Kutay Ersöz
May 18 2018

Video hakem ne kadar gerekli?

Video Assistant Referee (VAR) yani video yardımcı hakem sistemi geçtiğimiz hafta Türkiye’de ilk defa BB Erzurumspor ile Gazişehir FK arasında oynanan play-off maçında uygulandı ve tartışmaları da resmen başladı. Bu karşılaşmaya, alınan karara ve sonrasına döneceğiz. Fakat önce biraz geçmişe uzanalım.

IFAB (International Football Assocition Board), dünya futbolunda yaşanan hakem hatalarını azaltmak için teknolojinden yararlanmayı seçti ve geçtiğimiz yıllarda VAR uygulamasını hayata geçirdi. Uygulama birkaç pilot organizasyondan sonra dünyaya yayıldı. Bu sezon birçok ligde VAR uygulandı. Hatta uygulamayı yazın Dünya Kupası’nda da izleyeceğiz.

Uygulama hazırlık aşamasındayken olumlu tepkiler almıştı. Gerginlik düzeyi düşük hazırlık maçlarında test edilen uygulama, o günlerde geçer not almıştı. Hakem tartışmalarının en yoğun yaşandığı ülkelerden biri olan Türkiye de süreci en yakından takip edenlerdendi.

Zaten o günlerin Kulüpler Birliği başkanı Göksel Gümüşdağ da uygulama için çok ısrarcı olduğunu devamlı dile getiriyordu. Gümüşdağ, 2017-18 (yani hafta sonunda tamamlanacak olan) sezonunun ikinci yarısında uygulamanın devreye girmesi için çalıştıklarını belirtiyorlardı.

Fakat hem kamuoyunun yarattığı  ‘Sezon devam ederken kural değişmez’ talebi hem de çalışmaların eksik kalması nedeniyle uygulamanın sahaya inmesi ertelendi.

Bu arada dünya boş durmadı ve yeni teknolojiyi hem denedi hem de tartışmaya başladı. VAR’a ilgi duyanlar da var, karşı çıkanlar da. Karşı çıkanlar; uygulamanın zaten yüzde yüz doğruluğa ulaşmayacağını, buna rağmen video hakeme yönelmenin oyunun temposunu düşüreceğini savundu. Diğer kesim ise ne kadar çok hata düzeltilirse o kadar adil sonuç çıkar düşüncesiyle projeye destek verdi.

Avrupa halen bu konuyu tartışıyor. Yüksek temposu sayesinde dünyanın en pazarlanabilir ligi olan İngiltere bu sezon olduğu gibi, önümüzdeki sezon da VAR’a başvurmayacak. Diğer yandan Almanya, İtalya gibi ülkeler bu sezon VAR’a geçti.

Açıkçası ortaya çıkan durum hiç de iç açıcı değil. İtalya zaten tipik bir Akdeniz ülkesi, onlara tartışma için en ufak bahane yeterli. VAR’ın tartışmaları azaltmaması, biraz da onların toplumsal genleriyle alakalı.

Fakat Almanya için hiç öyle değildi. Daha önce hakem kararlarını minimum düzeyde tartışan ülke, VAR’dan sonra adeta kaosa sürüklendi. Sezonun 30. haftasında oynanan Mainz – Freiburg maçında VAR kararının ilk yarı bittikten sonra verilmesi ve takımların soyunma odasından geri çağrılması da bütün sezonun tuzu biberi oldu.

Uygulama henüz çok yeni. Aksaklıklar olması normal. Fakat Avrupa’da bile ortalığı yangın yerine döndüren bu uygulama Türkiye’de nasıl hayata geçecek merak konusu. İlk uygulamalar da tartışmaları sonlandıracak gibi durmadı.

Öncelikle 34 hafta boyunca VAR’dan faydalanmayan ligin, play-off maratonunda uygulamayı kullanması pek de adil durmuyor. Tabi TFF’nin yeterli hakem sayısına sahip olmaması (sonuçta video hakem bir robot değil, oraya da ayrıca hakem istihdam ediliyor) tüm sezonun pas geçilmesine neden oldu. Play-off zamanında maç sayısının azalması da TFF’nin harekete geçmesini hızlandırdı.

Tarihi pozisyon ise BB Erzurumspor- Gazişehir FK maçının 65. dakikasında yaşandı. Hakem Arda Kardeşler’in ‘devam’ dediği pozisyona ev sahibi ekibin oyuncuları tepki gösterdi. Bunun üzerine Kardeşler video hakeme başvurma kararı aldı. Pozisyonu izledikten sonra penaltı kararını verdi ve Erzurumspor penaltıdan attığı golle 3-2 öne geçti (Maç 4-3 sona erdi).

Açıkçası pozisyonu izledikten sonra futbolseverler de pek bir karar veremedi. Pozisyon biraz muğlaktı ve bu tip pozisyonlarda VAR’a başvurmak tartışmaları daha da büyütüyor. Futbol kuralları genelde yoruma açık oluyor ve o yüzden kesin kararlar verilmesi çok zor.

Zaten her şey net olsaydı her hafta sayısız futbol programında hakem kararları irdelenmez, tek bir pozisyonda birden farklı yorum yapılmazdı. O yüzden FIFA da Hakemlerin VAR’a kesin konularda başvurmasını istiyor, muğlak pozisyonlarda sahada verilen kararlarının arkasında durmalarını tavsiye ediyor.

Bu arada tekrar izlemeden hangi pozisyonun ‘kesin’ olacağını bilmek de pek mümkün değil. Belçika Ligi’nde geçtiğimiz hafta sonu oynanan Standart Liege - C.Brugge maçında benzer bir pozisyon yaşandı.

Birçok futbolsevere göre hakem yanlış verdiği kararı VAR’dan bir daha izledi ama yanlışından dönmedi. Zira pozisyon tartışmaya çok açıktı ama o zaman da “Neden VAR var?” ve “Kaybolan dakikalar ve tempo nasıl geri dönecek?” soruları akla geliyor.

Erzurum’daki maçta ise Türkiye’deki asıl sorunun teknoloji veya hakemler olmadığını gördük. Video hakeme başvuran Arda Kardeşler, pozisyonu çevik kuvvet kalkanları altında yorumladı. Sonrasında da ev sahibi ekibin lehine karar verdi.

Kararın doğruluğu veya yanlışlığı tartışılır ama hakemlerin sahadaki en önemli eksiğinin teknoloji olmadığı ortada. Özgüven ve rahatlık onların kolay kolay yanlarında bulamadıkları destekçileri. Haliyle hata yapmak istemeyen hakemlerin video hakeme sık sık başvurması da bizi bekleyen bir diğer tehlike. Almanya’daki tartışmaların kaynağında da bu nokta var.

Hata yapmak istemeyen hakemler sık sık VAR’a başvuruyor. Mesela Çin Ligi’nde oynanan bir maçta bariz bir penaltı için düdük çalan hakem, devamında VAR’a başvurdu ve kararını değiştirmedi. Fakat penaltı noktasının başında yaklaşık dört dakika beklemek zorunda kalan Ezequiel Lavezzi penaltı atışından faydalanamadı.

Peki ne olacak?

Dünya Kupası’nda doğacak tartışmalar, yerel liglerden daha fazla etki yaratabilir. Ne de olsa evrensel bir organizasyondan bahsediyoruz.  Turnuvanın ardından uygulamanın eksileri ve artıları bir kez daha masaya yatırılabilir.

Avrupa, geçiş sürecini bir şekilde atlatacaktır. Fakat galiba Türkiye’yi sıkıntılı bir dönem bekliyor. BB  Erzurumspor – Gazişehir FK maçında hakemle beraber video hakem bölgesine koşan futbolcular, maçın ertesi günü sosyal medyada hakemin kararını beğenmeyenler ve hakemin yanında kalkan çevik kuvvet kalkanları…

Teknoloji insanlığın hayatını kolaylaştırmak için var ama VAR Türkiye’deki hakemlerin işini biraz daha zorlaştıracak gibi.