Oca 20 2018

Esnaf lokantalarında farkında olmadan zehirleniyor muyuz?

Son dönemde Soner Yalçın’ın son kitabı “Saklı Seçilmişler”de anlattığı, yiyeceklerde domuz katkısı olduğu yolundaki iddia tartışma yaratırken, salataya sıkılan limondan nar ekşisine, köfteden sucuğa kadar birçok üründe vatandaşın restoranda yediği yemek konusunda aldatıldığı öne sürülüyor. 

Sefer Levent, Hürriyet’teki yazısında dile getiriyor bu konuyu. En büyük hilenin ise yemeklerde kullanılan yağlarda olduğunu söylüyor. “Zeytinyağı yerine soya yağı, tereyağ yerine ise tereyağı aroması kullanıldığını biliyor muydunuz?” diye soruyor sonra konuya dikkat çekmek için. Bu “aldatmaca”nın özellikle büyük şehirlerdeki esnaf lokantalarında lüks restoranlarda yapıldığından bahis açarak hem de...

Bu lokantalarda Yemek fabrikalarında üretilen yemeklerin satıldığını belirtiyor Levent. 

Peki sağlıksız mı yemek fabrikalarındaki yemekler? 

Defalarca ısıtılmamamasına ve gerçekten sağlıklı ürünler kullanılmasına bağlıyor bunu Levent. 

Piyasadaki lokantalarda 3-5 TL’ye bile köfte bulmak mümkün. Ancak köfte yapılacak etin kilosu 50 TL’ye dayanmışken 3-5 TL’ye köfte nasıl satılır? sorusu akla geliyor. 

Ve cevabını şöyle veriyor Sefer Levent:

“Kasaplarda elde kalan sinir, yağ, bozulmaya başlamış et, kıyma, tavuk göğsü vs alınıyor. Bunlara karmin denilen gıda boyası ekleniyor. Tüm bunlar kıyma makinesinden geçiriliyor. Neredeyse normalde hiç et olmadan elde edilen bu sahte kıymaya bir de köfte harcı katılıyor. Sonuçta vatandaşa köfte adı altında son derece sağlıksız ürünler sunuluyor.”

Sucuk, Türkiye’de en çok tüketilenlerin başında geliyor lezzetiyle. Birçok restoranda etiketsiz kasap sucuğu diye sucuklar servis ediliyor malum. Ancak kıyma makinesinden geçirilip içinde et olmayan sahte kıyma ile sucuk dolumu yapıldığına vurrgu yapıypr Levent ve ucuz sucuktan kaçınılması gerektiğini ifade ediyor.

Peki ya şişler ve kebaplarda durum ne?

Meğerse bazı restoranların kuzu şiş yerine baharatlarla terbiye ettikleri hindi etini kullanılıyormuş.Adana-Urfa kebapların içine katılan sakatatlar, soya kıymaları katılıyormuş. Anlaşılmasın diye de katılan katkı maddeleri ve baharatları ile iş kotarılmaya çalışılıyormuş.

Esnaf lokantalırının tercih sebebi olan ve bizim “ev yemekleri” olarak da bildiğimiz sulu yemeklerde ise kullanılan yağların pek iç açıcı olmadığına dikkat çeken Levent, “Ne yazık ki yemekleri lezzetli hale getirmek için kullanılan lezzet katkılarıyla, koku katkılarının kullanıldığını söylemem gerekiyor. Tabii bu katkı maddeleri sayesinde o yemeğin tutkunu haline geldiğinizi de…” diyor.