Faşizm nedir, nasıl yaşanır (2): 'Faşist dünya görüşünün 15 temel özelliği vardır' - Prof Doğu Ergil

Prof Doğu Ergil’in Gazete Davul’da yayımlanan “Faşizm” başlıklı makalesinden hareketle hazırlanan “Faşizm nedir, nasıl yaşanır” adlı mülakatının ilk bölümünde Ahval Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Baydar ve Prof Ergil faşizmin ana hatları, tanımı ve tarihsel geleneği üzerine konuşmuşlardı. 

Bu bölümünde ise, Prof Ergil ve Yavuz Baydar tarihsel tecrübeden süzülerek ortaya çıkan faşizmin 15 ana özelliğini ele alıyorlar.

Dersimiz Tarih'te öne çıkan bazı ifadeler ise şu şekilde... 

Yavuz Baydar:

Makalenizin son bölümünde faşizmin 15 ana özelliğinden söz ediyorsunuz kısaca bunların üzerinden de geçelim. 

Birincisi, “Faşistler kendilerini, semboller, bayraklar, flamalar, vatansever sloganlar, marşlar ve çeşitli üniformalar aracılığıyla dışa vururlar.”

Doğu Ergil: 

Dünyadaki bütün siyasal hareketlerin hep marşları vardır. Marşı olmayanların veya bunu ithal etmiş toplumlarda ise bu içsel bir şey değildir. Flamalar, merasimler bunlar da büyüklük göstergesidir. Dinler bile bir mesarimdir… Yani bütün toplu hareketler bir merasimdir ve bu merasimler ne kadar gösterişli ise insanları o kadar içine çeker.  

Yavuz Baydar: 

İkinci özellik, “Faşistlerin kendi hareket serbestilerinin ötesinde başkalarının haklarına ve özgürlüklerine saygıları yoktur.”

Doğu Ergil: 

Yoktur çünkü kendilerinin en iyi olduğunu, tehlike veya zafiyet halindeki toplumu kurtaracakları için kendi tercihlerinin doğru olduğuna inanırlar ve inandırırlar. Geriye kalan her şeyi bastırırlar, yasaklarlar ve sustururlar. 

Yavuz Baydar: 

Üçüncü ana özellik için diyorsunuz ki, “Düşmana ihtiyaç duyarlar.”

Doğu Ergil:

Eğer kendinizi net ve inandırıcı bir biçimde tanımlıyamıyorsanız siz karşıtınızla kendinizi tanımlarsınız. Ne olduğunuzu anlatamıyorsanız ne olmadığınızı anlatırsınız. Düşmanıyla var olabilmek.  

Yavuz Baydar:

Dördüncü ana özellik, “Militaristtirler. Tüm toplumun ve hayatın emir-komuta düzeninde yönetilmesini savunurlar” 

Doğu Ergil:

Militerdir demiyorum, militaristtirler. Çünkü toplumuda bir ordu gibi görürler ve ordu gibi teşkilatlandırırlar. Orduyu da anladıkları siyaset tarzına göre hem içerde asayişi sağlamak hemde dışarıda yayılmacı amaçlarını gerçekleştirmek için bir güç olarak kullanırlar. 

Yavuz Baydar: 

Beşinci ana özellik, “Yaygın cinsiyetçilik. Faşistler, erkek egemenliğine inanır.”

Doğu Ergil:

Hep erkeklik ön plana çıkarılır ve bu durum dinsel motiflerle birleşirse de ortaya “onun karısı,kızı bize helal” söylemi çıkar. Mesela bu pek alışık olmadığımız bir şeydir ama bu da ortaya çıktı son zamanlarda. Erkeklik güç gösterisi demek, egemenlik demek, baş eğdirmek demek…  

Yavuz Baydar:

Altıncı ana özellik, “Genel olarak özgürlüklere, özel olarak ifade özgürlüğüne karşıdırlar” diyorsunuz…

Doğu Ergil:

Çünkü itiraza tahammülleri yok. Bu da çeşitliliğe tahamüllerinin olmaması demektir. Bı çeşitlilik kültürel, dinsel, dinsel çeşitliliğin toplumda karşılık bulmasını engellemek isterseler. Dikkat edin tiyatrocular, edebiyatçılar, sanatçılar tehdit unsuru olarak görünür. 

Yavuz Baydar:

Yedinci ana özellik, “‘Beka’ ve ulusal güvenlik onlar için saplantı düzeyinde önemlidir.” 

Doğu Ergil: 

Dikkat edin en çok kullanılan kavramlar “birlik ve beraberliktir."  Bunu neden beraber kullanırlar çünkü bilirler ki birliğin sağlanamadığı ortamlarda hiç olmazsa beraberlikle idare edelim. O yüzden “özgürlük” netameli bir kavramdır, emir komuta ilişkisini bozar. 

Yavuz Baydar:  

Sekizinci ana özellik, “Din ve siyaset iç içe geçmiştir” ben burada bir soru işareti daha koymak istiyorum. Nazizimde de böyle miydi?

Doğu Ergil: 

Almanya’da bildiğimiz anlamda resmi bir din anlayışı değil… Din aynı zamanda bir geleneksel kasasıdır. O kasanın içinden işine yarayanları alırlar. Kutsal kavramını mesela ve bunu destekleyecek bir ayeti alır veya İncil’den bir parçayı alır. Almanya’da kilise Nazizme karşı çıkmamıştır desteklemiştir. 

Yavuz Baydar:

Dokuzuncu ana özellik, “Faşizm, iş dünyası ve sanayi ile simbiotik bir ilişki içindedir.”

Doğu Ergil: 

Mesela komünizm bildiğimiz kapitalist sisteme karşıdır. Onu devirip üretim araçlarına el koymak ve çalışanların üretim araçlarını denetlemesini sağlar. Faşizm de böyle bir şey. O kurulu düzeni tahkim etmek ve kurulu düzene uymayanları ayıklayarak rejimi güçlendirmeyi amaçlar. O yüzden işlek bir ekonomi ve harp sanayii destekleyecek bir teknoloji ister. İş adamlarının da işine gelir bu. Hükümet her imkanı akıtır onlarda zengin olurlar. 

Yavuz Baydar:

Onuncu özellik, “Faşizm, sivil toplumun düşmanıdır.”

Doğu Ergil

Çünkü sivil toplum özgür bir alanı temsil eder. Kendi hayatını düzenlemeyi o hayat konusunda karar vermeyi, karar vermeleri de denetlemeyi ön görür. Sivil toplumun anlamı budur. 

Yavuz Baydar:

Önemli bir diğer ana özellik on birinci, “Faşizm, Aydınlanma’nın değerlerine ve kanıt temelli düşünceye, başka bir değişle modernizmin fikriyatına karşıdır.”

Doğu Ergil:

Her şeyi kabul etmeyen insanlara karşı tahammülsüzlük gösterirler ve sonra onları devre dışı bırakılır. İşinden ederek, hapse atarak, kamuyla temasını engelleyerek ve sonra da belki de yok ederek…

Yavuz Baydar:

Sonlara doğru yaklaşıyoruz, “Faşizmin en patlayıcı cephanesi komplodur. Ülkeye ve millete kast eden hainler her daim orada bir yerde zarar vermek için beklemektedir.”

Doğu Ergil:

“Hep tehdit altındayız”, “İri ve diri olmalıyız” ve “Düşmanı bertaraf etmeliyiz” tabii bunların en büyük sakıncası bunlar içimizde de var. “İçimizdeki hainler her an bizi yok edebilirler” ve sürekli operasyon yapılır. Bu da devleti “milli-güvenlik” devletine dönüştürüyor. 

Yavuz Baydar:

On üçüncü ana özellik “Faşizmin hedefi, kafası karışmış, tedirgin, örgütsüz ve kendini kaybedenler safında gören orta-sınıfı kazanmaktır.”

Doğu Ergil:

Hiyerarşide üst sınıf her zaman avantajlıdır. Alt sınıf da kendisini dayanışarak, örgütlenerek koruyabiliryor. O yüzden otoriter rejimlere bakın ilk işleri dernekleri ve sendikaları kapatmaktır.Peki orta sınıf? Orta sınıfın ne serveti vardır ne de örgütlülüğü vardır. Orta sınıf hep devlete bakar. Devlet tarafından korunmaya ve kollanmaya bakar… Devleti ele geçirmenin önemi bu yüzden oldukça önemlidir. Özellikle az gelişmiş ülkelerde...    

Yavuz Baydar:

On dördüncü ana özellik ki bu da çok önemli, “Faşistler, yetkili ama sorumsuz, yani hesap vermeyen bir yönetim anlayışına sahiptirler” diyorsunuz… 

Doğu Ergil:

Mutlak otoriteye inandığı için faşistler, yukarıdan aşağıya gelen emirlere, verilen direktiflere itiraz etmeyi bırakın sorgulamaya bile tahamülsüzdürler. O yüzden sorumsuzdurlar... Nereye kadar? Başarısızlığın bütün topluma ciddi zarar verdikleri ana kadar. 

Yavuz Baydar: 

Geldik sonuncu ana özelliğe bu çok önemli. On beşinci ana özellikte şunu söylüyorsunuz, “Seçimler, faşistlerin işine yaradığı sürece başvurdukları bir meşruiyet aracıdır.”

Doğu Ergil:

Evet, kazanacaklarsa yani…