Ahmet Dönmez Atlanta dolandırıcılık olayında Gülen'in verdiği tepkiyi açıkladı

Bir süre önce Gülen cemaati içindeki 'Abi Oto' ve California dolandırıcılık olaylarını araştırarak kaleme alan gazeteci-yazar Ahmet Dönmez, son olarak cemaatin üst düzey isimlerinin tarafı olduğu milyonlarca dolarlık dolandırıcılığı detaylarıyla aktardığı Atlanta olayıyla ilgili Fetullah Gülen'in verdiği tepkiyi Ahval'e açıkladı.

Konuşa Konuşa'da Gülten Sarı'ya konuk olan Dönmez, Gülen'in yakınındakilerin olayı 'yumuşatarak' ve daha çok dolandırıcılık olayını kaleme alan gazeteciyi yani kendisini olumsuzlayarak anlattıklarını ancak Gülen'in, "Siz önce kendi arkadaşlarınızı terbiye edin" tepkisi verdiğini belirtti. 

Dönmez dolandırıcılık skandalının Gülen'e aktarıldığı süreçle ilgili şu bilgiyi paylaştı:

"Açıkçası Gülen'e yansımasını ben de çok merak ediyordum. Oraya ulaşıp resmi bir kanaldan soru sorup yanıt alabilme olanağımız çok yok şu anda. Cemaatin yine kendisinin, taban olarak nitelendireceğim kesiminin, Gülen'in nasıl bir tepki vereceğini, konunun ona ulaşıp ulaşmadığını, tepkisinin ne olacağını merak ettiğini gözlemledim. Bazı bilgilere ulaştım ve bunlar teyit ettiğim bilgiler.

Kendisinin ikamet ettiği yerde, yakınlarından birinin kendisine bu konuyu arz ettiğini öğrendim. 'Bu konu çok dallandı, budaklandı. Bir şekilde Gülen'in kulağına gidecektir ve neden bana haber vermediniz' diyeceğini düşünen bazı yakınları bunu arz etme gereği hissediyorlar. Bunu yaparken, hadiseyi makulleştirmeye, olduğundan küçük ve hafif göstermeye çalışıyorlar. Gazeteciyi biraz olumsuzlayarak, kötüleyerek - ismimi vererek- benim üzerimden, 'Atlanta olayı oldu ancak gazeteci de burada iyi niyetli hareket etmedi' gibi arz ediyorlar. 

Aldığım bilgiye göre, Gülen dinliyor, tepki vermiyor ancak üzülüyor. Üzüntüsü yüzüne yansıyor, tam bir sükut halinde dinliyor, yorum yapmıyor. Dinledikten sonra kalkıp odasına gidiyor. Bir süre sonra kapıyı açıp muhataplarına şunu soruyor: 'Bu gazeteci arkadaşın yazdıklarında bir iftira, yalan var mı?' Muhatapları, 'Maalesef efendim, yazdıkları doğru' diyorlar. Gülen, 'O zaman neden gazeteciyi kötülüyorsunuz ona kızıyorsunuz ki, siz önce kendi arkadaşlarınızı terbiye edin' diyor."

Atlanta kentinde yine cemaat yöneticileri ile üye iş insanlarının karıştığı, bilindiği kadarıyla 5 milyon dolarlık büyüklükteki dolandırıcılık olayını ortaya çıkaran Dönmez, konuyla ilgili üst üste yazılar kaleme aldı.

Olaya karışan ABD imamı Tahsin Gül (Ahmet Çiçek), Atlanta’daki iş adamları derneğinin başında bulunan Ömer Casurluk ve 15 Temmuz sonrası Türkiye’den ayrılan iş insanı Erdem Aydın'ın birbirlerini suçladığı olayda 17 iş insanı paralarını alamadı, söz konusu şirkete kayyım atandı ve piyasa değeri 30-40 milyon dolar civarındayken yok pahasına mahkeme yoluyla satıldı.

15 Temmuz sonrası ABD’ye giden esnaflar için kurulan ve dolandırıcılığa sahne olan şirketin adı Star Chain.

Dönmez'in konuyla ilgili açıklamalarının satır başları şöyle:

"Cemaat içinde yankısı çok büyük oldu konunun. Bundan çok daha fazla gürültü koparan yazılarım oldu ancak Atlanta dosyası daha büyük bir yankı uyandırdı. Beklediğimin ötesinde ses getirdi. Malum, cemaatin, Türkiye'nin geldiği noktada, kırılma noktalarından biri 17-25 Aralık'tı. Cemaat tabanı orada yolsuzluğa karşı bir tavır koydu. Cemaat ile AKP'nin yolları ayrıldı o dönem ve bugünkü noktaya gelindi. Cemaat kendi içinde, Türkiye'de yaşananlara nazaran minimize olsa da bir skandal ve dolandırıcılık olayı ile anıldı. Tabanın reaksiyonu önemliydi. Bu açıdan belki bir hazımsızlık oldu. Cemaatin önemi bir kesimi yaşananları içine sindiremedi. 

Bazılarının inanmakta zorlandığını gözlemledim. Bunda adı geçen aktörlerin etkisi de büyük oldu sanırım. Abi olarak kabul edilen, nitelenen, Amerika'da beş imamdan biri olarak gösterilen büyük bir ismin böyle bir skandala adının karışabilmesini, cemaat mensupları daha önce hayal dahi edemezlerdi. Hoş bunlar oluyormuş ama kol kırılır yen içinde kalır mantığı ile dışarı çok yansıtılmamış. Tahsin Gül'ün daha önce Türkiye ve başka ülkelerde adının skandallarla yan yana geldiğini ve defalarca şikayet konusu olduğunu ve bunların dışarıya yansımadığını ve Tahsin Gül'ün sürekli terfi ettiğini gördük. Muhataplarının dahi çok fazla yalanlayamadığı bir durum söz konusu. Zaten Amerika'da mahkemeye yansımış bir durum var. 

"Açıkçası Gülen'e yansımasını ben de çok merak ediyordum. Oraya ulaşıp resmi bir kanaldan soru sorup yanıt alabilme olanağımız çok yok şu anda. Cemaatin yine kendisinin, taban olarak nitelendireceğim kesiminin, Gülen'in nasıl bir tepki vereceğini, konunun ona ulaşıp ulaşmadığını, tepkisinin ne olacağını merak ettiğini gözlemledim. Bazı bilgilere ulaştım ve bunlar teyit ettiğim bilgiler.

Kendisinin ikamet ettiği yerde, yakınlarından birinin kendisine bu konuyu arz ettiğini öğrendim. 'Bu konu çok dallandı, budaklandı. Bir şekilde Gülen'in kulağına gidecektir ve neden bana haber vermediniz' diyeceğini düşünen bazı yakınları bunu arz etme gereği hissediyorlar. Bunu yaparken, hadiseyi makulleştirmeye, olduğundan küçük ve hafif göstermeye çalışıyorlar. Gazeteciyi biraz olumsuzlayarak, kötüleyerek - ismimi vererek- benim üzerimden, 'Atlanta olayı oldu ancak gazeteci de burada iyi niyetli hareket etmedi' gibi arz ediyorlar. 

Aldığım bilgiye göre, Gülen dinliyor, tepki vermiyor ancak üzülüyor. Üzüntüsü yüzüne yansıyor, tam bir sükut halinde dinliyor, yorum yapmıyor. Dinledikten sonra kalkıp odasına gidiyor. Bir süre sonra kapıyı açıp muhataplarına şunu soruyor: 'Bu gazeteci arkadaşın yazdıklarında bir iftira, yalan var mı?' Muhatapları, 'Maalesef efendim, yazdıkları doğru' diyorlar. Gülen, 'O zaman neden gazeteciyi kötülüyorsunuz ona kızıyorsunuz ki, siz önce kendi arkadaşlarınızı terbiye edin' diyor."

© Ahval Türkçe