Tutak'ta öldürülen Kaya'nın eşi: Babamı IŞİD, eşimi devlet öldürdü

Tutak'ın Soğukpınar köyünde öldürülen Murat Kaya’nın Kobanêli olan eşi Zozan Mihyeddin, eşinin katledilmesinden sonra yedi gün gözaltında tutulduktan sonra salıverildi. Mihyeddin, serbest kaldıktan sonra MA'ya yaptığı açıklamada "Babamı IŞİD, eşimi devlet öldürdü" dedi.

Ağrı’nın Tutak ilçesine bağlı Soğukpınar (Mûşiyan) köyüne 6 Aralık’ta köye yapılan baskında öldürülen üç çocuk babası Murat Kaya’nın (28) eşi Zozan Mihyeddin (22), o gün ve sonrasında yaşananları anlattı. Gözaltında kaldığı yedi gün boyunca sürekli sınır dışı edilmekle tehdit edildiğini belirten Mihyeddin, Suriye'nin Hasekê kentinde dünyaya gelmiş. Ailesinin Kobanê’ye yerleşmesi üzerine 15 yaşına kadar Kobanê'de yaşamış. IŞİD'in Kobanê'ye saldırısı sonucu annesi ve iki küçük kardeşleriyle birlikte Türkiye’ye geçmek zorunda kalan Mihyeddin, Adana ve Hatay’da meyve ve zeytin bahçelerinde çalışarak ailesinin geçimini sağlamaya çalışmış. 2016 yılında Hatay'da Murat Kaya ile tanışan Mihyeddin onunla evlenmiş ve Ağrı'nın Tutak ilçesi Soğukpınar köyüne gelmiş. Mihyeddin'in, Kaya ile dört yıla yaklaşan evliliğinden Mahkum (3), Yusuf (2) ve şuan altı aylık olan Miran adında üç çocukları dünyaya gelmiş.

İnşaatlarda çalışan Kaya'nın 20 gün önce Hatay’ın Antakya ilçesinden geldiğini dile getiren Mihyeddin, eşinin ölüme götürüldüğü anları şöyle anlattı:

“Kaynanam sabah gelip Murat’ı çağırdı, ‘Murat kalk jandarma gelmiş. Bir bak bakalım jandarma neden gelmiş’ diye. Murat da pantolonunu ve montunu giyerek dışarı çıktı. Ben ona 'gitme' dedim; ama beni dinlemedi. Bana ‘Sen içeri geç ben geleceğim’ dedi. Ben de pencereden onu izlemeye başladım. Askerlerin yanına gitti bir asker çatışıyordu. Biri de onun yanına geldi. Murat’ı yüzüstü yere yatırıp ayağı ile onu aramaya başladı. Daha sonra Murat’ı ayağa kaldırıp duvara yasladılar sonra ise komşumuzun evinin içerisine götürdüler. Silah sesleri geldiği için korktum, dışarı çıkamadım. Çatışmadan sonra artık Murat’ı göremedim.” 

Silah sesleri kesildikten sonra, askerlerin evden çıkmalarına izin vermediği için eşi Murat'ın öldürüldüğünden haberinin olmadığını ifade eden Mihyeddin; olay sonrası sekiz kişiyle birlikte gözaltına alındı. Gözaltında yaşadıklarını ise şöyle anlattı:

"Saat 16.00’da sıralarında gelip evi aramaya başladılar, evin hepsini dağıttılar. Evde bir şey bulamayınca beni de gözaltına alıp Tutak Jandarma Karakolu'na götürdüler. Eşimin öldüğünü askerler gelip bana söylüyorlardı; ama ben inanmıyordum. İki gün sonra eşimin ağabeyi gelip bana söyleyince inandım. Askerler gelip bana ‘Senin kocan terörist. Bize bomba attı, bizle çatışmaya girdi’ diyorlardı. Askerlere eşimin terörist değil sivil olduğunu, evimizde tek bir silah bile bulamadıklarını anlatıyordum.  Benimle birlikte köyde dört kadın gözaltına alındı. Gözaltı sırasında küfür ediyorlardı. Bize yemek dahi vermiyorlardı. 24 saat boyunca ağlıyorduk. Çocuklarımız küçük ve emzirmemiz gerekiyordu ama izin vermiyorlardı. Bize de düzgün bir şekilde yemek vermediklerinden çocuğumu emziremiyordum. Sorguda bana Türkiye’ye neden geldiğimi soruyorlardı. Ben de savaş çıktığından dolayı Türkiye’ye geldiğimi söyledim. İfadeye götürüldüğümde diğer köylüleri gördüm. Onların da hepsi yüzleri falan yaralıydı. Gözaltında bulunanların çoğu yürümekte zorluk çekiyordu." 

Tutuklanmakla ve Suriye'ye gönderilmekle tehdit edildiğini dile getiren Mihyeddin, "Eşimi siz öldürdünüz dediğimde bana, ‘Kocanı biz öldürmedik, bize zorluk çıkarma yoksa seni tutuklarız bir daha çocuklarını göremezsin. Seni tekrar Suriye’ye göndeririz’ diye tehdit ediyorlardı.  Köyde kimseyi tanıyıp tanımadığımı, eşimin arkadaşlarını tanıyıp tanımadığımı soruyorlardı. Ben de gelin olduğumu ve köyde kimseyi tanımadığımı söyledim. Eşimi defnetmeden önce ailemin zoru ile benim define katılmama izin verdiler. Beni götürmeden önce hastanede iki tane iğne vurdular. İki polis koluma girdi bana bağırmamamı, kimseyle iletişime geçmememi söyledi. Aksi halde tutuklayıp sınır dışı etmekle tehdit ediyorlardı" diye konuştu.

"IŞİD Kobanê'de suçsuz, günahsız babamı öldürdü. Cenazesini bile göremedik. Türk devleti ise eşimi öldürdü. Eşimin suçu, hatası yoktu. Biz perişan haldeyiz" diyen Mihyeddin, eşinin faillerinin peşini bırakmayacağını söyledi.