Mar 20 2018

Tüketici faizinde yükseliş hız kesmiyor

Hükümet bir taraftan sübvansiyonlu kredilerle ekonomide büyümeyi devam ettirmeye çalışırken, diğer taraftan dünya piyasalarında artan faiz oranları içeride ise Moody’s’in not indiriminden sonra karışan piyasalar ucuz kredi imkanını rafa kaldırıyor.

Üstelik bu durum sadece belirli bir banka grubu için de geçerli değil. İktidar her ne kadar kamu bankaları aracılığıyla kredi faizlerine müdahale edeceğini söylese de bu gerçeğe dönüşmüyor ve finansman maliyetleri üretici ile tüketicinin en büyük problemi olmaya devam ediyor. 

Dünya’dan Alaattin Aktaş, kredi faizlerinde indirim isteğinin bir türlü hayata geçirilemediğini kaydediyor. Aktaş, ‘Özel bankalar zaten “söz dinlemiyor” da, öyle görünüyor ki kamu bankalarına da söz geçirilemiyor. Kredi faizini ne özel bankalar düşürüyor, ne kamu bankaları. Üstelik kredi faizleri aynı düzeyde bile durmuyor, artmaya devam ediyor’ diyor.

Aktaş, çok istenilen faiz indirimi neden bir türlü gerçekleştirilemediği konusunda biraz kafa yormak gerektiğini de belirterek maliyet konusuna dikkat çekiyor. ‘Bir işletme 10 liraya mal ettiği herhangi bir malı, 9 liraya satıp ayakta kalabilir mi? Bankanın temel kaynağı mevduat. Yani sizin, benim param! Bankada emaneten duruyor bu para’ diye yazıyor. 

Yazısında bankaların Merkez Bankası’na ilettikleri haftalık faiz çizelgelerinin, kredi faizlerinin genel yönünün yukarı olduğunu gösterdiğine de dikkat çeken Aktaş, son verilerin 9 Mart’a ait olduğunu ve buradaki tabloya göre ihtiyaç kredisi faizlerinin yeniden yüzde 20’ye dayandığını aktarıyor. Yazar şunları söylüyor:

‘ Taşıt kredisi faizi zaten yılın ilk haftasında 2 puan artış göstermiş. Dolayısıyla ilk haftaya göre değerlendirme yapmak daha doğru. Bu şekilde bulunan artış 1.86 puan ve hiç de az değil. Konut kredisi faizlerinin 9 Mart’a kadar olan dönemde 1 puan arttığı gözleniyor. Konut kredisi faizindeki artışın etkisini bugün açıklanacak Şubat ayı konut satışı verilerinde bakalım ne ölçüde görebileceğiz.’

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN