Kas 22 2017

Faizleri arttırmak çözüm olur mu?

 

Artan kur baskısı karşısında siyasi iktidar faizlerin arttırılmaması için Merkez Bankası'na (MB) baskı yaparken bir kesim de faizlerin yükseltilerek mevcut gerilimin biraz azaltılması çağrısında bulunuyor.

Dünya Gazetesi yazarı Uğur Civelek ise faiz meselesinin çözüm aracı değil ancak bir sonuç olduğu görüşünde. Bugüne kadar gerekli önlemler alınmadığı için bugün konu faiz arttırımına kilitlenmiş vaziyette. 

Civelek, kısa vadeli planlar, ekonomik uygulamalar nedeniyle sorunun kökenine inilmediğini, kimsenin sorumluluk almadığını ve bedel ödemek istemediğini aktarıyor:

Bir taraf yan tesirlerini düşünmeden acilen faizlerin yükseltilmesi gerektiğini savunuyor; diğer taraf ise bu yaklaşıma karşı çıkıyor ve tam aksinin gerektiğini iddia ediyor. Farklılaşan küresel koşullar hareket yeteneğimizi daraltıyor. Kimse bedel ödemek istemediği için sahipsiz kalan sorunlar ağırlaşıyor; faizleri düşürmenin veya yükseltmenin olası yan tesirleri faydasından daha büyük ve yıkıcı olabilecek gibi görünüyor. Kalıcı çözümler gerçekçi olmayı ve bakış açılarını değiştirmeyi gerektiriyor!

Ekonomide atılması gereken adımların son dört yılda atılmadığına dikkat çeken Civelek, döviz kuru ve faizlerin dönüşümlü bir şekilde yükselmesinin sebebinin zamanında gerekli müdahalelerin yapılmamasından kaynaklandığını dillendiriyor.

Civelek'e göre, faizlerin istenen oranda yükselmesi döviz kurlarındaki artışa çare olabilir ve enflasyon baskısı azalabilir ancak bu kez de ekonominin daralması, işsizliğin artması ihtimali var. Gerileyen iç talep nedeniyle gayrimenkul fiyatları düşebilir ve kredi geri ödemeleri artarken bütçe açıkları da patlak verebilir.

Buna ek olarak yüksek faiz oranları yabancı kaynakları da azaltacağı için cari açık azalsa bile arkasından gelen bu olumsuz gelişmeleri dengelemede yetersiz kalabilir.

Faizler düşürülmesi halinde bu kez döviz kurlarının yeniden yükselişe geçmesi sözkonusu. Artan enflasyon baskısı ve yine daralan iç talep.

Civelek'e göre sorunun kaynağı ötelenen sorunlar, faizler değil.