Kutay Ersöz
Haz 08 2018

Ronaldo ve Messi ile başlayan yeni yıldız modeli

Bundan 11 sene önce dünyanın en iyi futbolcusu Kaka Leite’ydi. Sene 2007’ydi; yani o yaz bir Dünya Kupası veya Avrupa Şampiyonası yoktu. Copa America vardı ama Brezilya’nın kadrosunda da Kaka yer almıyordu. Kısacası, Kaka’ya Ballon d’Or kazandıran onun Milan performansıydı.

2006-07 sezonunda Serie A ve Şampiyonlar Ligi’nde toplam 46 maça çıkmış ve 18 gol kaydetmişti. Ertesi sezon ise 38 maça 17 gol sığdırdı. Estetik ve yaratıcı bir orta saha oyuncusuydu. İzlemesi keyifli aynı zamanda verimli bir yıldızdı.

Rakamların ötesinde bir oyuncuydu ama istatistikleri de o yıllar için gayet idealdi. Fakat şimdilerde benzer rakamların hiçbir geçerliliği yok! Kaka veya başkası; 2018’de benzer istatistiklere sahip bir oyuncu herhangi ‘büyük’ takımın esas hücum gücü olamaz.

Bu algıyı değiştiren ikiliyi yakından tanıyoruz. Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi; 2008’den bu yana dağıtılan tüm Ballon d’Or’ları kazandılar. Futbolseverlerin bir kısmı bu hâkimiyetten rahatsız da oldu.

Mesela, 2013’te Bayern Münih’in kanat oyuncusu Frank Ribery’nin, 2010’da da Inter’in orta sahası Wesley Sneijder’in hakkının yendiğini savunanlar çok fazla. Haklı olabilirler. Fakat rakamlar başka bir adayın kazanma şansını yok ediyor.

Sneijder en iyi sezonunda yedi gol attı. Ribery ise 11’de kaldı. Ronaldo ve Messi ise her sezon yeni bir rekor kırdı. Sırayla son 11 sezondaki gol rakamlarını sıralayalım.

Ronaldo; 39, 22, 33, 46, 56, 46, 48, 58, 51, 37 ve 41…
Lionel Messi ; 16, 32, 42, 43, 64, 52, 36, 53, 32, 48 ve 40…

 

messi

 

Yan yana okununca etkisi azalabilir ama biraz durup düşününce inanılmaz sayılar. Mesela Messi’nin henüz 20 yaşında attığı 16 gol takdir edilesi bir rakam ama diğerlerinin yanında sönük kalıyor. Ronaldo’nun 22 golü ise en kötü senesi!

Üstelik bu sayılara kupa maçları ve milli takımlar dahil değil. Yani sadece yerel ligler ve Şampiyonlar Ligi gollerini hesaplıyor, hatta asistlerini de katmıyoruz. O kadar muazzam bir 11 sezon ki 40’ın altına düştüklerinde ‘bu sezon kötü’ yorumları dahi yapıldı.

Zaten bu rakamlar yüzünden Kaka Leite “Bu ödülü kazanan son dünyalı benim” demişti. Mizahi cümlenin gerçeklik payı da vardı. Sanki Ronaldo ve Messi futbolu bırakınca rakamlar normal seviyesine inecek gibi duruyordu. Bu bir geçiş dönemiydi. Dünya futbolunun görüp görebileceği en skorer iki oyuncu aynı döneme denk gelmiş ve rekorları, rakamları, kupaları paramparça etmişti. Sert bir kasırga gibiydiler. Onlar ortadan kaybolunca her şey eski haline dönecekti. Birçok insanın tahmini buydu.

Fakat futbol dünyası, kulüpler, teknik direktörler, diğer futbolcular bu etkinin geçmesini bekleyemezdi. Hayat devam ediyordu ve kazanmak için Ronaldo - Messi ikilisi ile baş etmek gerekiyordu. Onları ve onların sürüklediği takımları yenebilmek için onlarla baş edebilecek oyuncular üretmek lazımdı. Yani her maç gol atan, asist yapan, devamlı kaleyi düşünen, devamlı sonuca giden, 90 dakika boyunca durmayan oyuncular...

Mısır’dan çıkan Mohamed Salah, bu etkininin sonucu olarak bu sezon 43 gol attı. Harry Kane 2017 takvim yılının en golcü oyuncusu oldu. Lionel Messi 54, Ronaldo 53 golle sezonu kapatırken Kane çıtayı 57’ye çekti. Nispeten daha zayıf liglerde oynasalar da Edinson Cavani ve Robert Lewandowski, Ronaldo kadar gol attılar. 2015-16 sezonunda La Liga’nın gol kralı Messi ve Ronaldo’nun önünde 40 gol atan Luis Suarez’di.

Yani Ronaldo ve Messi futbol veda ettikten sonra onlardan miras kalan sayılarla devam edeceğiz, çünkü modern futbol, artık yeni bir oyuncu tipi talep ediyor. Yıkıcı, tahribat gücü yüksek, bozguncu... Bu oyuncu tipine sahip olamayan takımlar ve yeni talebi karşılamayan (üretemeyen)  ülkeler ise en yüksek arenada yetersiz kalacak.
 

messi

 

Kaka ile başlamışken başka bir Brezilyalı ile devam edelim. Pele, bugünlerin kuşağı için ‘Geveze bir ihtiyar’dan ibaret. Fakat onun da futbol sahasında yarattığı devrim çok başkaydı. Boşuna dünyanın gelmiş geçmiş en iyilerinden biri değildi.

Ondan önce yeşil sahalar tıknaz, göbekli, az koşan, atletik özellikleri kısıtlı oyuncularla doluydu. Alfredo Di Stefano’dan, Ferenc Puskas’a kadar eski dönemin tüm yıldızları sadece topla yaptıkları maharetlerle öne çıkıyordu.

Sonra Pele geldi! Topu aldı, herkes çalımladı, gol attı, kafaya çıktı, ikili mücadelelerde yıkılmadı, fit durdu, koştu. Sahadaki herkesten daha farklı olduğunu, elimizdeki az sayıda videosunda bile görebiliyoruz. O dönemin futbolcu talebi Pele sayesinde değişti. Brezilyalı’nın yarattığı etkinin ardından Ferenc Puskas gibi göbekli oyuncuların yaşam alanı daraldı. Modern yıldızlar, Pele’nin ürettiği yeni sporcu kimliğine uygun olarak ortaya çıktı.

Zaten Pele’nin dünya tarihinin en iyilerinden birisi olarak anılmasının sebebi de budur. İçinde bulunduğunuz durumu değiştirmek, oyunu dönüştürmek, pozisyonu yeniden tanımlamak gibi eylemler sizi unutulmaz kılar. Dünya tarihi birçok muhteşem futbolcu gördü ama devrimci futbolcuların sayısı çok azdır. Ronaldo ve Messi de onlardan…

Arkalarından yeni oyuncular gelecek, belki onların rekorlarını da kıracaklar. Fakat yolu açanlar olarak onların isimleri yazılacak.