Murat Karayılan'dan Gare çağrısı

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, Türkiye’nin aralarında asker, polis ve MİT mensubunun bulunduğu 13 kişinin ölümüyle sonuçlanan Gare operasyonuna ilişkin konuştu.

Sterk TV’nin canlı yayınında konuşan Murat Karayılan, “Gare'ye yönelik bu saldırı son saldırıların zirvesi olarak planlanmıştı. Gare'de kalıcı olmak amacıyla saldırdılar. Orada esirlerin olduğunu da biliyorlardı. Bir şov yapmak istediler ama başarısız oldular” dedi.

Karayılan, Gare'de hayatını kaybeden 13 kişi için "Bağımsız heyetlerin gelmesi için çağrı yapıyoruz gelip bölgede inceleme yapsınlar" ifadelerini kullandı.

Karayılan’ın açıklamaları şöyle:

“Gare'ye yönelik saldırıda 15 arkadaşımız şehit oldu. Her bir destan yazdı. Onlara borçluyuz. Onlar fedakarlıklarıyla bu destanı yarattılar. Onların anısını yaşatacağız.

Gare saldırısı sıradan bir operasyon değildi. Devletin en tepesinde planlanmış ve aylarca hazırlığı yapılarak bu saldırı yapılmıştır. Bizimle Türkiye sömürgeciliği arasında altı yıldır çetin bir savaş yaşanıyor. Bu savaşı kazanamadılar ve krize girdiler.

AKP-MHP-Ergenekon ittifakı her açıdan krizde girmişti. Bu kış şartlarında bize yönelik bir saldırı yaparak bazı sonuçlar almak istediler.Hatta bazı sonuçlar elde ederek seçime de gidebilirlerdi. Son bir aydır Kuzey'de bize yönelik 10 operasyon yapıldı ama başarısız oldu.

Gare'ye yönelik bu saldırı son saldırıların zirvesi olarak planlanmıştı. Gare'de kalıcı olmak amacıyla saldırdılar. Orada esirlerin olduğunu da biliyorlardı. Bir şov yapmak istediler ama başarısız oldular.

Her açıdan kaybettiler. Kalıcı işgal yapmayı da beceremediler, her açıdan mantıksız bir operasyondu. 

Onlar bazı kış şartlarından faydalanmak istediler. Ayrıca bizimkiler kuzeye yönelik tedbir aldıkları için onlar Güney'den saldırdılar. Ama başaramadılar.

İlk adımları attıklarında arkadaşlarımız onları şiddetle vurdu ve orada tıkandılar. Onlar da tıkandıklarını anladıkları için insanlık dışı, korkakça yöntemlere başvurdular. Gaz kullanarak sonuç almak istediler.

Roboski'de insanlarımız nasıl talimatla öldürdülerse esirleri de öyle öldürdüler.

Biz hiç esirleri öldürmedik. Bu esirler için şimdiye kadar kimse bize başvuruda bulunmadı. Ama AKP-MHP izin vermedi. İHD çağrı yaptı ama çağrı ile sonuç alınmaz. Bu insanların sağ eve gitmesi için kimse bize başvuruda bulunmadı.

Bu insanların aileleri ve kamuoyu bilsin kimse bize başvurmadı. Biz evrensel hukuka uyuyoruz. Bizim arkadaşlar esirleri korumak için canlarını feda etti. Onları misafir olarak gördük. Bunun sorumlusu bu operasyona karar verenlerdir. Erdoğan ve Hulusi Akar'dır.

Bu saldırıda Duhok'lu bir insanımız da hayatını kaybetti. Onları yakın zamanda bırakacaktık, aslında bizim insanımızdı. Sorumluluğu bizdeydi ama ölümünden Türkiye sorumludur.

Biz açığız. Bağımsız heyetler gelip inceleme yapsın. Oraya gaz kokusundan dolayı henüz gidilmiyor. Bağımsız heyetleri davet ediyor. Arkadaşlarımızın cenazelerinden örnek alabilirler. Nasıl ve hangi silahlarla öldürüldüklerini tespit etsinler.

Bu insanların ölümünden biz değil devlet sorumludur. Bağımsız heyetlerin gelmesi için çağrı yapıyoruz gelip bölgede inceleme yapsınlar.

Kürt halkının özgürlük mücadelesi önemli bir süreçten geçiyor. Kürtler bazı kazanımlar elde etmiş bulunuyor. Ama başta Türk sömürgeciliği olmak üzere düşmanlarımız bundan rahatsız. Örneğin Türkiye ve Suriye on yıldır düşman ama görüşüyorlar. Irak ve İran'la görüşüyorlar.

Bu devletler anlaşamıyorlar, çelişkileri var. Ama buluştukları tek nokta Kürt karşıtlığı. Yine Türkiye içinde de farklı damarlar var. Bu kesimlerin birbirileriyle çelişkileri var. Ama altı yıldır birlikteler. Sadece Kürtler konusunda bir araya geliyorlar.

Kürtlere yönelik savaş durursa bu rejim çökecektir. Düşman içeride bize karşı bir olmuş. Diğer devletlerle öyle. O zaman biz Kürtler neden bir olmayalım?

Bu önemli süreçte biz Kürtler ulusal bir tutum almaz ve birlik olmazsak tarih bizi mahkum edecektir. En azından karşıt olmayalım.

Onların planı Kürt-Kürt savaşı çıkarıp Kürt halkını çökertmektir. Bazıları peşmergenin Türk elbisesi giyerek PKK'ye karşı savaştığını ve PKK'nin kızdığını söylüyor. Böyle bir şey yok. Kışkırtıp Kürt-Kürt savaşı çıkartmak istiyorlar.

Bu süreçte Kürtler arasındaki birlik çok önemli. Biz bunun deyince sanki sadece PKK'nin ihtiyacı varmış gibi yorumluyor. Hayır, hepimizin buna ihtiyacı var. YNK, Goran, Başur, Rojava tüm partilerin sorumluluğu vardır. Ama biz PKK ve KDP'nin sorumluluğu önemlidir.

Kürtler olarak bu önemli süreçte kendi aramızdaki sorunları çözmemiz gerek. Sorumlu bir yaklaşım gerek. Kürt siyaseti taktik değil stratejik yaklaşmalı. Dönem stratejik bir dönemdir.

PKK, KDP ve diğer tüm partiler olarak yapıcı yaklaşmamız lazım. Buna açığız. Düşman çelişkilerimizi derinleştirmek istiyor. Bazı provokasyonlar yapmak isteyeceklerdir. Onların hayali Kürtleri birbirine düşürüp kazanmak ve Kürtlere kaybettirmek istiyorlar."