Ahval yazmıştı, Akif Beki kaleme aldı: 'Gizli' ibareli skandal bir rapor ulaştı elime...

İktidara yakın SETA Vakfı'nın "medya andıcı" olarak tarihe geçen fişleme raporu gündemdeki yerini korurken, Ahval'in 3 Temmuz'da duyurduğu Diyanet raporu tartışılmaya başlandı. 

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde danışmanlığını da yapan Karar yazarı Akif Beki, SETA raporuna benzer "gizli" ibareli bir raporun eline ulaştığını yazdı.

Beki, raporun cemaat ve tarikatlarla dini yapı ve şahsiyetleri tek tek ele alan, haklarında ayrıntılı bilgi toplayan bir değerlendirme olduğunu söylüyor ve "Cemaatler gizlice fişleniyor mu?" sorusunu yöneltiyor.

Öte yandan "Diyanet’in işi mi?" sorusuna da cevap arayan Beki, 15 Temmuz sonrası Gülen cemaati benzeri yapılanmaların önüne geçebilmek için bazı çalışmalar başlatıldığını ancak bunların zihniyetlere odaklı olduğunun altını çiziyor.

Bu gizli ibareli raporda ise isim isim fişlemelerin olduğuna dikkat çeken yazar, "Allah ile aldatan hoca kılıklı sahtekar ve düzenbazlara karşı halkı uyandırma gayesiyle hareket ediyorsanız...Kayıt dışı dini yapılanmalara yasal statü tanıyarak şeffaflık getirme ve kanuni denetim altına alma formüllerini tartışıyor ve savunuyorsanız...Şimdi bu gizlilik niye? Amaca ve iddianıza ters değil mi?" diye soruyor ve ekliyor:

"Ama eğer aklınızdan, eliniz değmişken resmi din yorumunuza uygunluk açısından itikat, inanç ve anlayış farklılıklarını da denetlemek geçiyorsa... Hele resmi görüşünüze aykırı yorumları sınıflandırmak, ‘sakıncalı’ bulunanları belirlemek ve polisiye tedbirlerle tasfiye yolları aramaksa başka. O zaman değişir, bulguları gizlice raporlama nedeniniz bir anlama kavuşur. Fakat bu düpedüz cemaat, tarikat ve ilahiyatçıları fişlemeye girmez mi? Fakat bu, Diyanet’i dini yorumlama hakkının tek yetkilisi, birey ve grupların itikatta sicil ve zaptiye amiri gibi konumlandırmaz mı? Kutsal üzerinde devlet gücüyle ‘doğruluk’ tekeli kurmaya, inanç ve itikat özgürlüğünü kolluk zoruyla baskı altına almaya varmaz mı?"

“Devlet karar verdi, milli ve yerli cemaatlere dokunulmayacak ama gayri milliler temizlenecek, mis gibi olacak, çığırtkanlıkları, Diyanet’i yanıltmıyordur  umarım" diyen Beki, "Din tüccarlarına karşı fikren, istismar zeminini ellerinden almak için mücadele yürütmek ayrı. Kanunen suç sayılan bir fiile bulaşmadıkça dini yapılara tasfiye operasyonu için şartları hazırlamak apayrı şeyler" görüşünü dile getiriyor.

‘İstihbarat devleti’ kafasını AKP'nin değiştirdiğini savunan Akif Beki, ancak gelinen noktanın ironiliğine atıf yaparak, "Kırmızı Kitap’larla, gizli anayasalarla toplumu yönetmeye geri dönülmeyecekse, yol yakınken bu sakatlıktan dönülsün" çağrısı yapıyor.


Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar