Milliyetçilerde son durum: Sokağın dili ne söylüyor?

24 Haziran sonuçları net olarak kestirilemeyen seçimlerden biri durumunda.

İktidar, ‘Cumhur İttifakı’ ile millyetçi ağırlıklı oylara talip olurken bu kitle oplam seçmenin yaklaşık üçte birini oluşturuyor ve yarısı AKP’ye oy veriyor.

Kemal Can, Cumhuriyet’te kaleme aldığı makalesinde “Milliyetçiler arasında “ideolojinin zarar gördüğü ve sivilliğine halel geldiği” değerlendirmesi yapılıyor” diyor. Milliyetçi seçmen içinde de en önemli sorunun ekonomi olduğunu belirten Can, “AKP’deki milliyetçi seçmeni kızgınlıkların mı, endişelerin mi yönlendireceği, seçim sonucunu belirleyecek” görüşünü dile getiriyor.

Anketler de AKP’nin MHP ile ittifak yapmasının özellikle bölgede ters teptiğine daiar sonuçlar birbiri ardına sıralanıyor.

Bu seçimde sonuçları hiç şüphesiz oranı bir hayli yüksek olarak gösterilen kararsız seçmen belirleyecek. 

Kemal Can, “Belki ilk defa, daha çok sayıda seçmen kendi gibi düşünmeyenlerin de ne düşündüğünü merak ediyor” görüşünü dile getirirken milliyetçi oyların analizini yapıyor ve sokağın nabzını tutuyor.

Üç kuşaktır milliyetçi bir aileye mensup olduğunu söyleyen Nevşehirli esnaf, milliyetçi seçmeni şöyle tanımlıyor:

“Bizimkiler bildikleri, tanıdıkları yoldan ayrılmayı çok istemezler ama önlerine çıkan, arkalarından çeken filan olunca da kim olduğuna bakmadan girişirler. Önce tepki verir sonra ne olduğunu, kim olduğunu sorarlar, kolay celallenirler ama zor değişirler.” 

 

Yazısında “kıdemli bir ülkücü” olduğunu söylediği Konyalı olan, uzun süre Kayseri’de çalışmış ve şimdi de Niğde’de ticaret yapan Ramazan Altıntaş’ın görüşlerine de yer veren Can, şunları aktarıyor:

“Uzun süre bölgede gazetecilik ve yöneticilik yapmış olan Altıntaş, milliyetçi - muhafazakâr seçmen deposu olan Orta-Doğu Anadolu’da AKP’nin kırılması zor bir hegemonya kurduğunu, son dönemlerde uç veren ekonomik rahatsızlıklara dönük olarak da seçmene yoğun bir markaj uygulandığını anlatıyor. Seçim paketlerinin, seçmenin yüzde 20’si olduğunu söylediği en yoksul ve gündem izlemeyen kesimler üzerinde beklenenden fazla etkisi olduğunu söylüyor. ‘Selçuklu coğrafyası’ olarak tanımlanan, yıllarca MHP’nin ve sağın kalesi olarak bilinen Orta-Doğu Anadolu’da konuştuğumuz herkes benzer tespitler yapıyor. Milliyetçi seçmenin bu bölgedeki yönü, MHP ve İyi Parti’nin birbirlerinden aldıklarıyla değil, AKP’deki oylarını ne kadar geri alabileceğiyle belirlenecek. Bu bölgelerde, AKP’lilerin ‘nasıl olsa aynı havuza gidecek’ diyerek milliyetçi oyların MHP’ye dönüşüne de önlem almaya çalıştığı anlatılıyor.”

Kemal Can, milliyetçi seçmenlerin en hızlı reaksiyon veren ve etkilenebilen seçmen grubu olduğunu söylüyor. Buna en çarpıcı örnek olarak ise 7 Haziran’da iktidardan düşüp 1 Kasım 2015’teki seçimde yüzde 49,5 gibi rekor oyla AKP’nin tekrar  iktidara gelmesini gösteriyor.

16 Nisan referandumunda ise, milliyetçi seçmenin önemli bir kısmının ‘Evet’ tarafında yer almayıp muhalefet safına geçmesinin sonuçları etkilemesine neden olduğu görüşünü dile getiren Can, “Cumhur İttifakı 1 Kasım, Millet İttifakı 16 Nisan sonucunu tekrara çalışıyor” diyor ve ekliyor:

“Sanılanın aksine kendisini milliyetçi olarak tarif eden seçmenin çok büyük bir bölümü, MHP ve İyi Parti’de değil AKP’de. ‘Milliyetçiliği ayaklar altına aldığı’ zamanlarda bile AKP seçmeninin önemli bir kısmı kendisini milliyetçi olarak tanımlıyordu. Milliyetçi seçmenin neredeyse yarısı AKP’ye oy verdi, vermeyi düşünüyor. Durum böyle olunca, milliyetçi seçmenin seçim sonuçlarına etkisini değerlendirmek için sadece MHP ve İyi Parti arasındaki hareketliliğe bakmak yeterli olmuyor. AKP’nin milliyetçi seçmenle ve milliyetçilikle ilişkisine de yakından bakmak gerekiyor. Ayrıca bu ilişki bölgesel olarak farklar gösteriyor, Karadeniz hariç kıyı bölgeleri ve metropollerde, milliyetçilerin AKP’deki temsil oranı düşüyor ve bu bölgelerdeki milliyetçi seçmen aidiyete değil tepkilere göre karar vermeye yöneliyor, kimlik özellikleri dışındaki söylemlere de daha açık davranıyor.”

24 Haziran öncesinde Cumhur İttifakı’nın iç dağılımının sorun olmaya başladığı kulislerde konuşuluyor. Kemal Can da, “AKP’deki rahatsız milliyetçilerin MHP’ye oy vererek, MHP’nin mutsuzlarının da sandığa gitmeyerek “ders vermek” isteyebileceğinden söz ediliyor” ifadesini kullanıyor.

Ülkü Ocakları ve Nizamı  lem Ocakları eski genel başkanı, BBP’de ve MHP’de siyaset yapmış Yeni Çağ gazetesi yazarı Servet Avcı, anahtar ve belirleyici bir rol kazanmasına rağmen milliyetçiliğin bu dönemde zarar gördüğünü, sivilliğine halel geldiğini, önümüzdeki dönemde milliyetçi aydınların bunu tartışması gerektiğini savunuyor. 

MHP’lilere, milliyetçilere Erdoğan’a oy vermeme çağrısı yapan ve Erdoğan’ın milliyetçilerle ilişkisinin pragmatik olduğunu söyleyen MHP milletvekili Atila Kaya da “Çıkışıma aldığım olumlu tepkiler, bu rahatsızlığın çok yaygın olduğunu gösteriyor” diyor. 

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/985128/AKP_milliyetciligi__Yedek_anahtar.html