Oca 02 2018

Çikolata tarihe karışabilir, bilim insanları kolları sıvadı

Çikolata tatlılar listesinin en zirvesindeki yerini her daim koruyor. Çikolatanın insanları mutlu etmesinin nedeni kimyasal; çikolatada doğal olarak oluşan 300’ün üzerinde kimyasal madde var. Bunlardan biri phenylethlyamine (feniletilamin) - bu bize uyarılmışlık hissi ve heyecan vermekle beraber, kalp atışlarımızı hızlandırıp bizi mutlu kılar. Aşık olduğumuzda da aynı enzim salgılanır.

Çikolata sevenler için kötü bir haber var; çikolatanın hammadesi olan kakao bitkisi önümüzdeki 40 yıl içinde yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) tarafından hazırlanan bir rapora göre, kakao tohumlarının hasat edildiği kakao bitkisi yaşamakta zorlanıyor ve 40 yıllık bir ömrü kalmış olabilir.

Ekvatordan yaklaşık 10 derece kuzey ve güneyde yetişen kakao bitkisi, bol miktarda yağış içeren, nemli iklimlerde ve nitrojen bakımından zengin topraklarda - kısacası çok özel koşullarda yetişiyor. Genel olarak, dünyadaki çikolata hammaddesinin yarısından fazlası Fildişi Sahili, Gana ve Endonezya'da yetişiyor.

Kakao bitkisi

NOAA raporunun sonuçlarına göre, küresel ısınma, bu bitkinin yaşamını sürdürmesi için gereken koşulları ortadan kaldıracak ve kakao bitkisinin yetiştiği 290 bölgenin yüzde 90’ından fazlası bu bitkinin yetişmesine uygun olmayacak. Raporda, üreticilerin yeni plantasyonları, yabani hayatın sığınma yeri olan dağlık bölgelere taşımak zorunda kalabileceklerinin altı çiziliyor.

Londra merkezli araştırma şirketi Hardman Agribusiness'den Doug Hawkins yaptığı açıklamada, "Tüm işaretler önümüzdeki birkaç sene içerisinde 100 bin ton çikolata açığı olabileceğini gösteriyor" dedi ve ekledi ‘’Bu, özellikle batıdaki insanlar için büyük bir endişe kaynağı; çünkü, sıradan bir batılının yıllık ortalama çikolata tüketimi 286 adeti buluyor."

Business Insider'a göre, kakao bitkisinin genetik modifikasyonu bu soruna bir çözüm olabilir.

Çikolata üreticisi Mars, genetik mühendisliği fikri ile hammaddelerin kullanışlı kalmasını kılabilmek için kolları sıvadı. Milyar dolarlık şirket, karbon miktarını azaltmak için 1 milyar dolar kaynak ayırdı ve bu planın bir parçası olarak Kaliforniya'daki UC Berkeley'de bir grup genetik mühendisiyle çalışıyor.

Araştırmacılar, kakao tohumlarını değiştirmek için yeni gen düzenleme teknolojisi CRISPR-Cas9 kullanarak onları daha kuru şartlarda hayatta kalacak kadar dayanıklı yapmayı hedefliyor. Önemli DNA parçalarının bulunup değiştirilmiş DNA parçaları ile değiştirildiği bu teknik daha önce bitkileri karanlıkta parlayan veya oldukça duyarlı sensörlere dönüştürmek için kullanılmıştı.

Eğer bilim insanları kakao bitkisinin DNA'sını değiştirmekte başarılı olursa, bitkileri yerlerinden sökerek, dağlara taşımaya gerek kalmayabilir ve bitkiyi etkileyecek problemlerin önüne geçilmiş olunur.