Bir hareketin anatomisi: Gülen Cemaati (1)

Türkiye’de cemaat deyince akla hiç kuşkusuz ilk olarak Gülen Cemaati gelmekte. Her ne kadar Gülen Cemaati kökleri onyıllara dayanan bir cemaat de olsa, hareketin siyasette görünür hale gelmesi ve kamuoyu tarafından farkedilmesi 90’lı yılların sonunda, Cemaat’in kurucusu Fethullah Gülen’in dönemin başbakanı Tansu Çiller’le aynı karelerde fotoğraflanmasıyla başladı.

Gülen Cemaati Nur hareketinden gelen bir cemaat. Kurucusu Fethullah Gülen 1941 yılında Erzurum’da doğmuştur. Muhafazakâr bir çevrede büyüyen Gülen’in çocukluk ve ilk gençlik yılları, daha sonra oluşturacağı İslami öğretiyi de şekillendirmesi açısından önemli.

Türkiye’nin doğusunda bulunan Erzurum’un 1930’ların radikal modernist reformlarından muaf kalmış olması ve bölgede geleneksel İslami kültürün hâlâ dominant kültür olarak günlük hayatı şekillendirmesinin bunda büyük rolü var.

Şerif Mardin’in deyimiyle “günlük İslam”, yani günlük hayatın İslami gelenekler çerçevesinde şekillendirilerek yaşandığı dini gelenek türü, bu dönemde Gülen ve çevresinin normal hayat standardı olarak yerini buldu.

Fethullah Gülen önemli bir İslami düşünür olan Said-i Nursi’nin (1874-1960) öğretisinden etkilenmiştir. Geleneksel İslam’ın günlük hayata dâhil edilmesi ve Nursi’nin en önemli eseri olan Risale-i Nur’un da bu çerçevede toplumsal hayatla bütünleştirilmesi temelinden hareketle Fethullah Gülen, günümüze kadar gelen hareketini 1970’leden itibaren oluşturmaya başlamıştı.

Nursi’nin öğretisini kendine entelektüel temel olarak alan Gülen’in bu öğretiden özellikle grup kimliği oluşturmada faydalandığı gözlenmekte. Böylece Risale-i Nur, modernitenin pek çok olumsuz etkisinden Gülen ve takipçilerini koruyan bir araca dönüşmekte, çağdaş Müslümanlarla İslami gelenek arasında bir köprü oluşturmakta.

Fethullah Gülen’in bizzat kendisinin cemaatin kuruluş zamanlarında ilk öğrencileriyle bire bir ilgilendiği, onlarla kamplara gittiği, düşüncelerini bizzat şekillendirdiği, ne yapacaklarını ilk ağızdan söylediği belirtilmekte.

Cemaat 2000’li yıllarda kendisine “Hizmet Hareketi” ismini verdi. Eskiden kendisi de Cemaat mensubu olan Barış Müstecaplıoğlu’nun Hizmet’in hiyerarşik yapılanmasına dair söyledikleri kayda değer.

Buna göre:

“(Danışman sınıfının altında) her büyük şirkette olduğu gibi hiyerarşik bir yapılanma mevcut. Detayları meçhul olmakla ve kuşkusuz gelişmeler doğrultusunda değişmekle birlikte, çeşitli ülke gruplarından sorumlu imamlar (yöneticiler) vardır ve arkalarından ülkelerden sorumlu imamlar gelir.

Türkiye'den sorumlu imama şehirlerden sorumlu olanlar bağlıdır. Her şehir büyüklüğüne göre bölgelere ayrılmıştır, bölgeler semtlere bölünmüştür, hepsinin başında ayrı bir yetkili vardır. Semt imamlarının altında o semte bağlı evlerin, yurt odalarının imamları yer alır.

Herkes haftalık istişarelerde bir üstüyle bir araya gelir, kendisine bağlı kişilerin şakirdlik düzeylerindeki gelişmeleri anlatır, gazete ya da dergiye bulunan aboneler, toplanan bağışlar konusunda rapor verir, Kurban Bayramı'nda deri toplanması, okulda bir organizasyon düzenlenmesi gibi proje bazlı konuları konuşur.

Bu istişarelerde daha üst ağabeylerden gelen ve merdiven mantığıyla imamdan imama tüm cemaate ulaştırılan emir ve tavsiyeler paylaşılır, o günün siyasi ve gündem konularına karşı alınacak ortak tavırlar öğrenilir. Bunlar daha sonra ev ve yurt odası istişarelerinde şakirdlere aktarılır. Hemen her okulda örgütlenmişlerdir.”
 

Cemaat’in kendi içinde kullandığı terminoloji de hareketin yapısı hakkında fikirler vermekte.

  • Risale-i Nur: Nurculuğun kurucusu Said-i Nursi'nin kitapları. Cemaat içinde Gülen'in kitaplarından bile önemlidir, zaten Gülen'in fikirleri de çoğunlukla Nursi'yi referans alır. Bu kitapların Kuran'ın tüm gerçeklerini açıkladığına inanılır ve Kuran'ın tek başına okunduğunda yanlış anlaşılabileceği düşüncesiyle ondan daha fazla okunmaktadır. Tam şakird olmuş bir kişi, Risale-i Nur'u Said Nursi'ye Allah'ın yazdırdığına inanır.
     
  • Bediüzzaman: Said-i Nursi'ye takipçilerinin hitap şekli. “Zamanın (çağın) benzersizi, eşsiz olanı” anlamında kullanılır.
     
  • Şakird: Gülen cemaatinden kişilerin kendilerine hitap şekli. 'Çömez, çırak, öğrenci' anlamındadır. Erkek ve kadın şakirdler birbirlerinden çok uzak yaşarlar.
     
  • Hizmet: Şakirdlerin insanları ve toplumu İslamileştirme çabası, aynı zamanda cemaate taktıkları isim. Hareketin hizmetten anladığı insanları kendi içlerinden gelerek dini kurallara göre yaşayacak şekilde dönüştürmektir.
     
  • Ağabey: Yaşça büyük şakirdler, cemaat içinde küçük şakirdler tarafından ağabey olarak çağrılır.
     
  • Sohbet: Fethullah Gülen'in ya da Said-i Nursi'nin kitaplarından bölümler okunması, üzerinde konuşulması, günümüz hayatına bu prensiplerin nasıl uygulanabileceğinin ağabeyler tarafından dinleyenlere aktarılması, bu arada şakirdlerden gelen dini içerikli soruların cevaplanması.
     
  • İstişare: Tam şakird olmuş, cemaatin hassas konularına vâkıf kişilerle bağlı oldukları evin ya da yurt odasının imamının yaptığı toplantılar. Genelde günlük ya da haftalık yapılır. Kazanılabilecek kişiler, okuma yarışmaları ve ibadet ödevleri, günlük olaylar hakkında kararlar bu toplantılarda alınır. Bu imamlar ayrıca kendi bağlı oldukları daha üst imamlarla da istişare yapar ve daha önemli konuları konuşurlar. Merdiven mantığıyla herkes bir üstüyle toplanır, böylece en alttan gelen konular da Gülen'in istişarelerine kadar çıkıp onaya sunulabilir.
     
  • Ülke/Bölge/Semt/Ev İmamı: Sorumlu olduğu yere göre, belli bir yerdeki şakirdlerden sorumlu kişi. O da şakirddir, ama yaşça daha büyük ve tecrübelidir. O güne kadar yaptığı hizmetlerle, üstteki ağabeylerden gelen emirleri ne kadar kolay uygulayabildiğiyle belirlenirler. Terfi ederek daha önemli noktalara gelirler.
     
  • Esnaf: Harekete parasal destek sağlayan iş adamlarına esnaf denir. Bazıları gerçekten küçük esnafken bazıları büyük armatörler, holding sahipleridir. Okulları finanse eder, şakirdlere ve kazanmaya çalıştıkları çocuklara burs verir, şirketlerinde çalıştırırlar. Gazetenin, televizyonun, finans kurumunun büyük projelerine finansman sağlarlar.
     
  • Dost: Şakird olmayan, cemaatin prensiplerini benimsemeyen, ama yumuşak huylu insanlar yetiştirdiği düşüncesiyle, yurtdışındaki okulların ülkeye faydalı olduğu inancı ve benzeri dünyevi düşüncelerle Cemaate destek veren kişilerdir. Aralarında Hıristiyan rahipler de vardır, ateistler de. Çoğunluğu cemaatin içyapısını bilmez.
     
  • Nurcu: Said Nursi'nin ve yazdığı Risale-i Nur'un takipçileri. Gülen cemaati bunların arasında kıyas kabul etmeyecek şekilde en güçlüsüdür.
     
  • Müspet: Cemaate kazandırılma potansiyeli olan kişiler. Kendi içinde dereceleri vardır.
     
  • Ehl-i Dünya: Hayatının temeline dini koymamış herkese verilen isim.
     
  • Himmet: Hizmete yapılan bağışlar.
     
  • Işık evleri: Cemaat evleri için kullanılan bir çeşit takma isim.
     
  • İlgilenmek: Bir şakirdin cemaate kazandırabileceğini düşündüğü kişiye (genellikle çocuğa) hayatını adaması. Şakird ilgilendiği kişiyle neler yaptığını, hangi kitapları okumasını sağladığını, kaç sohbete götürdüğünü, birlikte namaz kılıp kılmadıklarını haftalık istişarelerde bağlı olduğu imamına raporlar. Genç şakirdler arasında bazen bu terim yerine espri niyetine 'kafalamak' da kullanılır.
     

Gülen Cemaatinin en büyük yatırımlarından birinin eğitim alanında olduğu bilinmekte. Gülen okulları adı verilen bu okullar, Cemaatten girişimcilerce dünyanın çeşitli yerlerinde açılan okul öncesi, ilk ve orta öğretim ve üniversite düzeyindeki özel okullar. 140 ülkede faaliyet gösteren ve sayısı 11.000'den fazla olduğu tahmin edilen bu okullar isim ve hukuki bakımdan birbirinden bağımsız olmakla birlikte, Gülen hareketi kaynaklı oldukları bilinmekte.

Bu okullarda, bulundukları ülkenin dili, o ülkede en çok kullanılan yabancı dil (bölgelerine göre genellikle İngilizce, Rusça, Farsça ya da Fransızca) ve seçmeli ders olarak Türkçe eğitim yapılmaktadır. Okullarda ayrıca Türk kültürü (Türk halk oyunları, şiiri, şarkıları, tiyatrosu, vb.) öğretilmekte.

Nitekim bir zamanlar iktidar partisinin de büyük destek vermiş olduğu Uluslararası Türkçe Olimpiyatları da bu okullar çerçevesinde düzenlenen en önemli faaliyetlerden biriydi. 2012 yılında 10.su düzenlenen yarışmanın veda gecesi İstanbul’daki Türk Telekom Arena Stadyumunda 100.000 kişinin katılımıyla gerçekleştirilmiş, kapanış konuşmasını ise Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan yapmıştı

Cemaatin Türkiye dışındaki okullarından bazıları şunlardı:
- Brooklyn Amity School (New York, ABD)
- Pioneer Bilim Akademisi (New Jersey, ABD)
- Isik College (Victoria, Avustralya)
- Sule College (Yeni Güney Galler, Avustralya)
- Bakü Özel Türk Lisesi (Azerbaycan)
- Ayçürök Kırgız Türk Kız Lisesi (Kırgızistan)
- Talas Kırgız Türk Lisesi (Kırgızistan)
- Muhammed Fatih Koleji (Sudan)
- Kademçay Kırgız Türk Lisesi (Kırgızistan)
- Turgut Ozal Turkmen Turkish High School (Türkmenistan)

Yukarıda kısıtlı yerimizde yazdığım bu bilgilerden de anlaşılacağı üzere, Gülen Cemaati özellikle ekonomik anlamda son derece iyi organize olmuş ve kaynakları dünyanın dört bir yanına dağıtılmış bir hareket.

 

Devam edecek….