Kas 21 2017

Gar katliamı sanığı Türkiye'de tedavi edilmiş!

 

İSTANBUL- 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Tren Garı'nda 102 kişinin ölümüne neden olan terör saldırısının faillerine dair detaylar gelmeye devam ediyor. 

Saldırının planlayıcılarından olduğu iddia edilen firari sanık Edremit Türe'nin 2012 yılında, Kırşehir'de bir hastanede tedavi edildiği ortaya çıktı. 

Katliamla ilgili devam eden davaya eklenen yeni belgelere göre, firari sanık Türe yine aynı yıl El Kaide üyesi olduğu şüphesiyle polis tarafından takibe alınmış ancak yakalanamamış.

1 Haziran 2012'de telefonu teknik takibe, kendisi de fiziki takibe alınan Türe, 13 Haziran tarihinde oğlu ile görüşmüş. 8 Ağustos'ta ise Kırşehir'deki bir hastanede tedavi altına alınmış. 

Türe ile ilgili çeşitli iddialar da mevcut. HDP Adana ve Mersin il binalarına saldırı gerçekleştiren Savaş Yıldız, Türe'nin MİT adına çalıştığını iddia ediyor. Hatta, 8 Ağustos'ta Kırıkkale Emniyet Müdürlüğü, Kırşehir'de oğlu Veysel Karani'yi ziyaret eden Türe'nin yerini ve eylemlerini bildiren bir notu Kırşehir Emniyet Müdürlüğü'ne iletmiş. 

Tedavisinin ardından iki gün oğlunun evinde kalan Türe daha sonra şehirden ayrılmış. 

Türe'nin teknik takibi burada da bitmiyor. Yine aynı yılın Haziran ayında Türe, Suriye'de IŞİD lehine savaştıktan sonra Türkiye'ye bir diğer oğlu Hasan Tayip'i görmek için giriş yapmış. Edremit Türe buluşmanın ayarlanması için iki şahıs ile görüşmüş ve akabinde katliam sanığı Türe ile oğlu Hatay'dan Suriye'ye geçmiş. 

Edremit Türe daha sonra Suriye'de oğlu adına kayıtlı cep telefonu hattını kullanmaya başlamış. Yine Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı’na 14 Haziran'da bir yazı yollayarak Türe'nin Kırıkkale'ye giriş yaptığını bildirmiş.

Oğul Hasan Tayip, babasının Kırıkkale'ye gelişini yine örgütle irtibatlı olduğu düşünülen kişilerle paylaşmış.

Daha önce de saldırıyı düzenleyen canlı bombaların polis arama noktalarına girmeden ellerini kollarını sallayarak geçtiği ortaya çıkmıştı. 

Bombacıların polis aramasından geçmedikleri, MOBESE görüntülerinden alınan fotoğraflarla ortaya çıkmıştı. Bu fotoğrafların ardından görüntülerin kendisi de dava dosyasına girdi.

Ayrıca davada, sorumlulukları bulunduğu iddiasıyla Emniyet müdürlerinin yargılanması ile ilgili talep de geri çevrilmişti.