'Terim'in Emre'ye 'cemaat' uyarısı dava dosyasına girdi'

15 Temmuz darbe girişiminin ardından siyaset, ekonomi, sanat ve futbola varıncaya kadar ‘FETÖ’ davaları hayatımıza girdi. 

Yüz binlerce insan hakkında işlem yapılırken bunlardan birçoğu da hapishanalere atıldı.

Futboldaki soruşturma kapsamında da bazı gözaltılar ve tutuklamalar söz konusu. Cumhuriyet’ten Arif Kızılyalın’ın haberine göre İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden ve aralarında Arif Erdem, İsmail Demiriz, Uğur Tütüneker gibi ulusal futbolcuların yargılandığı dava, Başakşehirli futbolcu Emre Belözoğlu ve dönemin Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim arasındaki ‘cemaat tartışması’nı da ortaya çıkardı.

‘Futbol İmamı’ olduğu iddia edilen Süleyman Sait Aksoy’un duruşma kayıtlarındaki ifadesinde, dönemin G.Saray Teknik Direktörü Fatih Terim’in futboldaki cemaat oluşumuna şiddetle karşı durduğu, hatta o yıllarda çocuk yaşta olan Emre Belözoğlu’nu, “Fethullahçılarla ilişkini kes” diye sert bir şekilde uyardığı söyleniyor.

Emre Belözoğlu’nun, kız arkadaşıyla kıyılan imam nikahını da gerçekleştirdiği öne sürülen Sait Aksoy’un ifadesinde, şunları iddia ediyor:

“G.Saray’ın UEFA Kupası’nı kazanan kadrosundaki bazı isimler cemaate bağlıydı. Bunlar hep el üstünde tutulurdu. Hepsi beni sayar severlerdi. Genellikle sabah namazlarında bir araya gelir, daha sonra futbolcuların evlerine gider, dini sohbetler yapardık. Emre’nin o zaman yaşı küçüktü ama adı çok öne çıkıyordu. O dönemde şöyle bir olay olmuştu. Fatih Terim, birkaç kez Emre’yi Florya’da odasına çağırıp biraz da sert bir üslupla, ‘Fethullahçılarla ilişkini kes. Bunlar senin kariyerini bitirir, geleceğini karartırlar. Ben takımımda böyle bir yapılanmaya asla ve katiyetle izin vermem’ diyerek uyarmış. Bunu bana yine futbolcular anlatmıştı. Emre de ‘Tamam hocam, peki’ falan demiş.”

Aksoy’un dava dosyasına yansıyan bir başka ifadesinde ise Emre Belözoğlu’nun 2000’li yıllarda yaptığı yanlışı anlayarak cemaatten koptuğu belirtiliyor. Aksoy, Emre’nin Gülen cemaatinden uzaklaşmasını şöyle anlatıyor: 

“Emre, cemaatin paraya ve dünyevi amaçlara hizmet ettiğini düşünerek bu yapılanmadan koptu. Daha sonra da Emre, benden hızla uzaklaştı.”

O yıllardaki yapılanmanın, A Milli Takım’ın başındaki Ersun Yanal’ın sonunu hazırladığı iddiası da, dava dosyasına yansıyan bir diğer ayrıntı olarak dikkat çekiyor. 

Yine o dönemin Ulusal Genç Takım ve G.Saray Altyapı Antrenörü Abdullah Avcı’nın da kültürel tercihleri nedeniyle cemaat tarafından ‘istenmeyen isim’ ilan edildiği öne sürülüyor. 

Devam eden davada tutuksuz yargılanan Uğur Tütüneker’in ise mahkeme heyetine, “Bu benim üzerimde kara bir lekedir. Yüce yargı tarafından aklanana kadar futbol camiasından da çok sevdiğim G.Saray camiasından da uzak duruyorum. Hayatımı verdiğim statlara maç izlemeye bile gitmiyorum” diye savunma yaptığı kaydediliyor.


Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.