Kutay Ersöz
Ağu 13 2019

Yeni sezon öncesi son durum

Süper Lig’de yeni sezon Cuma günü, Denizlispor-Galatasaray maçıyla başlayacak. Futbolseverler heyecan içinde ama heyecanın nedeni ligin başlayacak olmasından ziyade transfer haberlerin halen devam etmesinden. Üstelik transfer dönemi, sezonun başlamasının ardından üç hafta daha sürecek. O nedenle mevcut kadrolardan sezonun fotoğrafını çekmek bizi yanlış analizlere sürükleyebilir. Yine de ilk düdük çalmadan önce takımlarımızın son durumunu anımsayalım…

Sezonun en hazır takımı olarak Galatasaray’ı gösterebiliriz. Sarı-Kırmızılı takım zaten geçtiğimiz sezonu şampiyon olarak noktalayarak gücünü kanıtlamıştı. Süper Kupa’yı da listeye ekledi. Ayrıca transfer dönemini de verimli geçirdi. İlk 11’den Ndiaye ve Fernando’nun kayıpları önemli ve o bölgede halen bir eksiklik var. Forvette de Falcao ve Diagne özelinde belirsizlikler sürüyor. Hazırlık maçlarında alınan farklı yenilgiler de önemli bir işaret. Yine de şampiyonun çözülemeyecek sorunları yok. Yeter ki geçen sezonki gibi geç kalınmasın. Eksikler tamamlanır ve Şampiyonlar Ligi yıpratmazsa Terim’in öğrencileri yine şampiyonluğun en önemli adayı...

Beşiktaş taraftarları yazdan memnun değil. Burak’ın kaptanlığa getirilmesi ve Orhan Ak’ın teknik heyette olması tribünleri şimdiden kaynattı. Kampta yaşanan sakatlıklar da moralleri bozdu. Ayrıca transfer dönemi de durgun geçti. Fakat zaten Beşiktaş’ın çok fazla transfere ihtiyacı yoktu. Yani sessizlik çok korkutmamalı. Geçen sezon verim alınamayan bazı oyuncular (başta Oğuzhan) ağırlığını koyarsa sezonu güçlü bir şekilde geçirebilirler. Asıl önemli olan Avcı’nın yeni oyun sisteminin sancılarının ne kadar süreceği. Taraftarın tahammül sınırları sezonun kaderini belirler…

Fenerbahçe, geçen sezonun devre arası ile beraber toplam 15 transfer yaptı. Fakat halen kadroda yetersiz bölgeler var. Stoper hattını devre arasında yenileyen takım, geçtiğimiz hafta Zanka’yı da transfer etmesine rağmen halen takviye peşinde. Santrfor olarak Muriç önemli ama tek başına yetersiz kalabilir. Bu sezon da ‘yeni bir Fenerbahçe’ izleyeceğimiz kesin; ancak geçen sezon kadar kötü olmazsa da yine zirveden uzak kalınabilir. Avrupa’ya gidememek ise en büyük avantaj olacak. Fenerbahçe, 2013’te Ersun Yanal ile yine sezona ‘favori’ olarak girmemiş, hatta sezonun ilk maçını kaybetmiş ama Avrupa’dan yoksun geçirdiği sezonu şampiyonlukla noktalamıştı. Bu sefer de rakiplerin kayıpları camiayı ateşlendirirse zirveye ulaşabilirler. Aksi halde mevcut tablo yeterli durmuyor…

Trabzonspor geçen sezonki performansıyla, henüz Haziran ayından sezonun şampiyonluk adayı olmayı başarmıştı. Fakat takımın yıldızı Yusuf Yazıcı’nın Lille’e gitmesi özgüven kaybı yaşatabilir. Kilit nokta yeni yabancıların katkıları olacak. Özellikle hücumdaki Alexander Sörloth ve Donis Avdijaj en azından Hugo Rodagella’yı aratmamalılar. Savunma zaafları ise hem hazırlık maçlarında hem de Prag deplasmanında çok belirgindi.

Üç sezondur son ana kadar zirve yarışında kalan ama sonunu getiremeyen Başakşehir, bu yazın kapalı kutularından. Abdullah Avcı dönemi sona erdi, yerine eski yardımcısı Okan Buruk geçti. Yeni bir anlayışa geçeceklerinin sinyallerini verseler de Olympiakos karşısında sonuç alamadılar. Kadroları hâlâ iyi. Son dönemdeki sükseli transferlerine bu yaz devam etmediler ama nokta atış denilebilecek isimleri kadroya dâhil ettiler. Sezonun ilk beş haftası (içinde Fenerbahçe ve Beşiktaş maçları da var) onların hedefini daha net gösterecektir.

Ligin ‘diğerlerinde’ ise büyük değişimler var. Özellikle yeni yükselen Gazişehir FK, Denizlispor ve Gençlerbirliği kadrolarını baştan aşağı değiştirdiler. Ankara ekibi daha kaliteli kadrosu ve ligi bilen camiasıyla diğer ikisinden ayrılıyor. Fakat Gazişehir ve Denizlispor uyum problemi yaşayabilir.

Ligin eskilerinden ise özellikle Kayserispor, Alanyaspor, Rizespor ve Kasımpaşa yoğun bir transfer dönemi geçirdi. Bu takımların üçü (Kayserispor hariç) teknik direktörlerini de değiştirdi. Hazırlık maçlarında Alanyaspor fena görüntü çizmedi. Rizespor bu dörtlü arasında kadro kalitesi olarak biraz daha öne çıkıyor. Kasımpaşa ise Diagne’den sonra Trezeguet’i de satarak bir yandan güç kaybetti bir yandan da para kazandı. Ucuza alınan yeni yabancılar onların kaderini çizecek.

Fazla transfer yapmak uyum sorunu yaşatabilir ama kadroya gerekli takviyeleri zamanında yapmamak daha büyük sıkıntı yaratabilir. Antalyaspor ve Konyaspor gibi... Akdeniz ekibi geçen sezonun başında düşmenin en büyük adaylarındandı ama sezonu altıncı sırada bitirmişti. Bu yaz yine durgundular. Sadece Atıf Chahechouhe ve iki tane 2.Lig oyuncusu transfer ettiler. İlk 11’den ise önemli oyuncuları kaybettiler. İşleri zor gözüküyor ama geçen sezon bizi ters köşeye yatıran Bülent Korkmaz’a saygımızdan iddialı bir tahminden çekiniyoruz. Diğer yandan başkan Ali Şafak Öztürk’ün Avrupa hedefi de pek gerçekçi durmuyor. Konyaspor ile üçüncü dönemine giren Aykut Kocaman ise belki de kulüpteki en uzun uğraşını veriyor. Geçen sezon yaşanan sürpriz puan kayıpları onları Avrupa’dan etmişti. Bu yaz oynadıkları beş hazırlık maçında ise bir gol atabildiler. Öncelikli amaç savunmayı oturtmaksa o konuda fena değiller. Fakat Jahovic, Traore, Yatabare gibi oyuncular giderken, o bölgeyi sadece Bajiç’le doldurabildiler.

Yazın en çok izlediğimiz takım Yeni Malatyaspor’du. Sezonu erken açtılar, ardından Avrupa Ligi maçlarına çıktılar. Fena sonuçlar almadılar ama Belgrad deplasmanında şanssız bir 90 dakika oynadılar. Yine de lig için yeterli sinyaller verildi. Kadro çok kaliteli değil ama bir teknik direktör dokunuşundan (Sergen Yalçın) bahsetmek mümkün. En büyük sıkıntıları sezonu erken açmak olacak.

İki sezon öncesinde dikkat çeken performans sergileyen, ardından teknik heyeti ve kadroyu baştan aşağı değiştiren ama sezonu kötü geçiren Göztepe ve Sivasspor, bu sefer benzer bir hata yapmadılar. Kadrolara nokta transferler eklendi. Eğer hava yakalanırsa üst sıraları zorlayıp, Avrupa yarışına girebilirler. Sivasspor, Ajax ile berabere kalıp Cumhuriyet Kupası’nda Fenerbahçe’yi yenerek güven depoladı. Göztepe ise oynadığı dört hazırlık maçında da yenilmedi.

Ankaragücü yazı en kötü geçiren kulüptü. Transferler yetişmedi, kadro boşaldı, teknik direktör konusu bir muamma, ekonomik kriz ise çok net bir şekilde ortada duruyor. Hedef ligde kalmak olacak ama işleri oldukça zor.

Takımlarımızın son durumları böyle… Yine de bu satırlar ve görüşlerimiz en kısa sürede taca çıkacaktır. Öncelikle kadrolar değişmeye devam edecek. Fakat esas olarak futbolun öngörülemez özelliği bizi muhakkak haksız çıkaracaktır. Futbol topu sahanın içinde hareket etmeye başladıktan sonra binlerce farklı senaryo oluşacaktır. Ve ne kadar çok sürpriz yaşanırsa, oyun da o kadar ilgi çekici olur.

Kısacası tahminlerde yanılmak, hayatın başka hiçbir alanında bu kadar keyifli değil. İki buçuk aydır sabırsızlıkla beklediğimiz 2019-20 sezonu herkese hayırlı olsun…


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar