Oca 22 2019

Türkiye de akıma uydu, laboratuvarda et üretmek için faaliyete başladı

Türkiye et fiyatının en yüksek olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Bu sorunu aşmak için gerçekleştirilen et ithalatı da soruna çare olmayınca, Türkiye yeni bir akımın peşine takıldı ve laboratuvarda et üretmek için harekete geçti.

Dünya Gazetesi yazarı Ali Ekber Yıldırım, çalışmaların Ankara Üniversitesi Teknokent'inde biftek.co firması girişimiyle başladığını yazdı.

Hayvan ithalatındaki zorluklar, hastalıklı hayvanların ülkeye sokulması ya da insani olmayan koşullarda hayvanların bir yerden bir yere transfer edilmesi, bu kararın alınmasında rol oynayan etkenlerden biri.

Laboratuvarda et üretme denemeleri yapan ülkelerin başında ABD, Hollanda ve İsrail geliyor.

Şimdilik üretilen etin tadı ve kalitesi, bir hayvanınki ile kıyaslanamayacak durumda ancak gelecekte bu sorunun da aşılacağı umut ediliyor.

Laboratuvar ortamında et üretilmesi ile ilgili atılan adımlara değinen Yıldırım, laboratuvar ortamında 'temiz et' üretimi konusunda Türkiye'de ilk çalışmaları başlatan biftek.co şirketinin kurucusu ve ortağı Dr. Erdem Erikçi'nin şu görüşlerine dikkat çekti:

"Tarım devrimi öncesi dünyada sadece 2.5 milyon insan yaşarken, kişi başına düşen arazi miktarı 61 kilometre kareydi. Bugün ise kişi başına 0.02 kilometre kare alan düşüyor. MÖ 10.000 yıl öncesinde 61 kilometrekare içinde bulunabilecek, yenebilir ve besleyici niteliği olan her şeyi düşünürseniz, dünyanın insanları ve hayvanları beslemekte hiç zorlanmayacağını anlayabilirsiniz. Fakat bugün dünya zorlanıyor. Eğer yediklerimizin üretiliş şekli değişmezse yarın daha da zorlanacak.

Yaşanabilir alanların yarısı tarıma ayrılmış durumda. Bu alanların yüzde 77'si hayvanlara yem üretmek için gereken bitkisel üretimi, yüzde 23'ü de bizim yiyeceğimiz bitkisel üretimi sağlamak için kullanılıyor. Toplam arazinin yaklaşık 3'te 2'sinde hayvanları beslemek için gereken bitkisel üretim yapılıyor olsa da, protein ihtiyacımızın yüzde 33'ünü hayvansal ürünlerden karşılıyoruz. Geri kalanını bitkilerden alıyoruz. Demek ki; protein üretimi sırasında çok ciddi kayıplar gerçekleşiyor. Zira hayvanların protein verimliliğine, yani 100 gr protein içeren yeme karşılık kaç gram protein elde edilebildiğine baktığınız zaman, yumurtada yüzde 25, sütte yüzde 24, tavuk etinde yüzde 19.6, kırmızı ette ise yüzde 3.8 olduğunu görürsünüz."

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz