F-35’lerle modernize edilen Yunan hava gücünün anlamı ne olacak?

Yunanistan mevcut uçak filosunun kalitesini daha da yükseltmesinin yanı sıra, komşu ülke Türkiye’ye karşı teknolojik bir avantaj sağlayacak ABD yapımı beşinci nesil yeni F-35 Lightning (Yıldırım) 2 savaş uçaklarından ordusuna almayı planladığını duyurdu. Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Panagiotopoulos bu ay 24 uçaklık bir F-35 filosu alacağını söyledi. Atina’nın elinde hâlihazırda 150 adet dördüncü nesil F-16 Savaşan Şahin bulunuyor.

Panagiotopoulos  Aralık’taki açıklamasında Savaşan Şahinler’den 84’ünün 2027’ye kadar yaklaşık 1,5 milyar dolarlık maliyetle modernize edilerek Viper sınıfına yükseltileceğini belirtti.

Buna ek olarak Yunanistan, daha küçük çok fonksiyonlu Fransız yapımı Mirage 2000 savaş uçakları filosunu da önümüzdeki yedi yıl içinde modernize etmeyi planlıyor.

55’ten fazla tekil faktör kullanılarak bir ulusun askeri gücünün ortaya konduğu 2019 Askeri Güç Sıralaması’na göre Yunanistan dünyadaki en güçlü 28. Ordu olurken, Türkiye dokuzuncu sırada yer alıyor.

Ahval’ın görüştüğü uzmanlar Yunanistan’ın F-35’lerden satın almasının önemine vurgu yapıyor.

Blue Melange Danışmanlık’tan savunma uzmanı Levent Özgül, F-35’lerin satın alınmasının Yunanistan ve Yunan Hava Kuvvetleri için en önemli yetenek sıçraması ve kilometre taşı olacağını söylüyor.

Bunun sebebi ise F-35’lerin uzun menzilli, haberleşme ve gizlilik özelliklerini barındıran gelişmiş yetenekleri.

Yunanistan’ın F-35’lerden satın alma ve mevcut savaş uçaklarını yenileme niyeti, Türkiye ile gerilimin arttığı bir dönemde geldi. 17 Aralık’ta Türk jetleri Ege Denizi üzerindeki tartışmalı hava sahasını kırk kez ihlal ederek iki NATO üyesi ülke arasında 16 kez it dalaşı yaşanmasına sebebiyet verdiler.

Ege Denizi’nde baş gösteren bu gerilim, her iki ülkenin de yeni keşfedilen Doğu Akdeniz’deki verimli hidrokarbon yatakları üzerinde hak iddia ettikleri bir dönemde yaşandı.

Ancak radara yakalanmama özellikleri ile F-35’ler Yunanistan’a Türkiye’nin daha geniş hava gücüne karşı muhtemel bir üstünlük sağlasa da Özgül, bu uçakların ne it dalaşçısı ne de Rus Sukhoi savaş uçakları kadar manevra kabiliyetine sahip olduklarını, tam tersine ‘ultra istihbarat görünmez uçak’ olduklarının altını çiziyor. Özgül, “Bu yüzden Ege Denizi üzerinde bir F-35 it dalaşı göremiyoruz, çünkü Türkiye muhtemelen ya onları göremiyor ya da izini süremiyor” ifadelerini kullanıyor.

The National Interest için yazılar kaleme alan askeri havacılık uzmanı Sebastien Robin, hava kuvvetlerinin bugüne kadar F-35’leri düşmanları ya da tarafsız üçüncü ülkeler tarafından analiz edilebilecekleri koşulların dışında tutmaya çalıştıklarını belirtiyor. Robin, “Hayalet uçağın küçük radar izine ait daha fazla bilgi elde edilmesi durumunda, gelecekte bu uçakların tespit edilmesi ya da fark edilmeleri daha da kolay olacaktır. Dolayısıyla eğer Yunanistan bu uçaklardan alırsa ki Yunanistan parasını ödeyebilirse bu uçakların satılmasının onaylanacağını sanıyorum, Yunanistan Hava Kuvvetleri bu uçakların Türk savaş uçakları ile karşı karşıya gelmesini çok da istemeyecektir” diyor.

Ancak Robin, ABD Hava Kuvvetleri F-22 Raptor hayalet uçaklarının bir süre İran F-4 Fantom uçaklarının görüş menziline girerek onları şaşırttığını hatırlıyor.

Yunan savaş uçaklarının Ege üzerinde benzer bir sürpriz tehlikeli girişimde bulunmasının ‘hayal edilemez’ olmadığını ifade eden Robin, ancak bu tür bir durumun Türkiye’nin F-35’lerin özellikleri hakkında daha fazla bilgi edinmesini sağlayacağını aktarıyor.

Türkiye, F-35 üretim programında yer alıyordu ve bu uçaklardan ABD’ye 100 adet sipariş etmişti, fakat Ankara’nın Rus S-400 sofistike savunma sistemlerinden sipariş etmesi üzerine Washington Türkiye’yi programdan çıkarmış ve siparişleri de iptal etmişti.

ABD F-35 programıyla birlikte olamayacağı gerekçesiyle S-400’leri almaması konusunda Türkiye’yi uyarmıştı.

Özgül ayrıca modernize edilmiş F-16 ve Mirage2000’lerin Ege Denizi ile Orta ve Doğu Akdeniz havzaları üzerinde Yunan Hava Kuvvetleri’ne ‘büyük bir hava üstünlüğü, savaş hava devriyesi yapması için gelişmiş bir yetenek, yakın hava savunması ve daha hassas ve derin saldırı yeteneği sağlayacağını’ belirtiyor.

“Bu savaş uçaklarıyla Ege ve Akdeniz üzerinde potansiyel olarak büyük bir Yunan üstünlüğü görebiliriz” diyor.

Özgül, bunun sebebinin sadece bu jetlerin yeteneklerinden kaynaklanmadığını aynı zamanda, NATO, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, ABD ve Doğu Akdeniz Gaz Forumu’na dâhil ülkelerin de yasal ve diplomatik olarak bu bölgelerde Türkiye ile tartışma yaşayan Yunanistan’ın yanında yer almasının da etkin olduğunu ekliyor.

Uluslararası Avrupa Eğitim Merkezi’nden (CIFE) kıdemli araştırmacı İsrail Begin Sedat Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından George Tzogopoulos, Türkiye’ye karşı, F-35 programında yer almasını engelleyen Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nın uygulanabileceği konusunda çok da emin olmadığını belirtiyor.

“Daha da önemlisi bu Yasa’nın uygulanması durumunda Türkiye’nin nasıl davranacağı ve bu uçaklardan sadece Yunanistan’ın alacağı konusunda emin olamıyorum. Türkiye kesinlikle başka ciddi alternatifler arayacaktır ve muhtemelen de pozisyonunu güçlendirmek için Rusya’ya gidecektir” diyor.

F-35 programından çıkarıldıktan sonra Türkiye geçtiğimiz aylarda önümüzdeki on yıl içinde süper manevra kabiliyetlerine sahip Rus Sukhoi Su-35 ve muhtemelen de beşinci nesil Su-57 savaş uçaklarından alabileceğini öne sürdü.

Özgül, F-35 programından çıkarılmasını telafi etmek için zamana ihtiyacı olan Türkiye’nin yapmak istediği beşinci nesil TF-X savaş uçağı projesinin muhtemelen bir 10 yıl daha gecikeceğini aktaran Özgül, hava gücünün belkemiğini oluşturan F-16 filosunun da yaşlandığını belirtiyor.

Özgül, Su-35 ya da Su-57’lerden alacak olan Türkiye’nin, Yunanistan’ın F-35’lerden satın almasına cevap vermek için de ikinci Rus S-400 bataryasını Malatya yerine Ege ve Akdeniz sahillerine konuşlandıracağını tahmin ediyor.

Ancak Tzogopoulos Ege üzerindeki it dalaşı caydırıcılık meselesinin her iki ülkeyi de bir yere götürmeyeceğini belirtiyor. “Hem Yunan, hem de Türk pilotların hayatları her gün tehlikeye atılıyor” diyen Tzogopoulos şunları söylüyor:

“Yeni bir kaza Türk ve Yunan kamuoyu ve medya tartışmalarını etkileyecek. Bu da muhtemel bir uzlaşma sürecini zorlaştıracak. İki ülke arasındaki olumlu politik görüşmeler iki ülke dışişleri bakanı arasında sürüyor. Ayrıca iki ülke dışişleri bakanlığı müsteşarları Themistoklis Demiris ve Sedat Önal da bu aybaşında Ankara’da bir araya geldiler. Washington’ın Yunanistan’a ayak basması da Rusya’yı dizginleme isteğini yansıtıyor.”

Bu bağlamda Washington Yunanistan’a F-35 satmak ve Atina’nın geliştirme projesinde yer almasını istiyor olabilir.

Özgül, Yunan Havacılık Sanayi’nin F-35 üretim programında yer almakla ilgilendiğini belirtiyor.

ABD, söz konusu S-400’lerden satın almasından dolayı Türkiye’yi, F-35 operasyonları için yaklaşık bin parça üretmesi gibi kazançlı bir rol elde edeceği programdan çıkarıyor.  

Tzogopoulos, “ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Ekim 2019’da Atina’ya yaptığı ziyarete damgasını vuran ABD ve Yunanistan arasındaki savunma işbirliğini genişletilme anlaşması beşinci nesil hayalet uçaklarını da kapsayacak şekilde iki ülke arasında zengin bir askeri işbirliğinin yolunu açtı” diyor.

Gelecekte muhtemel bir Yunan-Türk krizinin olabileceğini düşündüğünü belirten Tzogopoulos, ancak bu krizin ABD’nin çok da çıkarlarına olmayacağının altını çiziyor. ABD’nin şimdilik bu konuyu dış politikası için çok önemli görmediğini belirten Tzogopoulos, “ABD için soru, Türkiye ve Rusya arasındaki mükemmel ilişkilerin stratejik bir derinlik kazanıp kazanmayacağı. Bu durum uzun dönemli ABD kararlarında ayrıştırıcı bir faktör olacaktır” yorumunu yapıyor.


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir

 

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.