Mar 29 2018

'ByLock yerine 24 saatte mesajları silen uygulamaya geçtiler'

Gülen cemaati üyeleri tarafından haberleşmek ve darbe planını hazırlamak için kullanıldığı öne sürülen ByLock programının deşifre olmasının ardından, grup üyelerinin yeni bir mesajlaşma uygulaması üzerinden haberleştikleri iddia edildi.

İddiaya göre, Sivas Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından İstanbul'da gözaltına alınan ve etkin pişmanlıktan faydalanan ve itirafçı olduğu öne sürülen E.Ş., yeni programın adının '2048' olduğunu itiraf etti.

E.Ş.'nin 'asker imam' olduğu öne sürülen haberde, cemaat üyelerinin haberleşmek için 2017 yılı yaz aylarından itibaren bu programı kullandığı belirtildi. 

Programın tüm yazışmaları 24 saat içinde otomatik sildiğini anlatan E.Ş., cemaat üyelerinin Yunanistan'a kaçışlarında da bu programı kullandıklarını söyledi. 

E.Ş. ifadesinde şu iddialara yer verdi:

"2017 yaz aylarında Yasin kod adlı Y.E. bulunduğu gaybubet evine gelerek artık 2048 isimli programa geçildiğini söyledi ve APK'sını (kurulum dosya belleği) bize verdi. 2048 programının kurulumu, üst sorumlunun referans onayı dahilinde gerçekleşmektedir ayrıca başka bir şahıs ile görüşme yapabilmek için kişi eklendiğinde üst sorumlunun onayı gerekmektedir." 

ByLock'un programı hiç kullanmayan insanların telefonuna sızdırıldığı ortaya çıkmış, bu programı kullanmakla suçlanan binlerce kişi de tahliye edilmişti. 

15 Temmuz darbe girişiminin ardından "FETÖ" soruşturmalarında örgütün Bylock adı verilen şifreli bir haberleşme programı kullandığı açıklandı. Tespit edilen Bylock kullanıcıları hakkında soruşturma açıldı ve binlerce kişi hakkında tutuklama kararı verildi.

Yargıtay'ın Bylock'a ilişkin, ‘'kullanılması ve/veya kullanılmak üzere elektronik/mobil cihazlara yüklenmesi, suçun işlenmesine somut olayın koşullarına göre kuvvetli belirti'’ olduğuna 'emsal teşkil eden' bir kararı bulunuyor.

Bu nedenle telefonda Bylock uygulaması bulunması, tutuklanmak için yeterli delil olarak kabul ediliyor. Mahkemelerde ise pek çok kişi Bylock kullanmadığını, bu programın adından dahi haberdar olmadıklarını anlatmaya çalışıyordu.

Ancak bu programı kullandığı ileri sürülen kişiler de 'kullanmadım' diyordu. Bu durum, binlerce kişiyi mağdur etti.

Bylock kullanmadığı halde kullanmış gibi görünmesini sağlayan tuzak programlar olduğu ortaya çıkmıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan bir ihbar, BTK ve MİT'i harekete geçirdi.

BTK ve MİT tarafından yapılan incelemeler sonucunda benzer özellikler taşıyan 11 bin 480 GSM kullanıcısının Bylock IP'sine yönlendirildikleri tespit edildi ve 11 bin 480 GSM numarasına iradesi dışında Bylock yüklendiği belirlendi. Bu numaralarla ilgili tespitler ve raporlar yetkili mercilerle paylaşıldı. Yapılan analizlerin Ağustos ve Eylül 2014 tarihlerine ait olduğu söyleniyor.