Eyl 12 2019

Merkez Bankası kritik kararı açıkladı: 325 baz puan faiz indirimi ne anlama geliyor?

Merkez Bankası kritik faiz kararını açıkladı. Merkez Bankası politika faizinin yüzde 19,75’ten yüzde 16,50’ye indirilmesine karar verdi. Banka faizleri 325 baz puan indirdi. Merkez Bankası’nın faiz indirimi kararının ardından döviz kurunda düşüş yaşandı. Dolar 5.75’ten 5.68’e düştü. Dolar TSİ 14.20 itibarıyla 5.68 seviyesinde seyrederken akşam saatlerinde 5,66'da dengelendi.

Merkez Bankası'nın faiz indirme kararına ilişkin ekonomi uzmanlarından ilk değerlendirmeler geldi.

Merkez Bankası'nın faiz indirimi kararına ilişkin değerlendirmesini BBC Türkçe'ye yazan ekonomist Prof. Dr. Selva Demiralp "Her ne kadar TCMB tarafından gelen faiz indirimleri henüz kurda bir tepkiye neden olmadıysa da, bu durum atılan adımların piyasalar tarafından takdir gördüğü anlamına gelmiyor" ifadelerini kullandı.

Demiralp, kararı şöyle değerlendirdi:

"Atılan adımlar TCMB enflasyon raporuna koyulan tahminlerle tutarlı değil. Temmuz enflasyon raporunda yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 14 iken iki yıl sonra bu oranın yüzde 6 olacağı idda ediliyor.

Eğer Merkez Bankası böylesine bir dezenflasyon hedefinde ciddi ise, ki kanuni görevi budur, o zaman agresif faiz indirimleri bu hedeflerle bağdaşmaz.

Bu durum enflasyon çıpasını kırar, kırılganlıkları artırır ve bir tetikleyici olayla bizi hiç istemediğimiz yerlere sürükler.

Hükümetin faizleri düşük tutma arzusunun altında ekonomik büyümeyi canlandırmak yatıyor.

Bunu anlıyoruz. Ancak enflasyon beklentileri çıpalanmadan gelen faiz indirimleri uzun vadede hep enflasyonun daha çok yükselmesi, bunun kuru ve piyasa faizlerini sıçratması ve sonrasında hızlı yavaşlamalarla sonuçlanır.

İktisat yazını kısa vadeli büyümenin cazibesine kapılıp uzun vadede resesyon yaşayan ülke örnekleriyle doludur.

Sürdürülebilir büyüme hepimizin ortak arzusudur. Bunu gerçekleştirebilmek icin öncelikle enflasyon hedeflemesinde başarı, yani yüzde 5'lik hedefin ulaşılmaz bir hayal olmaktan çıkıp gerçekleşen enflasyona dönüşmesi gerekiyor.

Çünkü ancak o zaman piyasa faizleri kalıcı olacak düşer. Merkez bankalarına da olası bir resesyon ihtimalinde enflasyon tehlikesini düşünmeden faiz indirimi yapma alanı doğar.

Bu durumda ekonomi dibe vurmadan tekrar toparlanmaya başladığından büyüme rakamlarında ani iniş çıkışlar görülmez."

Ekonomi yazarı Uğur Gürses de Twitter hesabından faiz indirimi kararını "kozmetik" olarak değerlendirdi. Gürses şunları paylaştı: "Piyasa analistlerinin beklediği (medyan) faiz indirimi 250 baz puan iken 325 bp indirim yapılmış. Beklenti 'olmalı' demek değil; bankanın ne yapacağına dair tahmin. Faiz indirimi ile görülen kur düşüşü ise 'kozmetik'."

İktisatçı-Yazar Mustafa Sönmez de "Biraz daha insin öyle kullanırız diyenlere, 325 baz puan daha faizde indirim geldi. şimdi bakalım bu indirimden kamu dışındaki bankalar ne kadar kredi kullandırır, kullanıcı ne kadar krediye talep gösterir. Mevduatı dövizde olan %54, dövizde kalır, niye TL’ye dönsün bu faizle?" ifadelerini kullandı. "Yeni faiz indirimleri TL'den uzaklaşmayı getirebilir" diyen Sönmez "Halen toplam mevduatta dövizin payı %54'ün üstünde. 2018 başında %45'in altındaydı.Ağustos 2018 türbülansında %53,5'e çıkmıştı. TL'ye güven tesis edilmedikçe, faiz indirimi TL'ye dönüşü zayıflatır. Bu da kördüğümü pekiştirir" değerlendirmesini yaptı.

 

Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, Merkez Bankası'nın faiz kararını "Büyüme ile ilgili önemli bir adım anlamına geliyor" diye değerlendirdi. Alkin "Finans Kurumlarının daha düşük fonlama maliyeti ile kredileri yüzdürmesine fırsat tanıyacak. Bundan sonraki faiz kararları için büyüme ve enflasyon verilerini çok yakından takip edeceğiz" dedi.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu tarafından yapılan açıklamada enflasyon görünümündeki iyileşmenin devam ettiği belirtilerek “Türk lirasındaki istikrarlı seyrin yanı sıra enflasyon beklentilerindeki iyileşme ve ılımlı iç talep koşulları çekirdek enflasyon göstergelerindeki düşüşte belirleyici olmuştur” denildi.

Ekonomide toparlanma sinyallerinin de devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada “Son dönemde açıklanan veriler iktisadi faaliyetteki ılımlı toparlanma eğiliminin devam ettiğini göstermektedir. Yılın ilk yarısında net ihracatın büyümeye katkısı devam ederken, yatırımlar zayıf seyrini korumuş, özel tüketim kademeli olarak katkısını artırmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamaya şöyle devam edildi:

“Kurul, enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığını değerlendirmektedir. Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal sıkılığın düzeyi ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Merkez Bankası fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir.”

Sözcü'nün haberine göre faiz indirim beklentileri 175-450 baz puan aralığındaydı. Merkez Bankası geçen yıl ağustos ayındaki kur krizinin ardından enflasyonun yükselmesine paralel olarak eylül ayında politika faizini 625 baz puan artırarak yüzde 24’e çıkarmış ve temmuz ayına kadar sabit tutmuştu. Temmuz’da ise 425 baz puan indirime gitmişti.