May 09 2018

Medya Erdoğan dışındaki adaylara kapalı

Türkiye’de kritik öneme sahip 24 Haziran seçimlerine haftalar kaldı. Adaylar arasındaki dezavantaj birçok alanda olduğu gibi medyada da görülüyor. Erdoğan dışındaki hiçbir aday şu ana kadar TRT dahil ana akım medyada yer bulamıyor.

AKP ile MHP’nin ‘Cumhur İttifakı’nın adayı Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, devletin tüm olanaklarını kullanarak seçim çalışmasını yürütüyor. Medya da adeta Erdoğan’ın seçim kampanyasının propaganda aracı haline getirilmiş durumda. Türkiye’de yandaş medyanın durumu ortada.

Erdoğan ve AKP iktidarı dışında hiçbir ses bu medyada yer bulamıyor. Yandaş medya bununla yetinmeyip muhaliflere yönelik karalama kampanyaların da başını çekiyor.

Yandaş medyanın yanısıra ana akım medyada da durum farklı değil. Medyadaki tek seslilik, 24 Haziran'daki kritik seçim öncesinde kamuoyunda giderek daha fazla hissediliyor.

24 Haziran seçimlerine gidilen bugünlerde ana akım medya Erdoğan dışındaki cumhurbaşkanı adaylarına olması gerekenden çok az yer veriyor. Bu durum 16 Nisan 2017'deki Anayasa değişikliği referandumu öncesiyle benzerlik taşıyor.

O dönemde Mart 2017 döneminde 17 ulusal kanalın yayınlarını inceleyen Demokrasi İçin Birlik girişiminin ortaya çıkardığı tablo durumu özetliyordu.

Radyo Televizyon Üst Kurulu'ndan (RTÜK) alınan bilgilerle yapılan araştırmada, 1-20 Mart 2017 arası canlı yayınlarda Cumhurbaşkanlığına 169, AKP'ye 301,5 saat ayrılırken, Cumhuriyet Halk Partisi'ne 45,5 saat, MHP'ye 15,5 saat ayrıldığı, HDP'ye ise hiç yer verilmediği ortaya çıkmıştı.

Aram Ekin Duran’ın DW Türkçe’de yayınlanan haberine göre, benzer bir tablo şimdi 24 Haziran seçimleri öncesinde de yaşanıyor. Şu ana kadar Erdoğan dışındaki adayların yaptığı miting ve konuşmalar ana akım medyada kendine yer bulamadı. İlk mitingini memleketi Yalova'da yapan CHP'nin adayı Muharrem İnce'nin konuşması televizyonlarda canlı yayınlanmazken, Erdoğan'ın mitinglerine ise canlı bağlantı yapıldı.

Bununla birlikte geçtiğimiz haftalarda iktidara yakınlığı ile bilinen Demirören Grubu'na satılan Hürriyet Gazetesi'nden bir muhabirin Muharrem İnce ile yapacağı röportajın iptal edildiğine dair internet sitelerinde haberler yayınlandı. İnce ise hafta sonu Balıkesir mitinginde TRT'yi sert sözlerle eleştirdi ve yaptığı mitinglerin TRT'de yayınlanmaması halinde 130 milletvekiliyle TRT önünde miting yapacağını duyurdu.

Medyada en fazla sansüre uğrayan siyasi parti ise HDP. Adayları Selahattin Demirtaş cezaevinde.

HDP, 7 Haziran 2015 seçimlerinden bu yana "medyada maruz kaldıkları ambargo" hakkında basın kuruluşlarının yayınlarını tarayarak rapor hazırladı.

Raporda, Selahattin Demirtaş'ın Erdoğan'a yönelik olarak "Seni başkan yaptırmayacağız" sözlerini söylediği 17 Mart 2015 tarihli grup toplantısının HDP'nin NTV, CNN Türk ve Habertürk televizyonlarında canlı yayınlanan son grup toplantısı olduğu ortaya çıktı. Rapora göre, 28 Mart 2018 tarihi itibariyle NTV 830 gün, CNN Türk 650 gün, Habertürk ise 751 gündür ekranlarına HDP'li hiçbir ismi konuk etmedi.

Demirtaş, zaten cezaevinde olduğu için seçim etkinliklerine katılamıyor. Mesajlarını sadece avukatı aracılığı ile sosyal medya hedef kitlesine ulaştırıyor.

Medyanın seçim yayınlarındaki performansını değerlendiren Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, "Türkiye bir seçime daha medyada demokratik esaslarda uzak bir ortamda giriyor" diyor.

Önderoğlu’na göre, iktidar son 10 yılda medyayı çok büyük oranda kendi politik çizgisine çekmeyi başardı. O’na göre gazetecilik açısından tek tehlike bu değil. Erdoğan medyasında üretilen dilin yalnızca iktidarı desteklemekle kalmadığını, toplumu ayrıştırıcı, nefret dolu bir söylem de ürettiğine dikkat çekiyor.

Önderoğlu, "Muhalefet liderleri 'hain', 'şer odağı' gibi ifadelerle damgalanıyor. Toplumun yarısı için habercilikle bağdaşmayan ifadelerle ayrımcı bir dil kullanılıyor. Bu durum son derece kaygı verici" diyor.

Ana akım medyada çok büyük oranda AKP ve Erdoğan propagandasına yer verildiğini dile getiren iletişim uzmanı Doç. Dr. Esra Arsan da benzer kaygıları dile getiriyor.

Arsan, Erdoğan dışındaki adayların seslerinin ana akım medya kuruluşlarında çok az duyulduğunu vurgulayarak, şunları söylüyor:

"Türkiye'de mahkemeler bile Anayasa Mahkemesi'nin kararlarını uygulamazken, büyük medya açısından zaten haberciliğin etik kurallarına uyulmasını beklememek lazım artık. İktidar medyasında zaten bazı köşe yazarları açıkça, 'medyayı tamamen ele geçirdik' diye yazılar yazabiliyor. "

HABERİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN