Oca 09 2018

Faize yatırım yapan 5 yıldır zarar ediyor

Türk Lirası 2013 Mayıs ayında ABD Merkez Bankası FED’in faiz artırımı yapacağı sinyali vermesinin ardından yani neredeyse son 5 yıldır değer kaybediyor. Bu süreçte doların TL karşısındaki yükselişi yüzde 110 oldu. Bir başka deyişle TL dolar karşısında yüzde 52 devalüe oldu.

Kuşkusuz dünyada birçok para biriminin aynı dönemde dolara karşı değer kaybettiği bir gerçek. Ama TL’nin değer kaybının diğer para birimlerinden fazla olduğu da somut. Aynı dönemde dolara karşı en çok işlem yapılan 6 para biriminin değerini gösteren Dolar Endeksi’nin sadece yüzde 10 devalüe olduğunu düşünürsek TL’deki devalüasyon oranının büyüklüğü ortaya çıkıyor.

Peki bu kadar kayıp nereden ortaya çıkıyor. Türk Lirası’nın belirtilen dönemde siyaset nedeniyle değer kaybı yaşadığı aşikar olsa da, kaybın bir başka nedeni daha var. O da TL’yi korumak için verilen faiz oranlarının düşüklüğü. TÜİK’in son açıkladığı verilere göre geçen yıl Hazine bonosuna yatırım yapan bir yatırımcının enflasyondan arındırılmış reel kaybı yüzde 4.69 oldu. Yani en büyük reel kaybı Türk Hazinesi’ne güvenip, Türk parasına yatırım yapan yaşadı. 

Dünya’dan Alaattin Aktaş da bu konuyu gündeme getiriyor. Yazar TL faizine yatırım yapan bir yatırımcının son 5 yıl içinde yüzde 0.38 gibi ironik düzeyde bir getiri elde edebildiğini belirtiyor.

Yazar, ‘Yıllardır faizin yüksekliğinden yakınıyor, faizin düşmesi gerektiğini dile getiriyoruz ya, TÜİK’in dün açıkladığı finansal tasarruf araçlarının reel getirisine ilişkin veriler, TL mevduat faiziyle oluşan getiri açısından çok çarpıcı bir tablo koydu ortaya’ diyor. 

Aktaş bu sözlerinin ardından, tasarrufunu TL cinsinden araçlara yatıranlar reel olarak kazanç sağlamak bir yana, zarardan kurtulamadığını belirtiyor. Son beş yılın rakamlarına göre dolarda yaklaşık yüzde 41, euroda yüzde 27 reel kazanç olduğunu da aktarıyor. Aynı dönemde altından sağlanan reel getirinin ise yüzde 5.28 olduğunu vurguluyor. Aktaş şöyle sürdürüyor:

‘2013-2017 yıllarını kapsayan son beş yılda tasarrufunu devlet iç borçlanma senedi alarak değerlendirmeyi tercih edenler reel olarak yüzde 11 zarara uğramış. Hisse senedi alanların zararı yüzde 7.33 olmuş. Tasarrufunu mevduatta tutanlar ise beş yılda yüzde 0.38 gibi bir “kazanç” sağlamış görünüyor. “Görünüyor” diyoruz, çünkü TÜİK hesaplamayı brüt mevduat faizi üstünden yapıyor. Dolayısıyla stopaj düşülerek net faizle hesaplama yapıldığında bu yüzde 0.38’lik kazanç, negatife dönüşüyor.’

https://www.dunya.com/kose-yazisi/bin-lira-mevduat-son-bes-yil-toplaminda-38-lira-reel-faiz-getirdi/397829