Mar 21 2019

AKP'li Zeybek'ten Fatma Şahin talimatlı 'cemaat imamları' itirafları

15 Temmuz darbe girişiminin ardından hemen herkes “FETÖ” çuvalına atılırken AKP’nin önceki yıllardaki Gülen cemaati ittifakı sorgulanamaz halde.

AKP tarafından Afyonkarahisar Belediye Başkanlığı'na aday gösterilen Mehmet Zeybek, bu ilişkiye ayna tutacak bazı açıklamalar yaptı. Zeybek "Fatma Şahin Aile Bakanı idi, beni aradı. ‘O kuruma Denizlili bir imam arkadaşı veriyorum' dedi. Ben imam deyince, cami imamı zannettim. Meğerse farklı bir imammış" diyerek cemaate işaret etti.

Sözcü'den Veli Toprak'ın haberine göre, Kanal 3'te yayımlanan 'Dobra Dobra' isimli programa katılan Zeybek, 2009'dan 2014 yılına dek il başkanlığı görevini yürüttüğü dönem “cemaatle mücadele” iddiasını şöyle anlatıyor:

"Bir kuruma atama yapılacağı zaman, (Gülen cemaatini kast ediyor) ‘Yardımcı olurum, ama bana rağmen getirirseniz karşısında dururum' derdim. Bazı kurumlara bizim bilgimiz haricinde atama yapıldı. Dayatmalar oldu. Yaratılış gereği dayatmaya da hiç tahammül edemiyorum. Burada kurumun birine bir arkadaşı getirmiştik, gerçekten dört dörtlük çalışıyordu. Ama ne hikmetse, zamanın valisi ve emniyet müdürü tarafından bu arkadaşımıza kumpas kurularak görevden el çektirildi. Yerine hiç tasvip etmediğimiz birisi getirildi. O dönemdeki emniyet müdürü de tutuklu. Ben ‘Bu gidecek' dedim. Fatma Şahin, Aile Sosyal Politikalar Bakanı idi, beni aradı. ‘O kuruma Denizlili bir imam arkadaşı veriyorum' dedi. Ben imam deyince, cami imamı zannettim. Meğerse farklı bir imammış.”

“Böyle imamların olduğundan da haberim yok” diyen Zeybek, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Neyse ‘Bu arkadaşa altı aylığına geçici süre veriyorum, memnun kalmadığın takdirde değiştireceğim' dedi. Arkadaş geldi, öğrencileri farklı yerlere yönlendirmeye başladı. Yurtlarda kalan öğrencileri, kendi yerlerine götürmeye kalktı. Zamanın valisi ‘Bu çok becerikli, sayın başkanım bunun asaletini getirelim' dedi. Kendisine ‘Bana soytarı değil, idareci lazım. Bu soytarı' dedim. Ondan sonra bana bakışları da değişti. Farklı bir kuruma başka bir arkadaşı getirmeye kalktılar. Ona da karşı çıktım. Afyon'da Sosyal Yardımlaşma Vakfı'na yine kendi içlerinden birini getirdiler. Ne duruma geldiğini o dönemde yaşayanlar, o kurumda çalışanların yakınları çok iyi biliyor. ‘Siyasi bedeli benden soruluyorsa, gelen arkadaştan bilgim olması lazım' dedim. ‘Bunlar yurtdışından gelip oy kullanıyor' dedi, ‘Buradakiler her halde harman dalı oynamıyor' dedim. ‘Biz bunu tepeden yaparız' dedi. ‘Sıkıyorsa yapın, ben de tepeden bozarım' dedim. Ondan sonra benim aleyhimde yazılar, şikayetler gitmeye başladı. Hatta ‘cemaate küfür ediyor' diye ismimi küfürbaza çıkardılar. Türkiye zor bir süreç atlattı."