Soykırımda Antep Ermenileri'nin mal ve mülkü nasıl talan edildi, kimlerin eline geçti? - Dr Ümit Kurt

Ahval Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Baydar, Dersimiz Tarih’te bu hafta Hebrew Üniversitesi akademisyenlerinden Dr Ümit Kurt ile son yayınlanan Antep Ermenileri: Bir Osmanlı Vilayetinde Soykırım Ekonomisi (The Armenians of Aintab The Economics of Genocide in an Ottoman Province) adlı kitabını konuştu.

Baydar ve Kurt Dersimiz Tarih’te özetle şunları konuştu.

Yavuz Baydar:

Kitabın daha çok soykırım sırasındaki ekonomi üzerinde duruyor ama bu kitabın bir ilk olma özelliği de var “Emvali Metruke Tasfiye Komisyonu” yani “terk edilmiş malların dökümüne dair oluşturulmuş komisyon” demek günümüz Türkçesi ile. Buradan çok ciddi bir çalışma sonucunda bazı belgeler yansımış durumda. Kitap Abdülhamit döneminde başlayan bir süreci anlatıyor aslında. Kitap, hem etnik temizlik hem mülklere el koyma hem de aynı zamanda giderek soykırıma verilen bir süreci anlatıyor. İstersen Antep’ten başlayalım. Kitap Antep için laboratuvar diyor. Neler tespit ettin bu araştırmalarında? Neler oldu Antep'te?

Ümit Kurt:

Kitabın bir soykırım kitabı olarak okunmasını istemem, tercih etmem. Böyle bir muradı yok. Kitap esas itibarıyla Anadolu’nun Güney vilayetinde yer alan Antep’in ekonomik, politik ve kültürel dönüşümünü anlatıyor. Tabi ki travmatik bir olay.

Yavuz Baydar:

1895’te katliamlar neden ve nasıl başlıyor?

Ümit Kurt:

19. yy'da Osmanlı’da ki batılılaşma modernleşme ve reform politikalarından Ermeniler büyük ölçüde faydalanıyorlar. Ekonomik açıdan büyük gelişim gösteriyorlar. Bu da siyasi temsil talepleri getiriyor. Antep’in sosyal yapısına bakınca bu insanların çok kilit noktalarda olduklarını görüyoruz. Ayrıca bir de Avrupa da Amerika’da yaşayan Ermenilerle de ciddi bir ticari etkileşim var. Bütün bunlar olurken müslümanların vaziyeti pek iyi değil. Geride kalıyorlar.

Bir de tabii olayın Ermeni milliyetçiliği durumu var. Bu da orta sınıflaşmanın bir sonucu aslında. Burada bir takım farklılıklar ortaya çıkıyor ve kendini şiddet üzerinden ifade ediyorlar. Kasım 1895’e gelene kadar katliamlar başka vilayetlerde zaten başlamıştı.

Yavuz Baydar:

Kitabın tamamını konuşamayız ama bence kitabın bize açtığı en geniş sayfa şu, aslında soykırıma doğru giden süreçte merkezde bir İttihat ve Terakki var Talat-Paşa’nın odak noktasında bulunduğu bir Teşkilatı Mahsusa yapılanması var bir de yerel eşraf, halk var. Burada hem tasfiye komisyonuna bakalım hemde yerel aktörler nasıl davrandı? Ne oldu?

Ümit Kurt:

Kuşkusuz bir ekonomik yıkım ve talan var. Antep Ermenilerinin sürgünü var. Burada muazzam bir maddi zenginlik el değiştiriyor, gasp ediliyor. İşin tabi talan boyutu var. Ermeni mahallerinin boşaltılan evleri mahallenin ortasına serilerek satıldı.

Yavuz Baydar:

Komisyonlar ne zaman kuruluyor?

Ümit Kurt:

İlk tasfiye komisyonunun kuruluşu 26 Eylül 1915, Antep’te de bu tarihlerde kuruluyor.

Yavuz Baydar:

1895 ile 1915 arasında bu şehirde gerginlik, karşılıklı tansiyon hep sürmüş. Kırılma noktası Birinci Dünya savaşına girilmesi ve arkasından Van ayaklanması… Burada Antep varlıklı bir kent bir kavşak noktası, sağlam ticari geleneklere de sahip. 1914 sonunda yavaş yavaş büyümeye başlayan ve tehcire hazırlayan süreç Antep’e gelmiyor aslında 1915’in baharında geliyor yani temmuz öncesinde böyle bir seferberlik yok aslında…

Ümit Kurt:

Bu çok önemli bir tespit. Zaten Antep’i diğer vilayetlerden ayıran soykırımın şiddet tiyatrosunun patlamasının gerçekleştiği yer. Senin de dediğin gibi Antep’te Temmuz ayının sonuna kadar tehcir yok. Bunun nedeni Adana ve civarından Ermeni tehcirleri Antep üzerinden Halep’e gönderiyorlar. Antep aslında bir transit kamp. Temmuzun sonuna kadar. Burada Antep Ermenileri bunları görmedi mi tabi ki gördüler. Komisyonlar kurup oradaki insanlara para yardımında bulunuyorlar. Eşek veya at alsın o şekilde gitsin diye. Fakat aynı felaketin kendi başlarına geleceklerine dair bir inançları yok.

Antep’i diğer vilayetlerden ayıran ise Antep’in yerli unsurları merkezi unsurdan yani İttihat ve Terakki’den daha çok gönüllü davranmıştır, tehcir için. Burada da tabi ki taşınır ve taşınmaz mallara el koyma motivasyonu var.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar