Nis 22 2018

Önce IŞİD şimdi Türkiye destekli güçler: Ezidiler İslamlığa zorlanıyor

IŞİD’den çeken Ezidiler, Afrin’deki yeni zulümun ortasında zorla din değiştirme tehlikesiyle karşı karşıya.

Bu konuda, İngiltere merkezli The Independent için bir makale kaleme alan Patrick Cockburn, Türkiye’nin müttefiki İslamcı asilerin, İslam-dışı mezheplerin ibadethanelerini yok etmekle suçlandığını yazdı. 

Cockburn'un yazısının satırbaşları şöyle:

Kısa süre önce IŞİD tarafından katliam, tecavüz ve seks köleliğinin hedefi olan Ezidiler şimdi de, 18 Mart’ta Kürt yerleşkesi Afrin’i ele geçiren Türkiye’nin desteklediği güçler tarafından ölüm tehdidi alarak zorla İslamiyet’e döndürülüyorlar. Yerli halkın belirttiğine göre, Türkiye’nin müttefiki olan ve bölgedeki Ezidi köylerini işgal eden İslamcı asiler, Kürtçe konuşulan İslam-dışı mezheplerin tapınak ve ibadethaneleri yok ediyorlar. 

63 yaşındaki Suriyeli Kürt Ezidi çiftçi Şeyh Kamber, Afrin’deki köyünden kaçtıktan sonra verdiği özel bir röportajda evlerini terk etmeyi reddeden Ezidilere neler olduğunu anlattı. Söylediklerine göre, bazıları İslamcılar tarafından zorla camiye getirilerek dinleri değiştiriliyor, bazıları ise, mesela tanıdığı 70 yaşındaki bir adama yapıldığı gibi, yiyecek ve ilaç sözüyle kandırılarak camiye çekiliyor.

Ezidi köylerinin isimleri bile değiştiriliyor. Kamber, kaçmaya çalışırken Azaz yakınlarında  kendisini yakalayıp sorgulayan İslamcı bir militanla yaptığı konuşmayı şöyle aktarıyor: “Sorgulayan kişiye Qastal Jando’dan geldiğimi söyledim. Kendilerini çoğunlukla Özgür Suriye Ordusu (Free Syrian Army-FSA) olarak tanıtan İslamcı, ‘orası artık Qastal Jando değil, bundan sonra Kudüs.

Oraya, Filistin’in başkentinin adını vereceğiz. Bu bölgeler kafirlerin işgali altındaydı, artık gerçek sahiplerine ve gerçek isimlerine kavuşuyorlar. Buraya, topraklarımızı geri almaya ve sizlerin kafasını kesmeye geldik’ dedi.”

Kamber, bu ölüm tehdidine, Allah’ın istediği olur diyerek cevap verse de sorgucusundan sert bir  cevap alıyor: “Kapa çeneni! Kafir! Sen Allah’ı biliyor musun? Allah’a inaniıyor musun?” Kamber tek bir Allah’a inandığını söyleyince serbest bırakılıyor, ama kendisine göre asıl sebep yaşlı ve hasta olması. Sonunda, Kuzeydoğu Suriye’de, ABD hava kuvvetleri ve 2.000 ABD birliği tarafından desteklenen YPG  tarafından korunan ana Kürt yerleşkesine ulaşıyor. Türk ordusunun komutası altındaki FSA’daki birçok Sünni Arap savaşçının, eski IŞİD veya El Kaide üyesi olduğu sık sık rapor ediliyor. Hazırladıkları videolarda, mevcut Kürt nüfusu kafir olarak tanımlıyorlar, dahası El Kaide’yle ilişkilendirilen slogan ve cümleleri kullanıyorlar.

Kamber, Qastal Jando ve civar köylerde yaşayanların çoğunun Ezidi olduğunu söylüyor. Bazıları köylerden kaçmış, ama bir kısmı evlerini ve topraklarını kaybetmemek için risk alıp kalmışlar. Geride kalanlara ise, “zorla camiye götürülüp İslam duaları öğretiliyor. Ezidi tapınak ve ibadethaneleri ise köye giren militanlar tarafından yok edildi.” 

Kamber, yaşananlarda kısmen kendi insanlarının da suçlu olduğunu düşünüyor: Hata, Türkler ve onların Arap müttefikleri ilk atak yaptığında, insanların evlerine dönmesi. Bilmeleri gerekirdi diyerek ekliyor: “Irak’ta 2014’te Sincar’da olanlardan neden ders almadılar? IŞİD Ezidi kadınlarını seks kölesi yaptı, onurumuz ve gururumuz iki paralık oldu.”

Birçoğu Kuzey Suriye’de ve Irak’taki mülteci kamplarında olan Ezidilerin bugünkü endişeleri hakkında sorulanları Kamber, “IŞİD bölgesel mevcudiyetini yitirdikten sonra Türklerin bize saldırmasını bekledik. Daha önce 1970’lerde olduğu gibi… Direk olarak ya da IŞİD veya Özgür Suriye Ordusu (FSA) gibi İslami Cihad gruplarını kullanarak dolaylı yoldan,” şeklinde yanıtladı.

Türk ordusu ve Arap müttefikleri tarafından 18 Mart’ta ele geçirildiğinden beri Afrin’den çok az haber alınabiliyor. BM İnsani Yardım Koordinasyon Dairesi’nin (OCHA) Afrin krizi üzerine yayınlanan 16 Nisan tarihli son raporunda, Afrin’de 137 bin kişinin yerinden edildiği bildirildi.

Bölgede kalan 150 bin kişiden, 50 bini Afrin’in merkezinde yaşıyor. 100 bin kişi ise kırsal bölgelerde. Rapora göre, insanları hareket ciddi şekilde kısıtlanıyor. Evlerine dönmek isteyenlerin çoğuna, kontrol noktalarında geçiş izni verilmiyor. Ve her ne kadar kimin yetkili olduğu belirtilmese de, Afrin’deki tek otorite Türk ordusu ve Arap müttefikleri.

Büyük ölçüde tarafsız, muhalefeti destekleyen ve Afrin’deki çeşitli kaynaklardan yararlanan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Kamber’in bahsettiği Türk ordusu ve Arap müttefikleri tarafından gerçekleştirilen mezhep ve etnik arındırmayı doğruluyor.

SOHR’un güvenilir kaynaklardan aldığı bilgiye göre, ‘Afrin bölgesinde Doğu Guta’da yerinden edilenlerin yeniden yerleştirilmesi devam ediyor.’ Doğu Guta’da eskiden Suriye hükümetiyle savaşan en önemli silahlı kuvvetlerden olan Faylaq al-Rahman’ın komutanı Abdül Nasır Shamir’in, üst düzey komutanlarıyla beraber Afrin’e yerleştiğini bildiriyor.

SOHR’un bildirdiğine göre, Doğu Guta’dan ayrılmış insanlar, kaçan Kürtlerin evlerine taşınıyorlar ve geri dönmelerine de izin verilmiyor. Ancak, Doğu Guta’dan gelen mülteciler duruma şiddetle karşı: Türk kuvvetleri, Afrin’i terk etmek zorunda kalan kişilerin evlerini veriyor, onlar ise bu evlere yerleşmek istemiyorlar.

Doğu Guta mültecileri, Türkiye’nin Afrin’deki Kürt nüfusu Araplarla değiştirmek için uyguladığı bu “organize demografik değişime” alet edilmekle ilgili son derece kızgın.

SOHR, Türkiye tarafından Afrin’de bir etnik temizliğin sürdürüldüğünü, bunun “medya karartması altında” yapıldığını ve uluslararası olarak da görmezden gelindiğini rapor etti. 

Ezidi Kürtleri, 2014’te Sincar’da IŞİD tarafından maruz kaldıkları katliam ve köleliğin bir kez daha tekrarlanmasından korkuyorlar. Kamber artık, karısıyla beraber Kamışlı’nın doğusunda güvende. Ama gelecek konusunda oldukça kötümser: Türkiye’nin Rojava’nın geri kalanını da işgal edeceğini öngörüyor. Birçok Türk yetkilinin, “Kürtler Afrika’da bir çadırın içinde bile yaşıyor olsa, o çadırın yok edilmesi gerekir,” dediğini söylüyor. Bunu sözlerine ekliyor çünkü Türkler ve Arap müttefikleri Ezidileri hem kafir hem de Kürt olarak görüyor, yani çifte tehlike ve ileride Türkiye, Kürtlere karşı savaş açtığında, en ciddi kayıpların Ezidilerden olacağını düşünüyor.

https://www.independent.co.uk/news/world/middle-east/syria-yazidis-isis-islam-conversion-afrin-persecution-kurdish-a8310696.html