Sarıkaya: Cumhur İttifakı içindeki erken seçim beklentisinin nedeni...

Yeni partilerin kurulması, yerel seçimlerde büyükşehirlerin kaybedilmesi sonrası gündeme gelen erken seçim tartışması bitecek gibi gözükmüyor.

Kamuoyu araştırma şirketlerinin anketleri AKP'de düşüşü gösterirken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Almanya dönüşü bir kez daha “Seçim 2023’te” dedi.

Hatta, bununla kalmadı, Cumhur İttifakı ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli’nin de benzer şekilde seçimin 2023’te zamanında olacağını söylediğini anımsatıp ekledi:

“Buradan bizim bir sapmamız söz konusu değildir. Şimdi bu tür yalan yanlış tarih açıklayanlar, kendilerini buğday ambarında sananlardır. Ama biz bu ülkede açıklanan tarihlerde seçim yapılmasını birilerine öğreteceğiz. Biz bütün hazırlıklarımızı 2023 Haziran’ına yapıyoruz. Bütün kongrelerimiz bu plana göre yürüyor.”

Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, "Tam tersine muhalefette de yüksek oranlı bir seçim beklentisi var" diyor.

Bunun sadece mevcutlarda değil, yeni kurulan ve kurulacak olanlar partilerde de mevcut olduğunu kaydeden Sarıkaya, "Haziran sonunda veya sonrasında seçim olmasına yönelik beklenti, ilginçtir iktidar ve muhalefet bloklarında kutuplaşmış değil. Her ikisinde de olur ve olmaz diyenlerin sayısı eşit" ifadesini kullanıyor.

Cumhur İttifakı içindeki erken seçim beklentisinin nedeni ise CHP’li Haluk Pekşen’in, “Anayasa referandumu sırasında, seçme hakkı ve ifade özgürlüğü açık şekilde ve ağır hukuka aykırı kararlarla ihlal edildi” iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığı bireysel başvurusu olduğunu söyleyen Sarıkaya, Pekşen’in başvurusunun yakında sonuçlanabileceğini belirten iktidar paydaşlarından bazılarının, “AYM’den son dönem umulmadık kararlar çıkıyor. Eğer hak ihlali görürse seçimin gerekçesi olur ve sandık gelir” görüşünde olduğunu aktarıyor.

Öte yandan Sarıkaya, İstanbul başta olmak üzere bazı ilçe seçim kurullarında yaşanan hareketlilik de sandık beklentisini tetiklediğini ifade ediyor ve şöyle devam ediyor:

"MHP lideri Bahçeli’nin FETÖ’nün siyasi ayağı üzerinden başlattığı tartışma da sandıkla bağlantılı görülüyor. Bunlar işin bir tarafı… Daha ilerisi CHP’li Bülent Tezcan’ın da dün altını çizdiği gibi, 'Erdoğan, 1.5 yıl için niye 3.5 yılını çöpe atsın?'
Üstelik yerli otomobil, Kanal İstanbul, Libya, Doğu Akdeniz’de sondaj gibi konularda yeniden itibar yükselttiği bir dönem varken.''

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar