'Delikanlıysanız gelin ulan'

Görüntü gerçekten korkunç...

Meral Akşener, karanlık bir sokağa bakan penceresinden öfkeli faşist gruplara “Gelin ulan gelin, iki kişiyiz, tuh size” diye bağırıyor, tükürüyor. 

Daha öncesinden sosyal medyada Devlet Bahçeli ile karşılıklı ‘gider’ yapılmış, açık adresler verilmiş, rezil tehditler alenen havalarda uçuşmuş falan filan...

Peki, ama kim bu gelenler?

Neden gece vakti parti başkanı bir kadının evini basıyorlar?

İçlerinden hangileri tanıdık?

Daha önce nereleri basmışlar gece vakti?

‘Delikanlı’ değiller mi gerçekten?

Bu faşistler bu pisliği ilk kez mi yaptılar, yoksa?

Bu konuyu konuşmalıyız. Sadece bir kadın siyasetçiye uygulanan şiddet ve vandallık meselesi değil bu üstelik. Meral Hanım’ın Millet İttifakı’nın başkan adaylarından biri olması hasebiyle, ayrıca mesela HDP eski sözcüsü Ayhan Bilgen’in tabiriyle  “Erdoğan’dan kurtulmak için Akşener’e de oy verebiliriz” diyebileceği kadar yakınlarımızda olduğundan, mevzuyu görmezden gelemeyiz.

Gece ev basan, seçilmişlere gözdağı veren bu şerefsiz eylemi kim emretmiş olabilir?

Siyasetçilere baskı ve zulüm uygulayan bu yüzlerine tükürülecek zihniyet kimin zihniyeti?

Aysel Tuğluk’un annesinin cansız bedenini mezardan çıkartan ‘yüzüne tükürülesi şerefsizler’ aynı kadrolar mı?

Gültan Kışanak’ın Sebahat Tuncel’in evlerini basanlar mı yoksa bunlar?

‘Delikanlılıktan’ nasibini almamış bu sürü, çatışmada ölü ele geçirilmiş PKK gerillası kadının bedenine dokunup vücut bütünlüğünü bozanlar olmasın?

Cumartesi annelerinin en yaşlılarını özellikle seçip gözünü morartanlar da olabilir bunlar?

Agos’un kapısını basanlar da var aklımda. Onlara da benziyorlar bunlar.

Hrant Abi için “Bir gece ansızın gelebiliriz” demişlerdi.

Meral Hanım, Allah aşkına dikkat ediniz, gerçekten gelip katlettiler onu...

Üzerinden 11 yıl geçti ve Türk Devleti 11 yıldır beyaz bereyi çıkarmadı kafasından, öyle söyleyeyim...

Ezcümle, Meral Hanım’a bu kötülüğü yapanların kim olduğu konusunda ortak bir dil bulmalıyız. Meral Hanım’a bu kadar yaklaşmamızın gereği budur. Neticede "bizlerin oyları da var" o ittifakta.

Meclis dengelerinde "daha güçlüyüz" artık. İyi Parti vekilleri ve başkanı biraz daha "yakındır" bizlere. Baksanıza onların bile evi basılıyor bizler gibi. Şimdiki Meclis'te Kürt katliamları için çıkarılan savaş teskerelerine "oy vermezler belki" onlar.

3. Havaalanı işçilerinin onurunu korumak için davranırlar. Soykırım inkârcılığı konusunda Kemal Bey gibi yapmazlar, HDP vekillerini tutuklatmazlar CHP gibi.

Şimdi dayanışma zamanıdır. Akademisyenlere, öğrencilere, devrimcilere, gazetecilere, çocuklara, kadınlara, Ermenilere, Alevilere, translara kapı pencere gelenler Meral Hanım’a da gelmiştir.

Meral Hanım, bu kötü olay vesilesi ile kimin ‘delikanlı’ olup kimin ‘delikanlı’ olmadığını fark etmiştir artık.

Eğer öyle değilse...

Yani anlamadıysa...

Eğer ‘eve gelenler’e yardım ve yataklığa devam ederlerse...

Eğer Saray bahçelerinde gülümser pozlar vermeye devam ederse...

Eğer yine elini kanımıza bularsa...

O vakit Meral Hanım’a diyeceğim bir şey yoktur.

Bizim arkadaşlar zor durumda kalır biraz daha o kadar.

Faşizmle müzakere edilmez, mücadele edilir şiarı hâlâ geçerli sayılır...