Gökhan Bacık: Cemaat’in fikirleri Türkiye’de iktidarda

Ergun Babahan ve Gökhan Bacık bu hafta Aydın Engin’in yazısından yola çıkarak Gülen Cemaati'nde bir çatlama mı var, bireyin öne çıkışına mı tanıklık ediyoruz konusunu konuştular.

Dinlemek için ▶️ tuşuna basınız.

 

Fetullah Gülen de sonuçta kendi kitlesini, kendi inandığı doğrultuda eğitmek, yönlendirmek ve şekillendirmek isteyen bir dini lider. Cemaat şu anda büyük bir devlet baskısı altında ve Yahudilerin tarihi göçüne benzer bir hareket yaşıyor. Yurtdışına çıkan cemaat mensuplarında yönetimi sorgulayan bir kuşak öne mi çıkıyor?

Bacık, ana gövdenin yerinde durduğunu ancak bireysel kimi çıkışlara tanıklık ettiğimiz görüşünde: “Hatta bana sorarsanız, köklere dönelim diyen kesimle modernleşmeci kesim arasında bir gerilim var.”

Bacık, cemaat yönetiminin bir değişime olumlu bir yaklaşım göstermediğini ve ideolojik duruşunda bir değişiklik yapmadığını ve bunun da bireysel kopmalara yol açtığına işaret etti ve göç edenler arasında ciddi bir bireysel aydınlanmaya tanıklık ettiğinin altını çizdi.

Cemaat’in ana gövdesinin AKP gibi bir trol kitlesine sahip olduğuna dikkat çeken Bacık, hareketin iktidarına yönelik her eleştirinin bu kitle tarafından komplo teorileriyle karalanmaya çalışıldığına vurgu yaptı.

İslami hareketlerin totolojik mantığı olduğunu belirten Gökhan Bacık, her sonucu “Burada bir hikmet var” sözüyle açıklayıp ikna etmeyi başardığını, bu açıdan AKP ile Gülen hareketi arasında fark olmadığını söyledi.

Bacık, Gülen Cemaati'nin durumunu 12 Eylül sonrası MHP’ye benzeterek “kendisi cezaevinde ama fikirleri iktidarda sözüne benziyor” dedi ve ekledi:

“Cemaatin merkezinin şunu anlaması gerekiyor: İnsanlar cemaate vakitlerini, paralarını verdi. İnsan bu kadar verdiği bir yerle ilgili hayal kırıklığı yaşadığında bunu dile getirmek ister ama İslam ve Doğu toplumlarında eleştiri kültürü de yoktur. İyi bakılmaz eleştiriye. Buradaki sorun şudur, bireysel kopmalar ve eleştiriler gelecek ama Cemaat’in merkez yapısı değişmeyecektir.”

Bacık’ın Cemaat’e yönelik en ağır eleştirisi ise şöyle oldu:

“Cemaat’in merkez yapısının fikirleri bugün Türkiye’de iktidarda. Osmanlıcılık var, milliyetçilik var, Abdülhamid hayranlığı var. Cemaat’in Nurcu-Gülenci geleneğin klasik bakışı açısından böyle. Samanyolu dizileriyle Abdülhamid-Payitaht dizisi arasında bir fark olduğunu düşünmüyorum. Kadına bakışa, Osmanlı haremine bakışı… Bir fark olduğunu düşünmüyorum. Erkek egemen topluma bakış, fark olduğunu düşünmüyorum. Aynı şekilde Ermeni meselesinde bakışta AKP’nin bakışıyla Cemaat’in bakışı arasında bir fark olduğunu düşünmüyorum.. Hatta içkin Batı karşıtlığı Cemaat’in bu kanadında devam ediyor.”

Gidişat’ta Ankara’da polisin cinsel tacizine uğrayan başörtülü protestocu kız, devletin olaya tepkisi ve toplumun sessizliği de ele alındı. Muhafazakar kesimin suskunluğu İslam’ın Anadolu toplumunda ahlaki iflası anlamına mı geliyor? Ahlaki değerlerinden uzaklaşmış bir din sadece ritüellere mi indirgenmiş oluyor? Polisin bu olaya tepkisi devlet için uzun vadede ne riskler içeriyor.

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.