Kas 22 2017

'Faiz filminin sonu hep aynı biter'

 

Artan kur, yükselen enflasyon ve faiz arttırımına direnen siyasi iktidarlar. Türkiye'de sıklıkla görülen bir durumun özeti.

Hürriyet Gazetesi ekonomi yazarı Uğur Gürses'e göre, Türkiye "bu filmi" çok gördü. Yani Türkiye gibi döviz borcu yüksek olan ülkelerde faiz, enflasyonun düşük tutulması adına yükseltilmez ve kur yükselir. Buna paralel enflasyon da yükselir. 

Siyasetin buna durum karşısındaki tutumu faiz arttırımının önüne geçmek olur. Ancak kur artışı yükselir ve Merkez Bankası (MB) müdahalesi gelir. Bu önlem de kuru azdırmaktan başka bir işe yaramaz ve bir gecede MB tam üç puan faiz arttırımına gider. Böylece, faizler bir puan artmasın baskısı yapılırken üç puan arttırılmış olur.

Gürses, Türkiye'nin neredeyse kronikleşen kur-enflasyon-faiz üçgenini böyle özetliyor. Çünkü Türkiye dolarla borçlanan bir ülke. 

MB'nin bir önceki toplantısına katıldığını ve MB Başkanı ileriye dönük enflasyon beklentisinin yükseltilip para politikasında değişiklik yapılmayacağı açıkladığında "Tahmini yukarı çekerken faiziniz aynı yerde kaldığında görece gevşetmiş olmuyor musunuz?” diye sorduğunu anlatan Gürses, "Aldığım yanıt “yeterince sıkı” idi. Kaldı ki kur da en az yüzde 7 artmış durumdaydı. Şimdi Kasım başına göre bir yüzde 5 daha kur artışı var" diyerek MB politikalarının yanlışlığına dikkat çekiyor.

MB'nin faiz oranlarında güncellemeye gitmeden "kömürlükte unutulmuş" döviz müdahale araçları ile sonuç alamayacağına değinen Gürses, esas meselenin siyasetçilere uygun para politikası gütmemek olduğunun altını çiziyor.