Ergun Babahan
Tem 04 2018

Dünya Kupası favorim Fransa

Siyahların damgasını vurduğu bir Dünya Kupası izliyoruz.

Irkçıların her alanda nefret kustuğu Afrika kökenli oyuncular Dünya Kupası’nda Avrupa takımlarının umudu oldu açıkçası.

En çarpıcı sonuç ise Fransa’da… Bağış Erten’in dün yazdığı gibi, ‘‘Fransa’nın yetenekleri zapturapt altına almaya çalıştıkça kabına sığmayan potansiyeli’’ var.

Mbappé’nin deparlarını, ani patlamalarını izlemek bile başlı başına bir keyif. Brezilya’lı William’da da benzer özellikler var ama Mbappé bir başka.

 

fransa

 

İki kadeh içince siyahi futbolculara nefret kusanlar şu anda, o oyuncuların performansları ile mutlu oluyor, gurur duyuyor. Doğru yönlendirilmiş bir spor kültürünün eğitici yanı bu olsa gerek.

Her takımın felsefesini gol yememek üzerine kurduğu futbol anlayışı Aykut Kocaman’ın yaklaşımının bir başka örneğiydi sanki. Kocaman’ın başlıca talihsizliği belki de elinde böyle patlamalar yapacak kabiliyette oyuncu olmamasıydı.

Fransa’yı taşıyan sadece hücum ekibinin gücü değil, müthiş savunmasıydı. Arjantin karşısında işi garanti görüp durmasalar, tarihi bir fark elde etmeleri içten bile değildi.

 

fransa

 

Fransa’dan sonra en beğendiğim takım ise Brezilya oldu. Samba’yı bırakıp takım oyununa dönmüş bir ekip görüntüsü verdi Brezilya. Hücum kadar savunmaya da önem veren, toplu hücum edip toplu savunan bir takım…

Hırvatistan, eleme maçlarının hayal kırıklığı idi açıkçası. Mücadele eden Danimarka karşısında ciddi zorlandılar ama penaltılarla üst tura geçmeyi başardılar.

Uruguay Amerika kıtasının bir başka sürprizi idi. Cavani’nin inanılmaz takımı Muslera’nın ekibini çeyrek finale taşıdı ama bundan sonrasına yetecek mi hep birlikte göreceğiz.

Neymar, Suárez gibi futbolcuların hakemleri aldatmaya yönelik hareketleri spor ahlakı adına utanç vericiydi. Bu isimlerin maçların kamera ile yakından izlendiğini bilmezden gelmesi, sandık başında istediğini yapan AKP’nin tavrına benziyordu açıkçası.

 

fransa

 

Japonya’nın inanılmaz enerjisiyle fizik dezavantajını avantaja çevirdiği, İngiltere’nin yine geleceğe yönelik bir ışık vermediği bu kupa, çok renkli, kapısı yabancıya açık Avrupa ülkelerinin güç gösterisine dönüştü bana göre.

Göçmen karşıtlığını çürüten, kapısını kendisi gibi olmayana açan ülkelerin sadece sporda değil, her alanda başarılara açık olduğunu kanıtlayan bir kupa izliyoruz.

Yüzyıllar önce Afrika’yı köleleştirenlerin siyahlar karşısında çaresiz durumda kaldığı bu kupa, şans verilen herkesin kabiliyetini sonuna kadar kullanabileceğini bir kez daha gösterdi dünyaya.

Dediğim gibi, kimi maçlar sıkıcı geçse de, çekişmeli ve favorisi olmayan karşılaşmalar izledik.

Ama benim bir favorim var, o da Fransa...