ise işsizlikten şikayetçi. Vural, “İşsizlik yaygın. En çok gençlerde var. Orman bölgesi ama orman bölgesindeki ürünler kesilmiyor. Maden açıldı ama madene karşı millet. Burada olacak tek şey eğitim ve turizm. Başka şey olmaz. Belediye kendi çapında çalışıyor.  İnce burada iyi bir oy alabilir. Biz bu sefer CHP’nin oyunu artıracağız” diyor.

Artvin’de et ve süt ürünleri satan Hayri Keskin ise gençlerin işsizlikten bunaldığını belirtiyor. Keskin sözlerini şöyle noktalıyor:

“Gençlerin işsizlik sorunu var. Ben de Bursa’da yaşadım. Burada istihdam yok. Petrol istasyonu ve marketler var. Başka şey yok. Üniversiteliler de artık atanamıyor. Her yerde öğrenci var. Artvin pahalı değil. Süt ve et ürünleri satıyoruz. Bunları temin etmek kolay. Ancak istediğimiz kadar satamıyoruz. Park sorunu var. Artvin de düzlük de yok. Belediye genişletemiyor. Madene işe girenler oldu, ayrılanlar oldu. İşten çıkarmalar oldu. Şimdi tekrar işe alımlar var. Ne oluyor madende bilmiyoruz. HES’lere iyi şekilde bakıyorum. Boşa akacağına elektrik üretsin. Seçim önemli ama çok da önemli değil. Artvin de seçim sonucu değişmez. Gene 1 CHP, 1 AK Parti alır. İnce burada konuşurken insanlar sokakta kuyruk olup duruyor. Çok şaşırdım. İnce baya etkili bir adam oldu.”

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar