May 18 2018

Muhalefete sandık kurulları için seferberlik çağrısı

Türkiye 24 Haziran’da sandık başına gidiyor. Şimdiden seçim güvenliğiyle ilgili kaygılar dile getiriliyor. Cumhuriyet gazetesi yazarı Çiğdem Toker, muhalefet partilerini seçim günü sandık kurulları konusunda uyarıyor.  

Cumhuriyet gazetesi yazarı Çiğdem Toker bugünkü köşesinde (18 Mayıs tarihli) 24 Haziran seçimlerini yazdı. Toker yazısına seçim güvenliğini konusuna değinerek başlıyor ve “Ne adayların miting performansı, ne vaatler ne başka bir şey. İçinde bulunduğumuz şu günlerde, 24 Haziran sabahı için, altı kişilik sandık kurullarında boş koltuk kalmamasını sağlamaktan daha öncelikli konu yok” hatırlatmasında bulunuyor. Bunu yapmak için de zamanın çok dar olduğunu, 1 Haziran’a kadar sürenin bulunduğuna dikkat çekiyor.

Çiğdem Toker’e göre, 24 Haziran seçimleri OHAL altında değil, AKP lehine işleyecek/işletilecek “yeni” kurallarla yapılacak.

Eğer -MHP dışındaki- muhalefet partileri, bu sisteme yönelik güçlü bir hazırlık yapmazsa, seçim günü Türkiye genelindeki bütün sandık kurullarının AKP etki ve gölgesinde görev yapma olasılığı yüksek.

Konunun biraz teknik olduğunu dile getiren Toker, yine de anlatmak gerektiğini vurguluyor.

Çiğdem Toker’in yazısında aktardığına göre, sandık kurullarının nasıl oluşacağı, görev ve yetkileri 135 sayılı YSK genelgesiyle ilan edildi. Buna göre sandık kurulları 1 başkan, 6 asil, 6 yedek üyeden oluşacak. 5 üyeyi siyasi partiler verecek.

Çiğdem Toker “Burada kriter son seçime katılmak üzerinden belirlendi. İYİ Parti’nin sandık kurullarına üye verme hakkı bulunmuyor. Ve bu temel bilgi az biliniyor” uyarısında bulunuyor. Toker devam ediyor:

“Bazı siyasi partiler sandık kurulu için üye bildirmez, ya da bildiremezse İlçe Seçim Kurulu o partinin üyesinin yerine, en yüksek oyu alan partiden birini atayabilecek.

Seçim günü, her sandıkta seçimin başlamış sayılması için dört kişinin varlığı yetiyor.

Bir başkan üç üye. Ve sandık kurulu başkanları ilk kez atanmış kişilerden oluşacak.”

Çiğdem Toker, 135 sayılı genelgenin kurallarını Üsküdar ilçesindeki 1 Kasım sonuçları üzerinden değerlendiriyor. Buna göre, 1 Kasım 2015 seçim sonuçları, AKP yüzde 47.9, CHP yüzde 33.7, MHP yüzde 9.5, HDP yüzde 6.5, SP yüzde 0.8

Bu sonuçlara göre sandık kuruluna üye vermeye hakkı olan 5 parti AKP, MHP, CHP, HDP ve SP. Referandumda Üsküdar’da toplam 1019 sandık vardı. Bu sayının aynı kalacağı varsayımı altında ittifak yapan AKP ve MHP 1019 sandık için üye verecektir.

CHP’nin de 1019 sandık için asil ve yedek üye bildirme sorunu olmayacak.

Cumhuriyet yazarı Toker “Şimdi geliyoruz en kritik yere. Düğüm noktasına” diyor ve devam ediyor:

“Üsküdar örneği üzerinden HDP ve SP’nin 1019 sandık kurulu üyeliğinin tamamına yetecek gönüllü sayısını bulması kuşkulu görünüyor. Diyelim ki sadece 519 sandık için ilçe seçim kuruluna üye bildirirse, işte bu genelgeye göre Üsküdar İlçe Seçim Kurulu 600 sandığa AKP’den üye atayabilecek.

Böyle bir kompozisyonun güvenli bir sayım döküm işlemi yapacağına itimatı yüzde 100 mü?.”

“Peki çare ne?”  ne diye soran Toker’e göre çare parti ayrımını gözetmeden demokrasi yaklaşımını benimsemek. Yani burada da gücü olan muhalefet partisinin kimlik ve ideoloji ayrımı yapmaksızın sandık kurullarında boş koltuk kalmamasını sağlamak üzere görevlendirme yapması...  

Çiğdem Toker’e göre, seçim günü sandık kurullarında, ülke genelinde AKP’li görevlilerin çoğunlukta olduğu bir kompozisyon teorik olarak mümkün. Bu olasılığı daha adil bir denkleme oturtmak içinse 14 gün var.