Gazeteci Deniz Yücel: Erdoğan'ın sorumluluğunda işkence gördüm

Bir yıl boyunca hakkında iddianame hazırlanmadan cezaevinde tutulan ve ardından da serbest bırakılan gazeteci Deniz Yücel, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sorumluluğunda işkence gördüm" dedi.

Berlin Tiegarten Asliye Mahkemesi'nde, 'terör örgütü propagandası' suçlamasıyla yargılandığı dava kapsamında ifade veren Yücel, savunmasının tam metnini mahkemeye Türkçe olarak da verdi. Böylece çeviri hatalarının önüne geçilmesini sağladı.

Die Welt Gazetesi'nin Türkiye'deki muhabiri olarak çalışırken tutuklanan ve Silivri Cezaevi'ne konulan Yücel, fiziksel ve psikolojik işkence gördüğünü belirtti. 

Yücel savunmasında yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

"Ben, Silivri 9 No'lu cezaevinde üç gün boyunca işkenceye maruz kaldım. Belki Türkiye Cumhurbaşkanı'nın ya da yakın çevresinin talimatıyla, ama her hâlükârda onun tarafından hedef gösterilerek, onun sorumluluğunda işkence gördüm. Öyle ya da böyle yaşadıklarımın bir numaralı sorumlusu, Recep Tayyip Erdoğan.

3 Mart Cuma (2017) ve tekrar 5 Mart Pazar günü Cumhurbaşkanı'nın beni hedef göstermeye başlamasıyla, 6 Mart Pazartesi günü, beni avukat görüşüne götürmek üzere Mustafa Aydın isimli bir infaz memuru amirliğinde, altı gardiyan kapıma geldi. Üst aramayı, o ana kadar hiç karşılaşmadığım bir kabalıkla yaptılar. 'Vatan haini', 'Alman ajanı' gibi hakaretlerle hitap ediyorlardı. Cumhurbaşkanı’nın hakkımda sarf ettiği hakaretleri tekrarlıyorlardı."

Yaşadığı şiddetin dozunun her geçen gün arttığını kaydeden Yücel, "O günkü durum ise farklıydı. Yine aynı altı kişi gelmişti, eşyalarımı dağıtıyor, sakladığım birkaç gazete kupürünü - ki elimde o anda manevi değer taşıyan tek şey buydu - çöpe atmaya zorluyor ve yine küfürler savuruyorlardı. Ve hücrelerde, koridorlardan farklı olarak kameralar olmadığı için ayaklarıma tekmeler, göğsüme ve sırtıma atılan yumruklarla ilk kez darp edildim. Nitekim üçüncü gün şiddetin miktarı tekrar yükseldi ve yüzüme vuruldu ve kameraların olmadığı merdivenlerde, duvara itilip kafama atılan yumruklarla darp edildim" diye konuştu.

Gözaltı kararından sonra kendi isteğiyle teslim olduğunu dile getiren Yücel'in savunmasının satırbaşları şöyle:

"120 kişiye tek bir duşun düştüğü bir ortamda, yedi metrekarelik hücrede bir-iki kişiyle tam 13 gün tutuldum. Her gün rapor almak üzere hastaneye götürüldüysem de, oradaki hekimlerin çoğu yüzüme bakmadan 'Darp var mı?' diye sorup geçmek istediler. Bu kötü koşullarda rahatsızlandığımda muayene edilmek için mücadele vermek zorunda kaldım.

Ben, yaptığım işin neden genel gazetecilik standartlarına uygun olduğunu, burada açıklayarak kendimi küçük düşürmeyeceğim, onurumla ve vicdanımla sarf ettiğim emeğe saygısızlık etmeyeceğim, haberlerimi, izlenim ve köşe yazılarımı hukuk nezdinde savunma mecburiyetindeymişim gibi davranmayacağım. Gazetecilik değil, gazeteciliği suç saymak suçtur."

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz