Haz 01 2018

Faiz ikilemi: Londra'da yatırımcıyı, camide cemaati ikna turları

İktidar yıllardır özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adeta bir kavga haline dönüştürdüğü faizlerin yüksek olması konusunda döviz krizinin ardından geri adım atarken Londra’da da yatırımcıyı faizlerin daha da yükseltileceği sözüyle ikna etmeye çalıştı. Ancak ortada bir ikilem söz konusu. Zira bugünkü (1 Haziran 2018) cuma hutbesinde faizi kötüleyen bir vaaz metni tüm camilerde okutuldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Londra ziyareti sırasında Bloomberg’e verdiği mülakatta 24 Haziran sonrası ekonomide daha etkin rol alacağına dair söylemi piyasaları altüst ederken bir döviz krizine de yol açtı. Merkez’in faiz müdahalesi ve üst üste hamleleri kanayan yaraya tampon etkisi yapsa da tam merhem olmuş değil. 

Hal böyle olunca Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya ve Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Londra’ya çıkarma yaparken gündem yatırımcıları ikna etme üzerine kuruluydu... 

Reuters’ın geçtiği haberde, Şimşek ve Çetinkaya'nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sert söylemini yumuşatarak yeni bir faiz artırımı sinyali verdiği belirtilirken bazı kaynaklar en az üç puanlık daha bir artışın geleceğini söylüyor.

Bloomberg’in haberine göre, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaleme aldığı hutbe ise "Meşru Olmayan Kazanç:Faiz" başlığıyla yayımlandı.

Hutbe metninde faiz, "kolay yoldan, emek sarf etmeden" elde edilen bir kazanç olarak tanımlanıyor ve "İnsanların mallarına kattıkları meşru olmayan fazlalıktır" denildi.

"Hak" kavramına aykırı olduğu gerekçesiyle faizin günah olduğunu belirten hutbede, "Faiz, kul hakkını hiçe sayarak, insanları kolaylıkla aldatmanın yolunu açar. Kazanıyorum zannederken aslında kaybeden bireyi ve birbirine güvenini yitiren toplumu felakete sürükler. Faiz yalnızca malın değil, hayatın da bereketini kaçırır. Nice iflaslar, intiharlar, dağılan aileler, heba olan ömürler faizin birer neticesidir” ifadelerine yer veriliyor.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş da, Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde cuma namazı kıldırırken hutbede faize ilişkin şu metni okudu:

Cumanız mübarek olsun aziz kardeşlerim!

Okuduğum ayet-i kerime de Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.”

Sevgili Peygamberimiz de hadis-i şerifte bizleri şöyle ikaz etmektedir: “Faiz yoluyla mal çoğaltan hiç kimse yoktur ki sonunda malı azalmasın.”

Kardeşlerim!

Kendisinden faydalandığımız her türlü nimetin asıl sahibi, yerlerin ve göklerin Mâliki Cenab-ı Hak’tır. Yüce Rabbimiz biz kullarına mülkünden ihsanda bulunmuş ve sayısız nimeti istifademize sunmuştur. Ancak bu istifade sırasında dünyada huzurumuzu kaçıracak, ahirette de azaba sürükleyecek birtakım kazanç yollarını ve yanlış uygulamaları da haram kılmıştır. Bunlardan birisi de veda hutbesinde dinlediğimizde her birimizin tüylerini diken diken eden ayağımın altında dediği, haksız yoldan, emek sarf etmeden, alın teri dökmeden kazanılan faizdir. Faiz, insanların mallarına kattıkları meşru olmayan fazlalıktır. Faiz, “Bizi aldatan, bizden değildir”[1] buyuran Allah Resulü (s.a.s)’in getirdiği adalet, şefkat, yardımlaşma, dayanışma gibi Kurani değerleri, ahlaki değerleri görmezden gelmektir. Faiz, alın terinin mukaddes olduğunu göz ardı etmektir. Faiz, dünyada da ahirette de azabı çetin olan büyük bir günahtır.

Aziz Kardeşlerim!

Faiz haramdır; çünkü İslam’ın hukuk ve ahlâk sisteminin temelinde yer alan “Hak” kavramına aykırıdır. Faiz kul hakkını hiçe sayarak, insanları kolaylıkla aldatmanın yolunu açar. Kazanıyorum zannederken aslında kaybeden bireyi ve birbirine güvenini yitiren toplumu felakete sürükler. Faiz yalnızca malın değil, hayatın da bereketini kaçırır.

Kardeşlerim!

Nice iflaslar, intiharlar, dağılan aileler, heba olan ömürler faizin birer neticesidir. Yüce Allah çalışıp çabalamadan haksız yoldan kazanç sağlayanların ibretlik âkıbetini bizlere şöyle haber vermektedir: “Faiz yiyenler, kabirlerinden şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu durum onların ‘Alışveriş de faiz gibidir’ demelerinden dolayıdır. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır…”

Aziz Müminler!

Elbette alışveriş faizle aynı olamaz! Çünkü alışverişte gayret, zahmet, risk ve emek vardır. Helal yoldan nafaka temin etme ve hayatını idame ettirme çabası vardır. Faiz ise, insanları zahmetsiz yoldan para kazanmaya sevk eder, tembelleştirir, duyarsızlaştırır. Nitekim Rabbimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Allah, faizden elde edilen malı mahveder. Sadakaları ise artırır, bereketlendirir. Allah hiçbir günahkâr nankörü sevmez.”

Kardeşlerim!

Faizi kaçınılması gereken helâk edici yedi husustan birisi olarak sayan Peygamberimiz (s.a.s) de en yakın akrabalarından başlamak üzere bütün toplumu faiz alıp vermekten men etmiş ve Veda Hutbesi’nde insanlığa şu mesajı vermiştir: “Cahiliyeye ait her şey ayaklarımın altındadır. İnsanlar iyi bilin ki cahiliye dönemi faizi kesinlikle kaldırılmıştır. İlk kaldırdığım faiz de amcam Abbas b. Abdülmuttalib’in faizidir.”

Kardeşlerim!

Zengin, faiz yoluyla haksız yere malını katlarken, zayıf ve muhtacın sırtındaki kambur her geçen gün artar. Mal, mülk ve itibar hırsıyla bencilleşenler, görünüşte insanlar nezdinde zenginleşmekte ise de aslında ahlâkî yönden fakirleşmekte ve Cenab-ı Hak katında değer kaybetmektedir. Küçük menfaatler uğruna dünya ve âhiret hayatı tehlikeye girmektedir.

Kardeşlerim!

Bu dünya fanidir ve bir imtihan yeridir. Ebedi olan ise ahiret yurdudur. İlâhî huzura çıktığımız zaman “Malımızı nereden kazanıp nerede harcadığımız” elbette sorulacaktır. Öyleyse geliniz, başta faiz olmak üzere her türlü haksız ve haram kazançtan sakınalım. Küçük büyük her türlü faiz içeren ticari uygulamalardan vazgeçelim. Faizin neslimizi, toplumumuzu ve geleceğimizi mahvetmesine fırsat vermeyelim. Hayatın her alanında olduğu gibi ticarette de ahlâkımızı muhafaza edelim. Haram kazançtan kendimizi ve ailemizi, çocuklarımızı koruyalım. Unutmayalım ki faiz kişiyi ancak Allah’ın gazabına, büyük bir hüsrana ve iki cihanda pişmanlığa götürür.