Ara 21 2017

'Kefil bulan cezaevinden çıkıyor ya bulamayan?'

 

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Gülen grubuyla -hükümet tarafından 'FETÖ' olarak tanımlanıyor- irtibatlı oldukları ve darbeye karıştıkları iddiasıyla 50 binden fazla kişi tutuklandı.

Kimilerinin yargılaması devam ederken bir bölümü hakkındaki hükümler yavaş yavaş verilmeye başlandı. 

Ancak bazı isimler var ki, cemaat olarak nitelenen grup içinde aktif rol oynadığı, karar verme mekanizları içinde yer aldığı iddialarına rağmen daha ilk celsede tahliye ediliyorlar.

Onlardan birisi de Emniyet eski Müdürü Hüseyin Çapkın. İçişleri eski Bakanı Mehmet Ağar'ın "kefilim" açıklamasından sonra Çapkın serbest kaldı.

'FETÖ'nün "mülkiye" yapılanmasına yönelik davada, Çapkın’ın tanığı olarak, Mehmet Ağar dinlenmişti. Ağar, "Benim tanıdığım Hüseyin Çapkın böyle alçaklıkları art arda sergileyen bir örgüte müzahir olacak bir yapıya sahip değil. Bizim polisimize, askerimize, çocuklarımıza kurşun atacak bir yapıya asla sahip olamaz" demiş ardından da tahliye gelmişti.

Yeniçağ Gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ ise, bu duruma tepkili. Hukuk anlayışının bu şekilde işletilmesini eleştiren Demirağ şu yorumu yapıyor

Anlaşılan hukuk işleyişine yeni bir uygulama eklenmiş. Sağlam kefili olan çıkıyor. Kamuoyunun yakından takip edip, tartıştığı İstanbul eski Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın'ı eski bakanlardan Mehmet Ağar'ın müspet ifadesi tahliye ettirdi. Ağar ifadesinde Çapkın'ı devrin Başbakanı Tansu Çiller'in tavsiye ettiğini vurguladı. Yani kefil sadece bir eski bakan değil, eski Başbakan Tansu Çiller de kefillerin arasında...

Tutuklu yargılananların serbest kalmak için AKP içinden isimleri referans göstermeye başladığına değinen Demirağ, Meclis Başkanı İsmail Kahraman için "ağabeyimizdir" diyen ve tutuklu yargılanan Yalova Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Niyazi Eruslu'nun da bu yöntemle tahliye edildiğine dikkat çekti.

Eruslu hakkında yandaş gazetelerde aleyhte çıkan manşetleri hatırlatan Demirağ şu yorumu yapıyor:

"Ağabeyinin Kahraman olduğunu bilmeyenler sanırım "Sehven" yayınlamışlar. "Damatlık" müessesesinin ne denli cazip olduğunu biliyorduk. Şimdi bir de "ağabeylik" çıktı. Hayırlı olsun..."

Bir başka örneğe geçen Demirağ, yine aynı gerekçeyle tutuklu yargılanan Yargıtay üyesi Abdurrahman Kavun'un da benzer bir kefillik sistem ile serbest kaldığını aktarıyor. Kavun'un Yargıtay'da çok sayıda tartışmalı mahkeme kararını onayladığını savunan Demirağ, Kavun'un serbest kalmasına ise Kazan'daki bazı isimlerin ön ayak olduğunu belirtiyor ve ekliyor:

"Bizim Yüksel Kıraathanesinin müdavimleri arasında olanlar Kavun'a KahramanKazan'lıların kefil olduğunu iddia ediyor. İşi gücü bırakıp 14 aydır açık tutulan bizim dosya için "kefil" aramaya başladım. Malumunuz 7 Eylül sabahı "FETÖ adına bir siyasi partiye sızmaya kalkışmak" iddiasıyla gözaltına alınmıştık. Soruşturma bitmediğine göre tumturaklı bir kefile ihtiyacımız var demektir. Kolay gelsin kefil arayanlara... Bulamayanlara da Tanrı kolaylık versin. Vesselam..."