'...Babam bodrumda bira mayalar, benimse gözlerim pencerede polis arar'

İçkili içeceklere art arda gelen zam ve vergi artışı nedeniyle, evde kendi içkisini üretenlerin sayısı her geçen gün artıyor.

Ev tipi içki üretiminde yelpaze hayli geniş. Şaraptan biraya ve rakıya hemen türlü alkollü içeceği üretmek için mekanizmalar kuruluyor ve evlerin bir köşesi bu sistemler eşliğinde üretilen içkilere ayrılıyor.

Son olarak, ev yapımı bira üretiminin artması ve bira satışlarının olumsuz etkilenmesine tepki gösteren Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, bu tür üretime de vergi getirilmesi çağrısında bulunmuştu. 

Özilhan, daha sonra bu açıklamasından geri adım attı ancak bütçesini aşan alkollü içecek giderinden bıkan tüketici, mutfağını bira üretimi için kullanmaya devam ediyor.

T24 yazarı Mehmet Yalçın da, giderek yaygınlaşan bu üretim biçimini anlattığı yazısında, 1920'li yıllarda ABD'de uygulanan içki yasaklarını hatırlatıyor ve o dönemin meşhur şiirine atıfta bulunuyor:

"Annem mutfakta kazanları temizler
Kız kardeşim şişeleri çalkalar
Babam bodrumda bira mayalar
Benimse gözlerim pencerede
Polis arar…”

Evlerinde içki üretenlerin polis korkusuyla yaşadığına değinen Yalçın, evde üretim yapanların ağır cezalara çarptırılmalarına rağmen bu tutkularından vazgeçmediklerine değiniyor.

Özilhan'ın, evde içkinin halk sağlığını tehdit ettiği ve vergi kaybına yol açtığı yönündeki açıklamasına dikkat çeken Yalçın, bu açıklamanın geri çekilmesine rağmen evde bira üretenlerin yüreğinin 'küt küt attığını' ifade ediyor.

Yalçın yazısını şöyle sürdürüyor:

"Evde bira yapmaki için ekipman, sabır ve mutfağın batmasına aldırış etmeyen hoşgörülü eşler gerekiyor...Batı ülkelerinde çok eskilere dayanan evde bira üretme hobisi, bizde son yıllarda yaygınlaştı. İnternet sayesinde bilgiye rahat erişilmesi, sosyal medyada gruplar oluşturup buluşma ve tadımlar örgütlenmesi, tecrübe değiş-tokuşunun kolaylaşması, evinde bira üretmek isteyenlerin önünü açtı.

Avrupa ve ABD’de ev biracılığı yapmak isteyenlere malt, şerbetçiotu ve maya kitlerinin hazırlanıp postayla bile gönderilebilmesi de, evde bira yapmayı kolaylaştırdı. Halen İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük kentlerimizde hatırı sayılır hobi biracısı var ve bunların çoğu evlerinde rakı yapanlardan farklı olarak içkisini ucuza mal etme peşinde değil. Hedefleri daha çok piyasadaki biraların çeşit yoksunluğu karşısında fantezi tadlar elde edip onları içebilmek. Tabiî bir de eşe-dosta sükse yapmak, boş vakti keyifli bir işte değerlendirip “kafa boşaltmak”, kendi imal ettiği bir içkiyi içmenin hazzını yaşamak…"

Evde bira yapanlardan Alp Öngör'ün tavsiyelerini okurlara aktaran Yalçın,"5 litrelik çelik tencere, 3-4 plastik kova, birkaç hortum, havan ya da el değirmeni, fermantasyon tankı yapılmak üzere 20 litrelik su bidonu, tankın ağzına geçirmek üzere hava kilidi, soğutma için bakır boru, şıradaki şekeri ölçmek için sakarometre, 100 dereceye kadar çıkabilen bir termometre, malt, şerbetçiotu, maya, su ve bolca heves"in evde bira üretimi için elzem olduğu sözlerine dikkat çekiyor. 

Ev biracısının en büyük gururunun, etiketinde adının yazdığı şişeden, kendi yaptığı birasını içmek olduğunu kaydeden Yalçın, "Kısacası, endişeye mahal yok… Ev biracılığı, evde rakı yaparak piyasada satılan rakıların altıda birine mal eden, hem metil alkol riskiyle sağlığını tehlikeye atıp hem de vergi kaybına yol açanlarınkinden çok farklı bir hobi. Düşük alkollü bir içecek olan birayı evde yapmak, sağlık için tehlikeli değil. Bu yüzden kanunlarımız da evde rakı yapmayı yasaklarken bira ve şarap gibi mayalı içkileri, “Ticarî amaç olmaksızın ve 350 litreyi aşmamak kaydıyla” serbest bırakıyor" yorumunu yapıyor.

http://t24.com.tr/yazarlar/mehmet-yalcin/evde-bira-firtinasi

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar