Washington'da yerel ve federal yönetimler protestolar üzerinden tarihi bir güç mücadelesine başladı

Washington DC Belediye Başkanı Muriel Bowser, federal güçlerin Lafayette Parkı'na geri dönmesini ve ilk taleplerinin de federal ordu mensuplarının Washington D.C. eyaletinin dışına çıkması olduğunu düzenlediği basın toplantısında Perşembe sabahı açıkladı.

Washington D.C.'nin Belediye Başkanı Bowser, polis şefi ile yaptığı basın toplantısında şehirde geçtiğimiz iki gün içinde artan asker görüntülerini yorumladı ve yine askerlerin şehir içine doğru ilerlemesiyle ilgili sorulara cevap verdi. 

Bowser'in basın toplantısında kendisine yöneltilen federal hükümet ve güçleri ile ilgili sorulara çok dikkatle cevap verdiği gözlerden kaçmadı. 

Washington, D.C.'nin ABD devlet yapılanması içinde istisna bir statüsü var. Bir taraftan resmi olarak eyalet değil ama kendi belediye başkanı, meclisini kendi seçmenleri seçiyor. Bununla birlikte DC'nin Meclisinde geçen yasaları, aynı şehri paylaşan ABD Kongresi veto edebiliyor. 

Washington DC'nin valisi yok. Belediye Başkanı aynı zamanda yürütmenin de başı. Şehirde hukukun uygulanması gücü kendisinde. Bütçesini ise her yıl ABD Federal Kongresi onaylıyor.

Federal Devlet tarafında ise ABD Adalet Bakanı William Barr'ın şehrin güvenliği ile ilgili kararları aldığı biliniyor. Barr, Trump'ın kullandığı 'sokakları domine' kelimesini kullanıyor. Federal güçleri mümkün olduğunca yüksek sayıda şehire yayıyor.

Bowser, toplantıda şu an yaşanan durumun geçmişte daha önce yaşanmadığını belirtti. Diğer taraftan, sözlerinde Washington, D.C.'yi 'eyalet' olarak tanımladı. 
 
Bu durum, Washington, DC'de daha önce görülmemiş bir yerel ve federal hükümetler arası çatışmayı da beraberinde getiriyor.  

Demokrat oy veren çoğunluklu Washington DC'nin Demokratik Partili Belediye Başkanı Bowser, LaFayette Parkı'nın etrafına dün yeni eklenen yüksek bariyerleri de eleştirdi ve bunların kaldırılarak o parkın bütün vatandaşlara açık olması gerektiğini söyledi.

LaFayette Meydanı'nın önündeki barışçıl protestolar, 1 Haziran akşamı güvenlik güçleri tarafından sert bir şekilde 'temizlendi' ve o zamandan beri de Trump yönetimi büyük bir eleştiri yağmuru altında. 

Trump'a zaten tahmin edilebileceği gibi Demokratik Parti figürlerinden ve seçmeninden büyük bir tepki var. Ancak Cumhuriyetçi veya partilerüstü askerlerden gelen tepkiler dikkatle izleniyor. 2 Haziran'da eski genelkurmay başkanı Mike Mullen ve 3 Haziran günü de Trump'ın ilk savunma bakanı ve dört yıldızlı emekli general James Mattis'in Trump'a karşı verdikleri sert tepkiler dikkat çekmişti.

4 Haziran günü de Senato'nun Cumhuriyetçi İstihbarat Komisyonu Başkanı Chuck Grassley, Trump'ın, Dışişleri Bakanlığı Bağımsız Müfettişi'ni neden kovduğunu açıklayıncaya kadar Beyaz Ev'den gelen bütün atama önerilerine veto koyduklarını açıkladı.

Senato'daki Utahlı Cumhuriyetçi Senator Mitt Romney ise dünkü Mattis'in sert yazısını, 'şoke edici ve çok güçlü' olarak tanımladı ve "Kararına saygı duyduğum Amerikalı bir vatansever" diyerek selamladı.

Beyaz Ev'deki federal hükümet protestolara karşı sert tavır almışken, aynı şehrin Demokratik belediye başkanı Bowser, protestocuların su ve diğer ihtiyaçlarını karşılaması için şehirde merkezler oluşturdu.

2 ve 3 Haziran günlerinde Beyaz Ev'in önündeki Lafayatte Park'tan 7 blok ötedeki L ve 16. Cadde ile L ve 15. Cadde ve çevresindeki caddeleri askeri ciplerle kesen ordu mensuplarının, Belediye Başkanı Bowser'in karşı çıkması üzerine 4 Haziran günü Lafayatte Parkı'na geri döndükleri görüldü. 

Zira perşembe sabahı yaptığı basın toplantısında Belediye Başkanı, "Federal varlıkların, federal binalardan (Beyaz Ev ve çevresindeki Lafayatte Park federal alan) dışarı taşması durumu hakkında hepimiz çok endişeliyiz. Ve (federal güçleri) geriye çekilmeleri adına onlarla beraber çalıştık" dedi. 

Gördüğünüz gibi Bowser çok muğlak bir dil kullanmayı seçiyor ve Beyaz Ev'de kontrol edilemez gibi görünen Trump ile de doğrudan bir kavgaya girmemeye çalışıyor.

Bunun yanında günlerdir sosyal medyada şehrin farklı yerlerinden gelen fotoğraflarda ulusal muhafızların yanında tam olarak ne tür güvenlik güçlerinin konuşlandığı hakkında da berrak olmayan bir bilgi akışı var.

Kimi askeri polis, kimi 102. Airborne Bölüğü, kimi park polisi, kimi normal polise mensup olduğu iddia edilen güçler dışında kimliği bulunmayan ve ne tür güçlere mensup olduğu anlaşılamayan ama silahlı güvenlik kuvvetleri caddelerde dolaşıyor.

 

Bowser ile birlikte basın toplantısına katılan DC Polis Şefine protesto hareketlerinin ne kadar süreceği de soruldu. Şef, bu soruya cevabının olmadığını ve mümkün olduğunca barışçıl protestoculara ev sahipliği yapılacağını kaydetti. Şimdiye kadar hiçbir DC polisinin yaralanmadığını ve hiçbir DC emniyet binasının zarara uğramadığını söyledi.

Protestoların ne kadar süreceği bilinmese de, son iki gündür düzenlenen protestoların talan girişimleri yapmadığı gözlendi ve 2 ile 3 Haziran akşamları protestoculara, sokağa çıkma yasağının başladığı saatten sonra dahi ne tutuklama uygulandı ne de şiddet.

4 Haziran günü akşamı itibariyle yerel hükümetin, federal güçleri Lafayatte Parkı'na geri gönderdiği görülüyor. Bununla birlikte başkentteki durum hızla değişebilir izlenimi veriyor. 

Savunma Bakanlığı yetkilileri ise, 82. Bölük'ten katılan 1300 askerin 700'ünün kendi üslerine gönderdi. 82. Bölük, daha birkaç ay önce Irak'ta, İran destekli isyanları bastırmak için Bağdat'a indirilen ABD ordu güçleriydi.


 ©️ Ahval Türkçe