Macron’dan Ermeni Soykırımı açıklaması: Büyük bir tarih yalan üzerine inşa edilemez

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransız Ermeni örgütlerinin yemeğinde, "Büyük bir tarih yalan üzerine inşa edilemez, hiçbir politika revizyonizm (tarihi saptırma) ve inkar esasını temel alamaz" dedi.

Geçtiğimiz yıl gazeteci Hrant Dink’in yolundan giden Türk Ermeni HDP milletvekili Garo Paylan yemeğe davetliydi. Bu yıl da Dink’in yakın arkadaşlarından tarihçi Taner Akçam, Fransa Ermeni Derneklerinin Kordinasyon Konseyi’nin (CCAF) 7. Yıllık yemeğinin onur konuğuydu.

Etkinlik Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile birlikte, medyadan ekonomiye, farklı yerel ve ulusal siyasi lidere dünyada önde gelen 500 civarında kişiyi biraraya getirdi. Clark Üniversitesi’nde Ermeni Çalışmaları’na başkanlık eden ve son kitabı ‘Öldürme Emirleri’ prestijli CNRS tarafından Fransızca’ya çevrilen, 1915 soykırımının ülkesinde tanınması için 30 yıldan fazla süre çalışan Akçam katılımcılar tarafından büyük alkış aldı.

Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo’nun konuşmasından sonra Fransa Cumhurbaşkanı Macron Türk tarihçiyi mücadelesi ve Türk devletinin inkar politikasına karşı çıkmasından dolayı övdü. Fransa devletinin başındaki isim Fransa’daki Ermeni toplumuna hitaben de, ‘Büyük bir tarih yalan üzerine inşa edilemez, hiçbir politika revizyonizm (tarihi saptırma) ve inkar esasını temel alamaz.’ dedi.

Taner Akçam, atmosferi belirleyen keskin ve tutkulu konuşmasında Batılı ülkeleri Türkiye ile çok sıkı fıkı olmakla eleştirdi:

‘Gerçekte inkar ile günümüz siyasi problemleri arasındaki bağlar güçlüdür ve basitçe gözardı edilemez. Bu durum çoğu Avrupalı ve Kuzey Amerikalı politikacıların anlamadığı bir şeydir ve Türkiye ile her zamanki gibi ilişkilerini sürdürürken Ermeni soykırımına inanıyor gibi yapmalarının sebebi de budur. Bu bana her Pazar ayinlere katıldıktan sonra, binadan çıkınca suç eylemlerine devam eden Mafya patronlarını anımsatıyor.’

Akçam konuşmasının devamında şunları söyledi:

"İnkar sadece geçmişe ideolojik bir bakış ile ilgili değil, aynı zamanda geçmiş olaylarla ilgili ahlaki inancın bir ifadesi olan tarihsel suçların tanınması talebinin de inkarıdır. İnkarcılık basitçe geçmiş vahşetlere indirgenemeyecek bir yapıdır. İnkarcı yapı günümüzde gerçek devlet politikaları üreten ve üretmeye de devam etmektedir. Bu bağlamda Türk inkarcılığını Güney Afrika’daki Apartheid (Irk ayrımcılığı) rejimi ile karşılaştırmak uygun ve makul olacaktır. Türkiye’nin selefi Osmanlı İmparatorluğu’nun suçlarını kabul etmesi, sadece kendi halkının değil birbiriyle değil, halkının bölgedeki diğer halklarla barış ve huzur içinde yaşayabilmesinin de ön koşuludur.

Primo Lévi’nin, ‘If this is a Man – Eğer bu insan ise’ adlı eserinde dediği gibi ‘Geçmişini unutanlar, onu yeniden yaşamaya mahkumdur."

Emmanuel Macron hemen mesajı aldı. Yunanistan Başbakanı ile toplantısında Akdeniz’de Türkiye’nin provokasyonlarını ve ateşkesi ihlal ederek Suriyeli paralı askerleri Libya’ya taşımasını kınadı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ilişkileri özellikle son birkaç aydır gergin.

 

m

 

NATO’da beyin ölümü gerçekleştiği yönündeki açıklamalarından sonra Fransız lider Türk mevkidaşının hedefi haline geldi. Kasım ayının sonlarında yaptığı açıklamada Macron’a, ‘Beyin ölümü gerçekleşen sensin.’ dedi. 

İnkara karşı mücadele sorununu çözmek için inkarı cezalandırma fikri yeniden masaya getirildi. Fransa 2001’de getirdiği bir yasa ile 1915 Ermeni Soykırımı’nı tanıdı ancak bu mücadele tam da Ermenilerin istediği şekilde sonuçlanmadı. İstedikleri yönde bir yasa çıkarma girişimleri 2008 ve 2011’de başarısız oldu.

Sonunda 2016’da Milli Meclis ve Senato tarafından bir metin kabul edildi ancak bu kez de Anayasa Mahkemesi tarafından sansürlendi. Fransa Ermenileri bu kararı kabul etmedi ve Ermeni örgütler yeni bir yasa süreci için kampanyalar başlattılar. Emmanuel Macron, ‘Değerlerinizi ve çabalarınızı paylaşıyorum, oraya ulaşmak için doğru yasal yol bulunacaktır.’ dedi.

fa


© Ahval Türkçe

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar