Ekrem Onaran
Haz 04 2018

Seçim vaatlerinde sosyal güvenlik: Kim ne veriyorsa beş fazlasını veriyorum

Seçim vaatleri, Türkiye’de sandık yarışının olmazsa olmazı. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in “kim ne veriyorsa ben bei fazlasını veriyorum” sözleriyle simgeleşen partilerin vaat yarışı, 24 Haziran seçimleri öncesinde kendini gösteriyor.

Partilerin seçim vaatlerinde sosyal güvenlik, çalışma hayatı ve istihdam ile ilgili konular öne çıkıyor. Bu alanda yapılacak düzenlemlerin vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkilemesi, partilerin sosyal güvenlikle ilgili vaatlere geniş yer vermesine yol açıyor. Özelikle sayıları 12 milyonu aşan emekli kitlesi partilerin iştahını kabartıyor.

Türk seçmeni açısından sosyal güvenlik alanındaki en önemli sorunların başında, yeni emeklilere bağlanan maaşların sürekli düşmesi geliyor. AK Parti iktidarının 2008 yılında hayata geçirdiği Sosyal Güvenlik Reformu ile emekli maaşı bağlama oranları düşürüldü.

Bu nedenle yeni emekli olanlara bağlanan maaş, geçmiş yıllarda aynı şartlarla emekli olanlara kıyasla yüzde 50-60 daha düşük. Ana muhalefet durumundaki CHP’nin en önemli vaatlerinden biri, bu alanda düzenleme yapmak. İYİ Parti ise emeklilikte yaşa takılanlar için düzenleme vaat ediyor.

Emekli maaşlarının artırılması, emeklilere değişen oranlarda ikramiye verilmesi, asgari ücretin iyileştirilmesi, emekli olabilme koşullarının yeniden düzenlemesi, gençlere ve kadınlara istahdam destekleri partilerin başlıca vaatleri.

AK Parti’nin en büyük kozu emekliye 2 bin TL ikramiye: Seçimlere giderken AK Parti’nin sosyal güvenlik alanındaki en büyük kozu, emeklilere dini bayramlarda biner TL ikramiye verilmesi. İktidar, bu vaadini seçimleri beklemeden hayata geçirdi. İlk ikramiyeler Ramazan Bayramı öncesi emekliye verilecek. İktidarın bu icraatı, geçmiş seçimlerde CHP’nin önemli vaatleri arasındaydı.

AK Parti’nin sosyal güvenlik alanındaki diğer vaatleri olarak, 18-29 yaş aralığındaki gençlerin girişimci olarak kendi işlerini kurmaları halinde Bağ-Kur primlerinin 1 yıl süreyle devlet tarafından karşılanması ve emekli olduktan sonra ticari faaliyette bulunan emeklilerin Sosyal Güvenlik Destek Primi borçlarının silinmesi olarak öne çıkıyor.

AK Parti, önümüzdeki 5 yıllık dönemde yılda en az 1 milyon istihdamla toplamda 5 milyonun üzerinde ek istihdam vaat ediyor. 2 milyon 250 bin kişinin mesleki eğitimden geçirilmesi, istihdam teşviklerinin artırılarak gençler, kadınlar ve engelliler için 18 aya çıkarılması, işsizlik sigortasından daha fazla kişinin yararlandırılması diğer başlıklar.

İktidar partisi, sayıları yaklaşık 1,5 milyona yaklaşan polis, öğretmen, hemşire ve din görevlilerinin  emeklilik ek göstergelerini 3600’e çıkaracağını da açıkladı. Bu vaadin hayata geçmesiyle birlikte bu gruptaki kamu çalışanlarının emekli maaşlarında yaklaşık 500 TL, emekli ikramiyelerinde ise 20 bin TL artış sağlanacak. İktidar partisinin bu vaadinin ardından kamudaki emeklilik talepleri büyük ölçüde durdu. Emekliliğe hazırlanan memurlar, düzenlemenin hayata geçmesini bekliyor.

CHP, aile sigortasıyla 8 milyon aileye maaş bağlayacak: Sosyal koruma politikalarıyla dikkat çeken Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 24 Haziran seçimleri öncesinde iddialı başlıklarla seçmenin karşısına çıkıyor. CHP’nin en önemli vaatlerinin başında Aile Sigortası uygulaması geliyor. Aile Sigortası uygulamasıyla yeşil kart sahibi her hanedeki kadınların hesabına aylık 1.000 TL yatırılacak.

Aile Maaşı bağlanan ailelere, asgari ihtiyaçlarını karşılayacakları şekilde su, elektrik ve ısınma desteği de verilecek. CHP’nin vaadine göre ilk etapta 8 milyon aileye maaş bağalanacak. Aile Sigortası sisteminin tam olarak uygulamasıyla da 16 milyon aileye ekonomik destek sağlanacak.

CHP’nin emeklilere yönelik yıllık iki maaş ikramiye vaadi de devam ediyor. AK Parti’nin biner TL olarak uygulamaya koyduğu emekli ikramiyesi, CHP tarafından birer maaş olarak uygulanacak. Ayrıca en düşük emekli maaşı 1500 TL’ye çıkarılırken emekli maaşı bağlama katsayı ve gösterge sistemi yeniden düzenlenecek. Böylece yeni emekli olanlara, muadillerine göre daha düşük maaş bağlanmasının önüne geçilecek. Asgari ücret üzerindeki vergilerin kaldırılması ve en düşük ücretin 2200 TL’ye çıkarılması da CHP’nin vaatleri arasında.

CHP’nin Seçim Bildirgesi’ne göre çalışanların yıllık izinleri artırılacak. İşyerindeki hizmet süresi 6 ay ile 3 yıl arasında olanlara 16 gün, 3 ile 10 yıl arasında olanlara 22 gün, 10 yıldan fazla olanlara 28 gün yıllık izin hakkı verilecek. Yürürlükteki İş Kanunu’na göre bu süreler, 1 yıldan 5 yıla kadar olanlar için 14 gün, 5 yıldan 15 yıla kadar olanlar için 20 gün, 15 yıldan fazla olanlar için 26 gün olarak olarak uygulanıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi, işsizlik maaşının kapsam ve miktarını artıracak vaatlere de Seçim Bildirgesi’nde yer verdi. Buna göre işsizlik maaşının süresi ve ödenek miktarı yüzde 50 oranında artırılacak. Hak kazanma koşulları da önemli ölçüde hafifletilerek çok daha fazla kişinin işsizlik maaşından yararlanması sağlanacak. Ayrıca mesleki eğitim kurslarına katılanlara 1 yıl süreyle asgari ücret düzeyinde maaş ödenecek.

Sendikal hakları artırarak çalışma hayatında sendikalaşma oranının yükseltilmesi de CHP’nin hedefleri arasında. Sendikaya üyelik, toplu sözleşme ve grev hakkı ILO sözleşmelerine uygun hale getirilecek. Liselere çalışma hayatı ve sendikal haklarla ilgili dersler konulacak. Gençlerin sendikal hayata ilgilerini artırmak amacıyla Sendika Okulları kurulacak. Memurlara grev hakkı tanınacak. Tüm sözleşmeli ve geçici işçi ve memurlar kadroya alınacak. Kadın istihdamını destekleyici adımlar atılacak.

Yaşlıya, işsize, engelliye ve kadınlara bin TL maaş: Halkların Demokratik Partisi (HDP), asgari ücreti 3 bin TL’ye çıkarmayı hedeflerken emekli olamayan yaşlılara, işsizlere, engellilere ve sığınma evindeki kadınlara bin TL maaş bağlayacak. HDP’nin emeklilere yönelik vaadi ise en düşük emekli maaşının 3 bin TL olması. Geliri yoksulluk sınırının altında kalan kamu çalışanlarına da bin TL zam yapılacak.

HDP’nin seçim bildirgesine göre asgari ücretten vergi alınmayacak. Haftalık çalışma süresi 35 saate indirilecek. Emeklilik yaşı aşağı çekilecek. Kıdem tazminatına Hazine güvencesi sağlanacak. 50 bin engelli kamuda istihdam edilecek.

İYİ Parti’nin hedefi kadınlar ve gençler: Seçimlere ilk kez katılacak olan İYİ Parti, iktidarda söz sahibi olması halinde sosyal güvenlik, istihdam ve çalışma hayatında önemli adımlar atacak. İYİ Parti Seçim Bildirgesi’ne göre asgari ücretten vergi alınmayacak. İşsizlik Fonu, amacına uygun olarak işsizlerin eğitim ve maaşı için kullanılacak.

Düzenli geliri olmayan ailelere düzenli maaş ile ulaşım ve gıda desteği sağlanacak. Bu maaş, net asgari ücretin yarısı tutarında olacak. Emeklilere dini bayramlarda 1500'er TL tutarında bayram ikramiyesi ödenecek.

Yoksulluk riski altında bulunan genç işsizlere, iş sahibi oluncaya kadar 500 TL tutarında vatandaşlık maaşı ödenecek. Eski hükümlü, terör mağduru ve şehit yakını ile gazilerin zorunlu istihdam kontenjanı yüzde 3’ten 4’e çıkarılacak.

İYİ Parti’nin seçim vaatleri arasında kadınlara dönük başlıklar dikkat çekiyor. Tarımda sigortasız çalışan 18-40 yaş grubu kadınların sosyal güvenlik kapsamına alınarak sigorta primlerinin ilk 5 yıl devlet tarafından ödenmesi, anneler için doğum yapılan tarihin doğum borçlanması için başlangıç kabul edilmesi bu başlıklardan bazıları.

Emekliler için intibak yasası çıkarılarak bu grupta yer alanlar arasında maaş dengesinin sağlanması ve emekli maaşlarının reel enflasyona göre artırılması İYİ Parti’nin seçim vaatleri arasında yer aldı. İYİ Parti, yaşa takılanlar olarak nitelenen prim ve gün sayısını doldurup yaş nedeniyle emekli aylığı bağlanamayanlar için de düzenleme yapacak.

Emeklilik sistemi sil baştan değişecek: Saadet Partisi’nin seçim vaatleri arasında asgari ücretin vergi dışı tutulması ve yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması hedefi yer aldı. Çalışma hayatında kadınlara yönelik zorlukları ortadan kaldırmayı amaçlayan Saadet Partisi, doğum yapan çalışan annelere, 3 yıla kadar doğum izni verilmesini öngörüyor.

Emeklilere her yıl ‘refah payı’ adı altında, büyüme oranı kadar ek zam, memur ve işçilere de dini bayramlarda bayram ikramiyesi verilecek. Saadet Partisi, emeklilik sistemini sil baştan değiştirecek bir öneri getiriyor. Buna göre emeklilik için prim ve yaş şartı aranmayacak. Hizmet yılı esas olacak. Kadınlar 25, erkekler 30 yıl çalışmaları durumunda emekli olabilecekler. Saadet Partisi, ölümlü iş kazalarının önüne geçebilmek için de denetimlerin artırılmasını vaat ediyor.

Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) seçim vaatleri arasında ise asgari ücretten vergi alınmaması, öğretmen ve üniversite mezunu polislerin ek göstergesinin 3600’e yükseltilmesi, kamuda kadro alamayan taşeron işçiler ile diğer geçici statüdeki çalışanların kadroya alınması, her aileden bir işsize asgari ücretin yarısı kadar aile desteği yardımı verilmesi ve emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetinin giderilmesi öne çıkan başlıklar.

Sosyal güvenlik açığı katlanarak artıyor: Sosyal güvenlik alanındaki düzenlemeler milyonlarca vatandaşı ilgilendirdiği için bu kapsamda yapılacak iyileştirmelerin bütçe maliyeti de bir hayli kabarık oluyor. AK Parti tarafından seçim öncesi hayata geçirilen emeklilere dini bayramlarda biner TL ikramiyenin maliyeti 24 Milyar TL. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) sürekli ve artan şekilde bütçe açığı verdiği dikkate alındığında bu alandaki her bir popülist adım, karadeliğin büyümesi anlamına geliyor.

SGK verilerine göre kurumun bütçe açığı 2017 yılında, devletin 51 milyar TL’lik prim katkısına rağmen 24 milyar oldu. Devletin prim katkısıyla birlikte değerlendirildiğinde toplam açık 75 milyar TL civarında. 2018 yılı içinse 55 milyar TL devlet prim katkısı ve 34 milyar TL bütçe açığı öngörülüyor. SGK’nın bu verilerine göre, sosyal güvenlik açıkları en iyimser tahminle 90 Milyar TL’ye dayanacak.

İşverenlere ödenen asgari ücret desteği ve istihdam teşvikleri gibi rakamlar eklendiğinde ise 2017 yılında Hazine’den sosyal güvenliğe yapılan bütçe transferi 128 milyar TL oldu. Bu rakamın gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranı da tarihi zirveye çıkarak yüzde 4,22 olarak gerçekleşti.

Türkiye’nin ekonomik kriz yaşadığı ve  bütçe açığının giderek arttığı dikkate alındığında, sosyal güvenlik açıkları, merkezi bütçe ve Hazine’nin borçlanma maliyetleri üzerinde büyük bir baskı ve risk unsuru oluşturuyor.