Kutay Ersöz
Haz 03 2018

Çıkanlar ve Düşenler: Sezonun Z raporu

Türkiye’de ligler sona erdi. Süper Lig’in şampiyonu, 21. defa Galatasaray oldu. Şaşılacak bir şey yok, zira ligin şampiyonları Bursaspor istisnası (2010) dışında hiç değişmedi. Fakat düşenler öyle mi? Her sezon üçer üçer gidiyorlar. Üstelik onları tahmin etmek daha zor. 

Sezon başında hangi takımın şampiyon olacağı tahmin edilebilir ama hangi üçlünün veda edeceğini kestirmek kolay değildir. Mayıs ayı içinde dört profesyonel lig de sona erdi ve düşenlerle çıkanlar belli oldu. Sezon bitmişken gelecek sezonda yer değiştirecekleri kısaca sayalım. Adı geçecek takımlardan bazı mesajlar alabiliriz...

Önce bir alkış. Geçen sezon Süper Lig’e yükselen üç takım da ligde kalmayı başardı. Üstelik küme düşme korkusu dahi yaşamadılar. Hatta Göztepe ve Sivasspor, uzun süre Avrupa Ligi potasındaydı. 

Yeni Malatyaspor ise kötü başlasa da Erol Bulut’un gelişi ile toparladı. Üç takım da sezonu ilk 10’da bitirdi. 20 takımla oynanan 1987-88 sezonundan beri böyle bir durum yaşanmamıştı ki, orada da yeniler (Adana Demirspor, Karşıyaka, Sakaryaspor) ilk 11 sıra içinde yer bulabilmişti.

Bu sezonun ilk pes edeni ise Karabükspor oldu. İşçi ve sendika takımı olduğu için sempatiyle yaklaşılan kulübün aslında iyi yönetilmediğini gördük. Kulübün kasası boşaltıldı, yönetimler bıraktı, takım kaderiyle baş başa kaldı. 

Devre arasında da önümüzdeki sezon geri dönmek için birkaç transfer yapıldı. O transferlerin ne sonuç vereceği belirsiz ama Karabükspor’un zor bir süreçten geçeceği kesin. 

Gençlerbirliği düşen ikinci takımdı. Onlar için her şey güllük gülistanlıktı. Kısıtlı kadroya rağmen 10 maç üst üste yenilmeden orta sıralara kadar tırmanmışlardı. Sonra Galatasaray’ı yendiler ve sonraki beş haftada tek bir puan kazanamadılar. İlhan Cavcav Sezonu’nda düşmeleri oldukça ironikti. İlhan Cavcav’ın vefatının hemen ardından düşmeleri ise tesadüf değil. Yeni başkan da bir ‘Cavcav’ olmasına rağmen babasının yolundan gitmedi. 

Söylenenlere göre; İlhan Cavcav’ın harcamaya kıyamadığı paralar suyunu çekmiş. Tüm Anadolu’ya örnek olarak gösterilen kasa, bir sezonda boşalmış. Sahada da alıştığımız Gençlerbirliği yoktu. 

Süper Lig’in futbolcu fabrikası ‘Alkaralar’, altyapısından çıkan sadece iki oyuncuya (Ahmet Oğuz ve Uğur Çiftçi) 10 maçtan fazla şans verebildi. Ankara futbolunun yapay takımı Osmanlıspor da düşenlerden. Melih Gökçek’in büyük ideallerle geliştirdiği proje bu sezon patladı. Oysa geçen sezon Avrupa Ligi’nde ülkeye puanlar kazandırıyordu. Kadro çok değişmemişken çıkan sonuç şaşırtıcı. Gökçek’in siyasi kariyeri ile ortak bir noktası olsa gerek.

Yine de Ankara’nın yüzünü güldüren bir takım var. Bugünlerde Başkent sokakları Sarı-Lacivert, sebebi de Ankaragücü. Gökçekler projesine kurban edilen Ankaragücü, 2012’den beri zor günler geçiriyordu. Bir ara 2.Lig’e kadar düşmüşlerdi. Fakat sert düşüşün ardından çıkış hızlı oldu.

 İsmail Kartal’ın takımı dördüncü hafta sonunda galibiyetsiz olarak 17. sıradaydı. Taraftarların o günlerdeki dileği ligde kalmaktı. Oysa sezon sonunda ilk ikiden Süper Lig’e çıktılar. Kartal, 2005’teki Sivasspor başarısının yanına bir tane de Ankaragücü destanı ekledi. 

Ligin şampiyonu ise Çaykur Rizespor oldu. Hem cumhurbaşkanına hem de spor bakanına sahip olan şehir, Süper Lig’den bir sene uzak kaldı. Siyasi yönden güçlü olmaları onları ‘olağan şüpheli’ yapsa da haklarını yememek lazım. Asıl geçen sezon düşmeleri sürprizdi. Süper Lig kalitesindeki oyuncu grubu da ligin en iyisi olduğunu gösterdi.

Süper Lig’e yükselen üçüncü takım ise BB Erzurumspor oldu. Eski Erzurumspor kayıplara karışınca desteklenen ve şehrin yeni umudu olan takım, geçen sezon 2.Lig’de, ondan önce de 3.Lig’deydi. Arka arkaya yaşanan şampiyonluklardan sonra şimdi de Süper Lig’e çıktılar. Siyasi desteklerinin olmadığını söylemek mümkün değil ama onlara verilen, play-off’taki rakipleri Ümraniyespor ile Gazişehir FK’nın yanında devede kulak kalır. 

Başarının aslan payı ise teknik direktör Mehmet Altıparmak’a ait. Altıparmak daha önce Kartalspor ve Alanyaspor’u 1.Lig’e çıkarmış, Gümüşhanespor ve Tarsus İdman Yurdu ile play-off finali kaybetmişti. Bu sefer ilk defa bir takımı Süper Lig’e çıkardı. Üstelik sezon ortasında görevi devraldığında Mavi-Beyazlılar 14. sıradaydı. Büyük başarı…

Bir zamanların Süper Lig takımları, bu sezon 1.Lig’e veda etti. Samsunspor ve Manisaspor 2011-2012 sezonunda Süper Lig’den beraber düşmüştü. Şimdi 1.Lig’den de ayrıldılar. 2.Lig Samsunspor için yeni bir yer sayılır ama Manisaspor 2015-16’da burada bir sezon geçirmişti. Süper Lig’e geri dönebilirler mi? Çok zor gibi duruyor. Artık alt liglerde bir ‘asansör takım’ olacaklar gibi. Tabi FIFA takibine takılmazlarsa… 

Samsunspor da kayyuma devredildi ve büyük bir açmazda. Ligi son sırada bitiren Gaziantepspor ise ayrı bir yazı konusu olur. Onların hiçbir çıkış yolu yok gibi… Bomboş bir kasa, sahipsiz futbolcular… Bir zamanların korkulu deplasmanı, şimdilerde kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya.

Kendine has bir kitlesi olan 2.Lig, bu sezon nefes kesti. İki grupta oynanan maçlar son haftaya kadar ateşi canlı tuttu. Kırmızı Grup’un güleni Hatayspor oldu. 

Bordo-Beyazlılar ligin en şanssız takımlarından biriydi. 2012-13 sezonunda son dakika golüyle, 2013-14’te penaltılarla play-off finali kaybetmişlerdi. Arkasından gelen üç sezonun ikisinde yine play-off oynadılar ama ufak farklar yukarıya çıkmalarını engelledi. En sonunda şanssızlık sona erdi ve kulüp bu sezon 1.Lig’e döndü.

 Beyaz Grup’un şampiyonu da ülkenin şanssız takımlarından Altay’dı. Kaybettiği play-off’lar ile ünlenen Siyah-Beyazlılar, bu sezon yeniden yükseldiği 2.Lig’de fazla kalmadı ve şampiyon olarak 1.Lig’e çıktı. Genç bir oyuncu grubuyla iki senede iki lig atlamak takdir edilesi.

Üçüncü takım ise play-off finali ile belli oldu. Liglerin sık sık düşen, sık sık çıkan, her ligi gören, her başarıyı ve başarısızlığı tadan takımı Sakaryaspor, mütevazı oyunculardan kurulu ama sponsor destekli Afjet Afyonspor ile karşılaştı. Kazanan Ege ekibi oldu. Birkaç sene önce amatör olan kulüp, şimdi Süper Lig’in bir adım uzağında.


2.Lig’den aşağı düşen altı takımın dördü güneyli ve batılı. İzmir’in iki temsilcisi Bucaspor ve Karşıyaka düşenlerden. Özellikle Karşıyaka’nın düşüşü sarsıcı oldu. 100 yılı aşan tarihine rağmen giderek karanlığa gömülen kulübün nasıl çıkış yolu bulacağı muamma. Onlar gibi birçok köklü takım, borç batağıyla alt liglere gitti ama Karşıyaka’nın bir farkı var. Diğerleri düşmeden kısa bir süre önce Süper Lig oynamışken Kaf-Kaf son 20 senede o ligin kapısından giremedi. 

Üç sezon önce Süper Lig’de yer alan Mersin İdman Yurdu o takımlardan biri. Akdeniz temsilcisi sadece bir galibiyet alarak alt ligin yolunu tuttu. Ligi de -26 puanla bitirdi. Aldığı -30 puanlık ceza, küme düşmeden daha yaralayıcıydı. Hatta yeni sezon öncesinde 3.Lig’de oynamadan amatöre bile gönderilebilir. Bucaspor da sezon başında -3 puanlık bir ceza almasaydı ligde kalmıştı. 

Neden kurulduğu şehirde büyük tartışma konusu yaratan ve taraftarı dahi olmayan Körfez Birlikspor, büyük ağabey Kocaelispor’un yanına 3.Lig’e döndü. Nazilli Belediyespor ve ligin ağırlığını kaldıramayan Silivrispor 2.Lig’e veda eden diğer takımlar oldu.
Manisaspor 2.Lig’de yalnız kalmayacak, zira Manisa Büyükşehir Belediyespor da bu sene 2. Lig’de olacak. 

Yol hikâyeleri ilginç. Manisaspor Süper Lig’deyken, onlar Bölgesel Amataör Lig’deydi. 2015’te 3.Lig’e yükseldiler. 2016’da son haftalarda ligde kaldılar. 2017’de play-off oynadılar ama sonunu getiremediler. Bu sezon ise 2.Lig’e çıktılar. 

Manisaspor ne kadar kötü yönetildiyse onlar o kadar istikrarlı geldi. Darıca Gençlerbirliği ve Uşakspor da yeni sezonda 2.Lig’de boy gösterecek diğer şampiyonlar oldu. Play-off’tan gelenler ise Tarsus İdman Yurdu, Bayrampaşa ve Ankara Demirspor... 3.Lig’den düşen dokuz takım arasında ise bir dönem Süper Lig oynayan Dardanelspor, Kayseri Erciyesspor, Aydınspor gibi takımlar var. Düştükleri yerden çıkmak, Şampiyonlar Ligi kazanmaktan bile zor! Geçmiş olsun…

Düşenlere ve çıkanlara bakınca zorlama gibi duran, klasikleşmiş ama ne yazık ki doğruluk payı yüksek bir çıkarım yapmak mümkün. Yanlışların alışkanlık olduğu düzende birkaç ufak doğru yapan kulüp (Afyonspor) yukarıya çıkabiliyor. Bu doğruların bir kısmı siyasi destek sayesinde olursa bir süre sonra çökebiliyor (Osmanlıspor) ama sabit bir düzene dönüşürse kalıcılık sağlanıyor.

 Üstelik sadece istikrarlı ve birbirine uygun bir kadro kurmak bile (Ankaragücü-Altay)  mutlu sona yetebiliyor. Fakat har vurup harman savurmak, üretime sırtını dönmek, taraftarın gönlünü hoş etmek için menajerlerin cebini hoş etmek (Gençlerbirliği-Karşıyaka) bir karanlık vaat ediyor. 

Düşen takımların büyük bir kısmı bu yapılarıyla geri dönebilecekmiş gibi durmuyor. Üretim ve kemer sıkma onlar için nedense veba gibi korkutucu! Geri dönmek için devlet desteği (belediye, vekil, bakan) arayacaklar, bulurlarsa belki bir şansları olacak.
İşte Türkiye’de profesyonel liglerin kısır döngüsü…