HDP'siz çözüm olmayacak, siyaset için niye HDP?

HDP'den adaylığımı duyanların bir kısmı şaşırıyor, bir kısmı seviniyor, bir kısmı üzülüyor.

Sevinenlerin umut vaad ettiğini biliyorum. Ancak sevinenler sadece HDP taraftarları değil, çözüm için yeni bir umut arayanlar, demokrasi ve hukukun ışığının peşine düşenler çoğunlukla, bu da umut verici çünkü gün geçtikçe kendi kimliklerimizden, kabuklarımızdan sıyrılmayı denemeye başlıyoruz.

Üzülenlere, itiraz edenlere gelince. Tabii ki konuyu açmak, tartışmak gerekiyor. Mesele bir partiden aday olmanın ötesinde Türkiye'nin sorunlarının kalıcı olarak çözülmesi meselesi.

Aday olsak, olmasak, kazansak, kaybetsek ne önemi var çözüm sağlayamadıktan sonra. Halbuki zaman eski itirazlar, dedikodular, hatalar, sevaplar kargaşasında boğulma zamanı değil, yeni ve sorunsuz bir yapı oluşturma zamanıdır.

Bu ülkede evet çözüm süreci denendi ve başarısız oldu. İyi mi oldu?

Yine binlerce can gitti. Gelinen nokta çözüm süreci öncesinden bile geride. Sert iktidar tedbirlerine başvuruldu, muhalefetin üzerinden buldozer gibi geçildi ama sonuç yok.

Çözümün adresini klasik, eski devlet politikalarında gören fazla bir kişi kalmadı. Aksine olması gereken ortak payda sağlanmadı, herkes kabuğuna çekildi. Herkesin kabuğuna çekildiği bir yerde çözüm, barış olmaz, bol tartışma, ötekileştirme, çözümsüzlük, kavga ve düşmanlığın artışı olur.

HDP çatışmalar sırasında en çok zarar gören bir parti oldu. Bunu hak etmemişti zira niyeti barıştı ve çözüm için imha edilmemesi gereken bir partiydi. Hataları gündeme getirenlerin unutmaması gereken, çözümün dedikodu ile olmayacağı ve bundan sonra dökülen kanları önlememe vebalinin herkesi tedirgin etmesi gerektiğidir.

HDP çözüm için var, ne istiyorsunuz, ne bekliyorsunuz, daha 100 yıl mı kan aksın, gözyaşı dökülsün?

Maziyi bırakıp istikbale bakalım ve çözümlere odaklanalım.Bu ülkenin her kesim için adalete, eşitliğe, kardeşliğe ve barışa ihtiyacı var,bunu hep birlikte sağlayacağız inşaallah.

Çözüme hep kendi penceresinden bakmak isteyen Türklere seslenmek istiyorum. Meseleyi hissetmek, anlamak ve çözmek için Kürt olmak zorunda değilsiniz, ben de değilim ama dindar bir Türk olarak bu konuda çözümün varlığına inanıyorum.

Hep kendi pencerenizden bakarak en az 100 yıl sürmüş bir meseleyi hiç anlamamış olduğunuzu gösteriyorsunuz, bu kafayla çözümün önündeki en önemli engel olduğunuzun farkında bile değilsiniz.

HDP "ortak vatanda hataları bitirerek cumhuriyeti demokratiklestirelim, eşit vatandaşlığı ikame edelim" diyor. Bu bir çözüm teklifi, uzatılan bir el, hala bunu görmeyip ön yargılara sığınmanın anlamı nedir?

Birlikte yaşam için ilk önce birlikte yaşayanların hataları görüp, empati ve öz eleştiri yapması gerekir. Geçiştiren cümleler, polemik konularına sarılarak hiç kimsenin varacağı bir yer yok. Bir kere hak ihsan ettiğini düşünen hatasını görmeli, neyi esirgediğini, paylaşmadığını görmeli.

"Kürtlere şunu, şunu verdik, daha ne yapalım " diyen verdiği şeylerin ötesinde üstenci dilinin farkına hala varmamışsa empatiyi sağlayabileceğini nasıl düşünür?

Sorun çözülmedigi icin silah ortaya çıktı ve devlet özeleştiri ve çözmek yerine silahı tercih etti, keske oturup hatasını gözden geçirseydi. Bunu Türk insanına ispatlamak keşke çok zor olmasaydı.

Sorunları gündeme getirdiğimizde "Türk, Kürt arasında sorun yok" diyene " zaten devlet ve Kürtler arasında oldu mesele, bir de bunu bile görmeyerek çözümü zorlaştırmasanız" demek zorunda kalmasaydık keşke. Gözünü kapatmayla, görmezden gelmeyle çözülseydi keşke tüm sorunlar.!

Anadilde egitimi bile kabul etmemis devlete çıkışmak yerine hep bahaneler bulmaya çalışmak hiçbir çözüm sağlamıyor. Çözüm istemeyen devlet maalesef, Kürtler çözum istiyor ama hep kandırılıyorlar.

KHK'lı cok kisi bana "başıma gelenlerden sonra Kürtleri, Alevileri, Ermenileri anladım "demişti,  ancak uyanmışlardı, hep başa felaketler geldikten sonra mı acı çekeni anlayabileceğiz?

Bu ülkede sorunları, acıları anlamak için illa  prangalanmak mı gerekiyor?

Kürtlerin en sevdigi kelime barıştır ve bu ülkede halen çözüm şansı var, mesele zorlaştırmakla değil, kolaylaştırmakla çözülür. Meseleden kaçarak değil, taşın altına el koyarak çözülür.

Kimse dag başında dolasmayı istemez, adım atılmazsa ve mecliste çözülmezse sorun bitmez, bu yuzden HDP'yi desteklemek gerekiyor.

HDP bogulursa silahlar egemen olur. Her açıklamamıza "HDP, PKK'ya terör örgütü desin" diyene sormak gerekir, "terör örgütü veya değil" dense 40 yıl önce mesele çözülmez miydi?

Hangi zor, çetrefilli konuyu gökten inecek mucizevi yöntemle çözdünüz ki bunun çözümünü de yine öyle bekliyorsunuz?

Mesele kelime yarışı yapmak, dayatmakla çözülmüyor.

Kronikleşmiş sorunlara iyi tedaviler gerekiyor, yaralara kelime üfleyerek çözüm olsaydı mesele çoktan bitmişti.

 

*Ömer Faruk Gergerlioğlu, Halkların Demokratik Partisi'nden Kocaeli Milletvekili adayıdır.