Mar 07 2018

29 sanıklı Aksoy-Taş, Zaman davasında karar duruşmaları

19'u tutuklu 29 sanıklı Zaman Gazetesi Davası'nda karar aşamasına gelindi. 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 'örgüt üyeliği,' ve 'darbeye teşebbüs' suçlamalarıyla yargıladığı, aralarında Atilla Taş ve Murat Aksoy'un da bulunduğu gazeteciler hakkındaki karar öncesi, sanıkların esas hakkındaki savunmaları dinleniyor.

Zaman Gazetesi köşe yazarı Hanım Büşra Erdal'ın beyanı ile devam edilen duruşmada, Erdal, Pensilvanya'ya kendi isteğiyle gittiğini ve Zaman Gazetesi'nde emeğiyle yer aldığını söyledi. 

Erdal karar öncesi son beyanında şunları söyledi:

"1.5 yıllık yargılamanın ardından adil yargılandığımı düşünmüyorum. Sadece mesleğim değil, hayatım, düşünce ve ifade özgürlüğüm de yargılama konusu. Hukuk mezunuyum, hâkim olmayı kabul etmedim. Nasıl devlet tahakkümünden kaçtıysam, cemaat tahakkümünden de hep kaçtım. Sadece emeğimle Zaman gazetesinde yer aldım. Bütün yöneticiler kaçmışken muhabirlerin tutuklu olması adaletsizlik. Ergenekon hakkındaki kitabımın en büyük tanıtımını sosyal medyada bizzat AKP milletvekilleri ve yöneticileri yaptı. Ergenekon davasını izlerken gazetecilik yaptım. “Süper savcılardan” bahsetmedim.

Ayrıca kitleleri etkileyecek bir rolüm yok. Zaman sadece cemaat gazetesi değil, 13.5 yol çalıştığım yasal bir gazeteydi. Aşçısından şöförüne herkesi tanıyordum. 15 Temmuz daha yaşanmamışken, 13.5 yıl çalıştığım kuruma sahip çıkmak terör eylemi değil, ekmeğine sahip çıkmaktır. Kaçan yöneticiler kayyumlarla kavga çıkarırken ben aracılık yaptım. Kaçacaklarını bilseydim gazetede görev almazdım.

Pensilvanya’ya sadece şahsi isteğimle gittiğim mesajlaşmada görülüyor. Mesajlaştığım kişi Zaman’ın yasal olarak görev yapan New York temsilcisidir. Bırakın darbeye destek olmayı, darbe kelimesine alerjisi olan bir insanım. Darbe karşıtlığı konusunda “darbeye karşı 70 milyon adım” derneğinde aktivizm yapmış biriyim. 15 Temmuz gibi korkunç bir eylemi destekleyemem. Mahkemeniz ne hüküm verirse versin saygın bir vatandaş olarak yaşamayı sürdüreceğim. Bedel ödediğimi düşünüyorum. Tahliyemi talep ediyorum."

Bir diğer gazeteci Hüseyin Aydın ise şu beyanda bulundu:

"Mütalaayı okuduğumda iddiaların şüphenin ötesine geçemediğini görüyorum. Örgüt üyeliği suçlamasına katılmıyorum. Bu suçu nasıl, nerede, hangi saiklerle işlediğim anlatılmamış. İddia makamına sormak isterim: Benim hiyerarşik yapıdaki yerim, konumum, bana verilen görev nedir? İddianamede Said Sefa olduğu iddia edilen Fuat Avni örgüt yöneticisi olarak gösteriliyor. Ama ondan aldığım bir talimat yok. 20 ay boyunca bu soruların cevabını bekledim. Bir cevap alamadım. Cihan Haber Ajansı’nda 2007’de çalışmaya başladım. Kapısında “örgüt üyesi olmayan giremez” gibi bir tabela yoktu.

Habercilik dışında bir şey yapmadım. Devlet işten ayrılana kadar maaşımdan vergi aldı. Habercilik dışında bir şey yapmadım. Devlet işten ayrılana kadar maaşımdan vergi aldı. İddianameye 11 tweetim konmuş. Savcılığın algı operasyonu yaptığımı somut olarak delillendirmesi gerekmez miydi? Hesabım gizli değildi. En son takipçi sayısı 7 bin civarıydı. RT sayısı 5’i geçmiyor. Böyle nasıl algı yapabilirim? Cımbızlayarak topladığınız 5-10 tweetle herkesi iki sene yatırabilirsiniz. Bunu kabul etmemeliyiz. Duygu sömürüsü hiç yapmadım. Ama kaç kez “Allah canımı alsın” diye dua ettim. Her nefes alışınızda acı çekiyorsunuz. Eşinizin hatıraları çivi gibi batıyor. Eşim ve kızımla görüşten beni çekip götüren gardiyana içimden direnmek geliyor. Gerçekten bu kurumlarda çalıştığım için çok pişmanım. Suç işlemedim, buna dair bir delil yoktur. Takdir sizin."

Beyanların ardından savcı mütalaasında,, Murat Aksoy, Gökçe Fırat ve Muharrem Tanık'ın 'örgüte yardım' suçundan cezalandırılmasını isterken, Fırat'ın tahliyesini talep etti. 

Kalan 23 sanığın ise, örgüte üyelik suçlamasından cezalandırılmasını talep eden savcının talebinin ardından karar bekleniyor.

21 gazetecinin, 31 Mart 2017'de tahliye edilmesine karar verilmiş ancak salıverilmeden bu kez, 'darbeye teşebbüs' ve 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçlamalarıyla yeniden tutuklanmıştı.

Savcı aynı zamanda, sanıklara isnat edilen bu suçtan beraatine karar verilmesini de istedi.

İki gün sürecek duruşmada yarın kararın verilmesi bekleniyor.