May 13 2018

'Reis iktidarda kalsa daha iyi olacak gibi'

Her ne kadar AKP, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve kurmayları kabul etmek istemese de ülke ekonomisi büyük bir krizin eşiğinde. Artan döviz kuru, değer kaybeden TL, patlama yapan cari açık ve yükselen enflasyon yaklaşan tehlikenin en belirgin habercileri.

Üstüne üstlük art arda açıklanan ekonomik paketler de Hazine'yi boşaltmaktan ve bankalara yeni yükler yüklemekten öteye geçmiyor.

Bu duruma dikkat çeken Cumhuriyet Gazetesi yazarı Aydın Engin, 13 Mayıs tarihli yazısında, bir başka gazetenin deneyimli ekonomi uzmanı ile yaptığı sohbeti anlatıyor ve nihayet vardığı sonucu paylaşıyor: Bu çökmüş ekonomi koşullarında, Erdoğan görevde kalsa daha iyi olacak sanki!

Engin, ekonomist arkadaşı ile yaptığı sohbeti şöyle anlatıyor:

"...bana içinde “cari açık, GSYH, FX hedge, merkez bankalarının bağımsızlığı, geç likidite penceresi, Philips eğrisi, swap işlemi, yurtiçi yerleşikler” gibi terimler ve kavramlar geçen uzun bir ders verdi. Ülkenin bugünkü ekonomik durumunu sergileyen bir ders... 
Bitirdi, arkasına yaslanıp “Anladın değil mi” diye sordu. 
Duraksamadan cevapladım: 
-Yooooo... 
Benim gibi katıksız bir “iktisat cahiline” acıyarak baktı. 
-Çökmüş oğlum, bu ülkenin ekonomisi çökmüş... İnşaat gibi katma değer yaratmayan bir sektöre indirgenmiş, umudu inişli çıkışlı turizm gelirlerine bağlanmış ekonomiler çöker... Seçim için devlet kesesinin ağzının ardına kadar açılması da tuzu biberi... Şimdi anladın mı? 
Bu kadar aşağılanmayı, cehaletimden dolayı küçümsenmeyi kendime yediremedim: 
-O kadarını ben de biliyorum oğlum. Ben sana bu çökmüş ekonomiyi düzeltmek için ne yapmak gerektiğini soruyorum. Konuş da bilgini görelim... 
Anlattı. Uzun uzun anlattı. Benim anlayacağım gibi anlattı ve ben anladım."

Bu noktadan sonra kendi tespitlerini paylaşan Engin, Türkiye ekonomisinin toparlanmasının zorlu bir süreç olacağını belirtiyor ve Erdoğan liderliğindeki iktidarın neden olduğu derin ekonomik bunalımın basit önlemlerle atlatılamayacağına dikkat çekiyor.

"Dibe vurmaya çok az kaldı" yorumunu yapan Engin, 24 Haziran'daki cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin ardından birilerinin ekonomiyi düzeltmek için 'ateşten gömlek' giymek zorunda kalacağını hatırlatıyor ve ekliyor:

"25 Haziran’da bu ateşten gömleği kim giyecek? 
Bizim Ege’de “İti öldürene sürütürler” derler. 
Acaba 25 Haziran için Kemal Kılıçdaroğlu ile konuşsam, “Kemal Bey fazla yüklenmeyin, şöyle 100, 120 milletvekillik çabalayın, ötesini Reis’e bırakın” desem beni dinler mi? 
Selahattin Demirtaş’ı etkileyebilir miyim? “Yav heval, nasıl olsa iki kişilik bir hücredesin, fazla çabalama. Dışardakilere söyle bir grup kuracak kadar yüklensinler, ötesini boş versinler...” desem kulak asar mı? 
Yani iti öldürene sürütmek daha akıllıca olmaz mı acep? 
Yoksa “Biz ne güzel yapıyorduk, bunlar geldi halkın canına okuyorlar” şişinmelerine şimdiden hazır olmak gerekecek..."