Şub 19 2018

Bu kez cemaatin tepe isimlerinden: Siyasetle içli dışlı olmamız büyük hataydı…

15 Temmuz sonrası daha yüksek sesle dile getirilmeye başlanan Gülen cemaati içindeki öz eleştirilere her gün bir yenisi ekleniyor.

Bu eleştirilere yer verilen bazı platformlar var şimdilerde. Bunlardan biri, Kıtalararası adlı blog, diğeri ise The Circle adlı bir internet portalı.

Eleştiri hedeflerinde son dönemde Fethullah Gülen de yer alırken, daha çok akademisyen kimlikli insanlardan geliyor bu tepkiler. 

Prof. Özgür Koca, Gökhan Bacık ve Ahmet Kuru gibi isimlerin cemaatin birçok noktada yanlış yaptığına dair görüşleri tartışma konusu oldu son dönemde. 

The Circle'da söyleşiler gerçekleştiren Engin Sezen, bu hafta cemaatin önde gelen isimlerinden olan ve "terörden arananlar" listesinde "FETÖ'nün İsrail imamı" olarak adı geçen Harun Tokak'la mülakat yaptı. 

Bir dönem cemaatin kurumsal yüzü olarak bilinen Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın başkanlığını da yapan Tokak, Gülen'in “Demokrasiden dönüş yok” diyerek, hem laik çevrelerin dikkatini çektiğini hem de toplumun diğer kesimlerine açılarak siyaset, sanat ve spor camiasından, adı cemaatle anılması mümkün olmayan isimlerle bir araya gelinmesinin yolunu açtığını söylüyor.

Şimdi Silivri Cezaevinde 'FETÖ'den ve darbeye iştirak etme suçlamasından ağırlaştırılmış müebbet cezası alan Mehmet Altan'ın o dönem yaptığı şu açıklamayı hatırlatıyor Tokak:

“Gazeteciler ve yazarlar daha çok kendilerini mahkeme önlerinde buldukları için ben böyle bir toplantı ile karşılaşınca şaşırdım. Çok renkli, çok sesli ve çoğulcu yapıda bizim arzuladığımız Türkiye’nin maketi olarak görülüyor.”

28 Şubat dönemini hatırlatan Tokak, "Her şeye rağmen bugünkü zulmün, o günkü askeri cuntaya rahmet okutacak kadar zirvede olduğunu da belirtmemiz lazım" görüşünü dile getiriyor.

Tokak, cemaati, “İman, Feragat ve Mefkure hareketi" olarak tanımlarken, son dönemdeki öz eleştirilere dair "ulu orta yerde konuşulmaması" gerektiğini savunuyor. "Ama illa ki bir yanlıştan söz edecek olursak, son senelerde siyasetle içli dışlı olmamız büyük hata idi" diyor hemen ardından da ve ekliyor:

"Şimdi bir kobra gibi bizi her geçen gün biraz daha nefessiz bırakmak için sıktıkça sıkan, elinden gelen her kötülüğü organize biçimde gerçekleştiren, bütün kurumları ile üzerimize abanan AKP’nin üzerine abanmayacaktık. Şark milletlerinde siyasetin sadece bir iktidar ve saltanat sevdası olduğunu unutmayacaktık. Müslüman Kardeşler de ilk vurgunu siyasetten yemişlerdi."

Bugün cemaatin "kendi Kerbelasını yaşadığını" öne süren Tokak'a göre cemaat, "kısa zamanda dünyayı bir meşale ormanına çevirecek".