EURO 2024 kararı öncesi kritik rapor: Türkiye’yi 'insan hakları karnesi' yakabilir

Euro 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı aday ülkeler Türkiye ile Almanya’dan hangisinin düzenleyeceği önümüzdeki hafta belli oluyor. Yapılacak oylama öncesi UEFA iki ülkenin adaylık kriterleriyle uyumunu değerlendirdiği kapsamlı bir rapor yayınladı.

Euro 2024’e aday ülkeler için UEFA tarafından 2016 Aralık ayında çağrı yapıldığında sadece Türkiye ve Almanya adaylıklarını açıklamış ve 2 yıllık hazırlık süreci başlamıştı. İki ülke 2018 Nisan ayında adaylık gereksinimlerini nasıl karşılayacaklarını anlatan dosyaları UEFA’ya teslim ettiler. Dört ay süren inceleme sonrası UEFA dün, yaptığı değerlendirmeyi detaylandıran raporu yayınladı ve 27 Eylül Perşembe günü hangi ülkenin bu saygın turnuvaya ev sahipliği yapacağı belli olacak.

Rapora göre Türkiye’nin adaylık için öne sürdüğü altyapısal yenilikler ve renovasyonlar birçok açıdan yeterli bulunsa da, sorun yaratabilme potansiyeline sahip konular da bulunuyor.

Öncelikle, Türkiye’nin önerdiği ev sahibi şehirlerdeki stadyumların -İstanbul’da 2, Ankara, Bursa, Kocaeli, Eskişehir, Trabzon, Antalya, Gaziantep, Konya- hepsi ilk turlar için yeterli altyapıya sahip olsa da, çeyrek finaller ve ötesinin oynanabilmesi için sadece İstanbul, Ankara ve Bursa yeterli görülüyor. İstanbul’da yeniden inşası öngörülen ve ev sahipliğine aday stadyumlar arasındaki Atatürk Olimpiyat Stadı’nın 2020’de Şampiyonlar Ligi final maçına ev sahipliği de yapacak olması ve bu nedenle inşaatın durmak zorunda olması da özellikle bu stad için bir risk faktörü.

Aynı şekilde sadece İstanbul, Ankara, Trabzon, Antalya ve Gaziantep’in öngörülen tüm yeniliklere rağmen yeterli ulaşım kapasitesi var. Diğer şehirlerin geçici de olsa ulaşım sorununa çözüm bulmaları gerekiyor. Ayrıca aday şehirlerden İstanbul, Ankara, Antalya, Trabzon ve Gaziantep’te yeterli kapasiteye sahip havaalanları bulunduğunun altı çizilirken, diğer şehirlerin ya havaalanını büyütmeleri, ya da şehirlerarası kara ulaşımının kapasite ve hız olarak iyileştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Ticari endişeler başlığı altında da Türkiye’de yer alan alkol, sigara, kumar ve bahis reklam yasakları yüzünden potansiyel sponsorluklardan ciddi kayıp yaşanacağı konusu yer alıyor. Çok sayıda bira ve bahis markası son 20 yıldır düzenlenen tüm şampiyonalarda ana veya yan sponsor olarak yel aldı ve bu nedenle Almanya’ya oy verilmesi için İdari Komite’ye lobi ve baskı yapma olasılıkları var.  

 

Dikkat çeken diğer bir konu ise, Türkiye’nin siyasi, sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik başlıkları altında gerekli kriterlere uyduğu vurgulanmasına rağmen, insan hakları konusunda yapılacak iyileştirmelerle ilgili bir yol haritasının eksik olduğunun raporda altı çiziliyor. TFF her ne kadar başvuruda Türkiye’de 2000 yılından beri sürmekte olan insan hakları reformlarında değinerek, tüm ziyaretçilerin özgürlüklerini ve haklarını garanti etse de, UEFA bu konuyla ilgili belli başlı bir projenin var olmamasından duyduğu endişeyi raporda dile getirmiş.

 

Yatak kapasitesi konusunda yeterli bulunan şehirler sadece İstanbul, Antalya ve bir ölçüde Ankara olarak görülürken, diğer şehirlerin arada geçecek süre içerisinde hızla yeni kapasite yaratması gerekecek. Öte yandan UEFA için önem taşıyan hedef kitle için önerilen oteller ve diğer konaklama opsiyonları beğenilir ve yeterli bulunurken, önerilen fiyatların da cazip olduğu vurgulanıyor.

Raporda liranın son dönemdeki diğer kaybıyla birlikte yaşanan ekonomik sorunların da, “öngörülen altyapı projelerinin tamamlanması” konusunda hem üstlenici firmalar, hem de Türk hükümetine zorluk yaratabileceğine değinilmiş.

Ayrıca Türkiye tarafından önerilen 48 kamp oteli, konfor ve tesis özellikleri açılarından UEFA kriterlerine uysa da, bu otellerin yarısının İstanbul ve Antalya’da bulunması da takımların ulaşımları konusunda potansiyel sorunlar çıkarabilir. Bu nedenle her ev sahibi şehirde 2 tane olmak üzere önerilen 20 transfer otelinin de kriterlerle uyumlu olduğu vurgulanıyor.

Trabzon ve Gaziantep’in diğer şehirlere olan uzaklığı ve uzun araç kullanma mesafeleri ile Trabzon ve Antalya’nın tren ağına bağlı olmaması da endişeler olarak belirtilirken, adaylık dosyasında sunulan projelere göre her 3 şehir de 2024’e kadar hızlı tren ağına bağlanmış olacak.

 

Olumlu bir diğer nokta olarak da, Türkiye’de telekom sektörünün yüksek gelişmişlik düzeyi ve şirketlerin sponsorluk konusunda istekli olmaları olarak belirtilmiş.

Türkiye adaylık başvuru dosyasında turnuva için vizyonunu takımlara ve taraftarlara en iyi ortamları sunmak kadar, üç kıtanın kesişim noktasına yer alan bir coğrafya üzerinde kültürler arası diyalogu geliştirerek farklı toplumları bir araya getirmek olarak açıklamıştı. Türkiye’nin motivasyonu ve hırsı UEFA’nın uzun vadeli hedefleriyle aynı çizgide olarak görüldü.

Başvuru dosyasında Türkiye’nin EURO 2024’e ev sahipliği yaparak ülkede var olan büyük genç nüfusun spora çekilme hedefi de yer alıyor. EURO 2024 için yapılacak yenilikler, stadyumlar ve altyapı projeleri sayesinde gençlerin geleceği için zaten halihazırda sürmekte olan gelişmeler hızlanarak devam etmiş olacak. 2024 yılının Cumhuriyet’in 100. yılı olan 2023’ün hemen ardından gelmesi de tüm ülke için heyecan verici bir dönemi noktalamak için harika bir tesadüf.

27 Eylül tarihinde oylamayı gerçekleştirecek olan UEFA İdari Komitesi (UEC) 17 üyeden oluşuyor ve üyelerinden biri Türkiye’den ekonomi uzmanı Servet Yardımcı. Ev sahibi seçilebilmek için çoğunluk oya sahip olmak yeterli. Perşembe öğleden sonra yapılacak basına kapalı toplantıda her iki ülke son defa adaylık dosyalarıyla ilgili sunum yaptıktan sonra soruları yanıtlayacak ve oylama işlemine geçilecek. Almanya’nın daha önce çok sayıda büyük turnuva düzenlemiş olması Türkiye’nin lehine de olabilir aleyhine de çünkü bu aynı zamanda ciddi turnuva organizasyonu tecrübesine sahip olduklarının da göstergesi.


Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.