Kutay Ersöz
Tem 02 2018

Süper Lig'de kartlar yeniden dağıtılıyor

Süper Lig’de üç takım küme düştü. Onlar, sezonun kaybedenleri. Bir kenara ayıralım. Geriye kaldı 15 takım. Galatasaray, sezonu şampiyon olarak bitirdi. Sezonun en büyük kazananını da denklemden çıkaralım. Geriye kaldı 14 takım. Bu 14 takımın da taraftarları, sona eren sezondan memnun değil.

Türkiye’de kazanırsan kralsın, kaybedersen hiçbir şey! Fakat saha içinde iş yapan profesyoneller var. Onlar bu oyunu oynuyor ve yaratıyorlar. Kafalarında başka düşünceler, daha uzun vadeli planlar var. Bazen şampiyon olamasalar da ellerindeki kıt kaynaklardan dolayı güzel bir sonuç elde ettiklerini düşünebilirler.

Zaten teknik direktörler, röportajlarında “Bize zaman ve istikrar lazım’’ demiyorlar mı? Daha iyisini başarabilmek için haklılar.

Fenerbahçe elindeki kadroyla sezonu ikinci bitirdi. Başakşehir bir kez daha ilk üçe girdi. Beşiktaş şampiyon olamadı ama Avrupa’da rüya sezon yaşadı. Göztepe ve Sivasspor lige çıkar çıkmaz yukarıyı zorladı. Kasımpaşa kısıtlı kadrosuyla kâbus görmeden sezonu geçirdi.

Kayserispor kötü bitirdi ama sezonun ilk yarısında lige renk kattı. Yeni Malatyaspor kötü başladı ama sonrasında olgun bir futbol oynayarak alkış aldı. Akhisarspor Türkiye Kupası’nı aldı. Antalyaspor ve Alanyaspor bir ara küme düşme hattına girdikleri sezonu kazasız bitirdi.

Kısacacı ligdeki takımların çoğu sezonun genelinde iyi işler yaptı. Fakat ne olduysa, sezon bittikten sonra oldu. Hemen her takım teknik direktör değiştirmeye başladı. Galiba sezondan kimse memnun değilmiş.

İkincilikten tatmin olmayan Fenerbahçe Aykut Kocaman’ı gönderdi. Doğrudur, Fenerbahçe her zaman yukarıyı hedefler. Fakat Sarı-Lacivertli takımın maddi yapısı yeni ve iyi bir teknik direktör getirmeyi zorlaştırıyordu.

Değişim kaçınılmazdı ama gerekli miydi?

Kocaman gerçekten ‘istenmeyen adam’ olmayı hak etti mi?

Aykut Kocaman

Trabzonspor’u dokuz puanla devralan, buna rağmen çıktığı maçların yarısını kazanarak takımı ilk beşe sokan Rıza Çalımbay, Trabzonspor’da istenmedi. Yerel basın haftalarca onu eleştirdi.

Yeni yönetim de ilk günden itibaren ona soğuk davrandı. Çalımbay gittikten sonra gelen isim ise Süper Lig’de son sekiz senede sekiz maça, bu sezon küme düşen Karabükspor ile çıkan Ünal Karaman oldu. Bu değişikliğe değer miydi?

Samet Aybaba, iki sezon önce Sivasspor’un başına geçtiğinde takım 1.Lig yolunda umutsuzdu. Önce ligi şampiyon olarak bitirdiler. Süper Lig’deki ilk sezonda da yedinci sırayı hak ettiler. Uzun vadeli bir birliktelik gözüküyordu. Hatta Aybaba, Altınordu projesinin mimarlarından Murat Dizdar’ı Sivasspor’a getirmeye ikna etti.

Fakat sezon bitince, Aybaba Bursaspor’a gitti. Son yılların en istikrarlı ve baskısız kulüplerinden birinden vazgeçerek, istikrarsız ve yoğun baskılı bir şehre ayak bastı.

Sivasspor ayrılan hocasının yerine Göztepe’den Tamer Tuna’yı getirdi. Sivasspor için mantıklı tercih. Fakat çok iyi iş çıkardığı Göztepe’de devam etmek yerine, yeni bir maceraya atılmaya karar vermesi çok ilginç değil mi?

Göztepe Başkanı Mehmet Sepil, sezon ortasında Tuna’ya sözleşme uzatmak için teklif yaptıklarını ama kendisinin kabul etmediğini söyledi. Tamer Tuna’nın Fitbol Dergisi’nin Mayıs sayısına verdiği röportajda en çok kullandığı kelimeler istikrar ve plandı! Çıkan sonuç ortada…

Kayserispor ile sezonun renkli teknik adamlarından Marius Sumudica‘nın arası çok iyiydi. Sonra bir şeyler oldu ve tatlar kaçtı. Geçen sezon son anda ligde kalan takım, elde ettiği dokuzunculuğu beğenmedi. Yeni sezonda eski teknik direktörleri Ertuğrul Sağlam direksiyonda olacak.

 

sag

 

Antalyaspor ise takımı ligde tutan Hamza Hamzaoğlu’nun görevine son verdi. Oysa Hamzaoğlu kalmak istiyordu. Yerine gelen BeIN Sports yorumcusu Bülent Kokmaz oldu. 2012-13’te İstanbul BB Spor ile küme düştü, ardından geçen beş senede üç Süper Lig galibiyeti yaşadı. Ne denir ki?

Konyaspor, takımı ligde tutan Sergen Yalçın’dan sezon bittikten bir ay sonra vazgeçti. Yerine Rıza Çalımbay geldi. Değişim olabilir ama bir aylık bekleyişin nedenini anlamak çok zor. Okan Buruk da Akhisarspor ile parada anlaşamadı.

Bir taraf genç ve başarılı hocasını kaybetti, diğer taraf genç yaşında UEFA Avrupa Ligi arenasına çıkma fırsatını... Erol Bulut, Yeni Malatyaspor’dan ayrılacak gibi oldu. Belki takımda kaldı ama o sallantı bile yersizdi. Neyse ki Kemal Özdeş Kasımpaşa’da, Mesut Bakkal Alanyaspor’da kaldı. En azından şimdilik…

Buradaki hamlelerin çoğunu anlamak zor.

Her takımın, kendi çapında iyi bitirdiği bir sezonun ardından bu kadar çok değişim biraz absürd değil mi?

Neden teknik direktörlerden bu kadar çabuk vazgeçiliyor, neden teknik direktörler bu kadar kolay istifa ediyor?

Bu kararlar alınırken kariyer hedefleri gözetiliyor mu?

Kulüplerin uzun vadeli planları var mı?

Yoksa her şey doğaçlama mı? Bilmiyoruz.

En azından iyi haberler de var. Süper Lig’e çıkan üç takım da teknik direktörleri ile yola devam edecek gibi duruyor.

Oysa eskiden çıkan takımlar hem teknik direktörlerini hem de tüm kadrolarını değiştirirdi. Sakin hareket edenler varmış. Biraz umut olur belki…

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar