Kutay Ersöz
May 25 2018

Süper Lig’de sezonun 11’i

Süper Lig’de 34 haftalık maraton sona erdi. Şampiyonluk yarışının nefes kestiği ama futbolun keyif vermediği bir sezondu. Üstelik sahadaki karşılaşmalar da zaman zaman ortalama gerginlik seviyesinin çok üzerine çıktı. Artık biraz rahatlama zamanı…

Saha içine geri dönelim ve sezonun en iyi oyuncularından bir 11 belirleyelim.

Öncelikle oluşturacağımız takım için bir taktik belirlemeliyiz. Bu sezon Süper Lig’de bütün takımlar 4-2-3-1 sistemini denedi. Her maç aynı taktikle oynamasalar da, tüm takımlar en az bir kere bu taktikle sahada yer aldı. Bizim de kuracağımız takım bu taktiğe uygun olacak.

Fernando Muslera sezonun son döneminde sahneye çıksa da, Volkan Demirel ligin en az gol yiyen kalecisi olsa da, Fabri 12 maçta kalesini gole kapasa da, Volkan Babacan A Milli Takım’daki yerini sağlamlaştırsa da yılın kalecisi zirve yarışında yer alan takımlardan birinin formasını giymiyor.

Sezonu altıncı sırada bitiren Göztepe’nin kalecisi Beto sezon boyunca istikrarını koruyarak meslektaşlarının önüne geçti. Portekizli kaleci kurtardığı penaltılarla da dikkat çekti.

Sezonun 20. haftasından oynadığı Trabzonspor maçında gösterdiği performans ise unutulmazlar arasına girdi. Beto, ayrıca yazın Portekiz Milli Takımı’nın Dünya Kupası kadrosunda da yer alacak.

Sağ bekimiz şampiyon takımdan; Mariano. Brezilyalı oyuncu özellikle sezon başında fırtına gibiydi. İkinci yarının başında düşüşe geçse de sezonun son bölümünde yine öne çıktı. Özellikle kritik Başakşehir sınavında sol ayağıyla attığı gol şampiyonluk yolunun en önemli adımlarından biriydi.

Sol bekte ise bir başka Brezilyalı var. Beşiktaş’ın tecrübeli oyuncusu Adriano, yılın 11’ine sol bekten girdi ama zaman zaman sağ bekte de başarıyla görev yaptı. Tecrübeli oyuncu sezon boyunca tüm kulvarlarda 36 maça çıktı. Maç sayısı biraz daha fazla olsaydı Beşiktaş’ın ligdeki yeri daha farklı olabilirdi. Zaten geçen sezon sadece ligde 31, tüm sezonda ise 45 maça çıkarak Beşiktaş’ın başarısında pay sahibi olmuştu.

Stoper ikilisinde bir tane tartışılan bir tane de tartışılmayan isim yer alıyor. Tartışılmaz olanı Beşiktaş’ın yaz sezonunda Real Madrid’den transfer ettiği Pepe. Portekizli stoperin vereceği katkı az çok tahmin ediliyordu ama vukuatlı geçmişi onun devamlılığını sorgulatıyordu.

Portekizli oyuncu, sezon boyunca sadece bir kırmızı kart (Türkiye Kupası / Fenerbahçe maçı) gördü. Ligde ise sadece dört sarı kartla cezalandırıldı. Fakat 35 yaşındaki oyuncu biraz fazla sakatlandı. Zaten sezonu da erken kapadı. Onu ligde 23 kez izleyebildik ama oynadığı hemen her maçta Beşiktaş savunmasına güç kattı.

Yeri tartışmaya açık olan isim ise Serdar Aziz. 27 yaşındaki stoperin performansına çok yakın olan isimler var. Takım arkadaşı Maicon veya Başakşehir’den Alexandru Epureanu akla ilk gelenler. Üstelik Serdar Aziz zaman zaman kritik hatalar da yaptı. Çok sık kart gördü (İki kere sarı kart cezalısı oldu), kendi kalesine goller attı, penaltı yaptırdı.

Fakat özellikle sezonun ikinci yarısında gösterdiği sertlik ve dirençle Galatasaray savunmasının toparlanmasını sağladı. Birçok kritik maçta rakip santrforları hareketsiz hale getirdi. Büyük maçlardaki performansı onu buraya taşıdı.

Orta sahanın merkezini belirlemek çok zordu ama yeri garanti olan isim Fernando’ydu. Galatasaray’ın Brezilyalısı sezonun en efektif merkez orta sahalarından biriydi. Skora katkısı çok düşük kalsa da oyunun her iki yönünde de sorumluluk aldı.

Zaman zaman hücumları başlattı, zaman zaman stoperlerin arasına girerek savunma hattını üçledi. Sakatlandığı dönemde Galatasaray çok zorlandı. Beşiktaş maçında ceza sahasına içine yaptığı koşuyla attığı gol sezonun mihenk taşlarındandı. Yanında ise Başakşehir’in kaptanı Emre Belözoğlu yer alıyor.

Tecrübeli oyuncu kariyerinin en iyi sezonlarından birini geçirmedi ama hâlâ bu ligin en iyilerinden. Üstelik maç sayısı da ortalamasının üzerindeydi. İki sezondur ligde 27’şer maç oynayan Emre, bu rakama en son 19 yaşında Galatasaray forması altında ulaşmıştı. Bu sezon da takımına üç gol ve dokuz asistle katkıda bulundu.

Başakşehir’den bir oyuncu daha kadroda. Orta üçlünün kenarlarından biri ligin asist kralı Edin Visca’ya ait. Visca, takım arkadaşlarına yaptığı 15 asistin yanında 9 kez de fileleri havalandırdı. Geçen sezon bu rakamları 8 gol ve 7 asistti.

Diğer tarafta ise şampiyon Galatasaray’a 10 gol 10 asistlik katkı sağlayan Garry Rodrigues var. Üstelik Garry 20 gollük katkısını sezon boyunca oynadığı maçların 14’üne dağıttı. Sezonun son bölümünde de adeta alev aldı.

Forvet arkasında ise özel bir oyuncu var. Galiba onu bu sezon ligimizde son kez izledik. Beşiktaş’ın kiralık yıldızı Anderson Talisca, iki sezonluk resitalinin finalini 14 gol ve 7 asistle yaptı. Burası Süper Lig 11’i ama Talisca’nın Şampiyonlar Ligi’nde attığı dört golü de unutmak olmaz.

Brezilyalı yıldız, şansını artık büyük denizlerde deneyecek. Cılız fiziği, istikrarsızlığı ve topla fazla oynaması oralar için soru işareti yaratsa da Süper Lig için her daim fark yaratan oyuncu olarak tarihteki yerini koruyacak.

Takımın forvetini seçmek ise çok kolaydı. Sezonu 29 golle noktalayan Bafetimbi Gomis sezonun en iyi forveti olmasının yanı sıra belki de en iyi oyuncusuydu.

Üstelik karakteri ile rakip taraftarların bile sevgisini kazandı. Ona yazılacak çok fazla cümle yok. O kadar tartışılmazdı ki muhteşem bir sezon geçiren Burak Yılmaz’ın bile bu listeye girme şansını yok etti.

34 haftalık maraton sonunda oluşturduğumuz ilk 11 böyle…

İtirazlar olacaktır. Mesela dikkati çeken ilk nokta, ligi ikinci sırada ve şampiyonun üç puan gerisinde bitiren Fenerbahçe’den herhangi bir oyuncunun bu takıma girememiş olması.

Aslında Josef de Souza, Hasan Ali Kaldırım, Roman Neustadter, Volkan Demirel gibi isimler kadroyu zorladılar ama son noktada elendiler.

İlginç olan; ligin mevkisinde en iyisi olan herhangi bir oyuncuya sahip olamayan bir takımın sezonu ikinci sırada bitirmesiydi.

O nedenle sezonun çok eleştirilen ismi Aykut Kocaman’ın hakkını vermek lazım. Belki de yılın teknik direktörü olabilirdi. Fakat o alanda da Fatih Terim bir adım önde. Ne de olsa devre arasında aldığı takımı (Her ne kadar liderin bir puan gerisindeyken devralsa da) şampiyon yapmak önemlidir ve kazananlar bireysel ödülleri de alır.

Futbol da tam olarak böyle bir oyun işte…

Bazı performanslar birbirine çok yakın olabilir. Hatta bazen bireysel performansınız rakibinizden çok daha önde olabilir. Fakat günün sonunda öne çıkanlar ve yıllar sonra akılda kalanlar her zaman kazananlardır.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar