Savunma Sanayii'nden Akar'ı boşa düşüren F35 açıklaması

ABD ile Türkiye arasında Rusya'dan alınan S-400 hava savunma sistemi üzerinden yaşanan gerilim, CAATSA yaptırımları düzeyinde devam ediyor.

Pentagon, S-400'lerin Türkiye topraklarından çıkarılması çağrısı yaparken, Türkiye ise Girit modelini öneriyor. 

Sıcak gündeme ilişkin yeni bir değerlendirme, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir'den geldi.

ABD yaptırımlarının çok büyük etkisini görmediklerini ileri süren Demir, “Yaptırım tehditleri Türkiye’yi etkilemeyecek” dedi.

Demir, "Türkiye’nin F35 programına geri dönme modunda olmadığını" ileri sürdü.

Demir bunları söylese de ocak ayında Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "F-35 için ciddi zaman ve enerji harcandı. Bunun durdurulması ciddi sorun. Türkiye'nin ortağı olduğu F-35 programına dönmek istiyoruz" demişti.

O dönem Ankara’da bir grup gazetecinin sorularını yanıtlayan Akar, Türkiye'nin artan riskler karşısında hava savunma ihtiyacının ortaya çıktığını ABD'den Patriot'u ve Fransa-İtalya yapımı SAMP-T'yi almak istediğini ancak bunun mümkün olmaması nedeniyle S-400'ün temini yoluna gidildiğini söylemişti.

Demir, NTV’de katıldığı programda gündemdeki başlıklarla ilgili sorulara şu yanıtları verdi:

“(ABD yaptırımları) Doğrudan çok etkisini görmedik. Kısıtlama ve ambargo yaklaşımlarının tarihçesi var. F-35 kararı bir art niyetin Türkiye’yi köşeye sıkıştırması, tırnak içi cezalandırmanın göstergesiydi. Kağıt üzerindeki metinde çok fazla etki görmüyoruz.

(ABD ile F-35 gerilimi) Çok net bir hak kaybı var. Bu hak kaybının olmaması için gerek lobi faaliyetleri olsun, gerek hukuki süreç olsun, her adım atılacak. Her merci ve seviye denenecektir. Çıkmaza girilmesi söz konusu olursa, bunun uluslararası alana taşınması söz konusudur. Anlaşmaya aykırı tek taraflı hareket var. Haksızlık sadece bizi etkilemiyor. Projeye ek yük getiriyor, uçak başı maliyetler artıyor. Biz geri dönelim modunda değiliz.

(S-400 meselesi) Yaptırımlar da şu aşama bu aşama bizi ilgilendirmiyor. Kaç sistem alacağımızla ilgili açıklama yaptık. Ne bu yaptırım tehditleri ne başka yaptırım tehditleri Türkiye’yi etkiler.

Bu sistemin bir tehdit oluşturması diye bir kavram komik. Teknik endişeleri konuşalım dedik, net cevap alamadık. İkinci sistemle ilgili çalışmalar devam ediyor. İkinci sistemle ilgili doğrudan alım değil, işbirliği modeli olacak. Bunu ikinci sistemde konuşalım diye… Takvimin gidişatı tarafların ne kadar hızlı netice alacağına bağlı.”