Tem 13 2018

Alman gazeteciden kapsamlı dosya: Gülenciler'in yeni adresi Almanya

15 Temmuz darbe girişiminin ardından sempatizanları kitleler halinde cezaevine konulan ve işlerinden atılan Gülen grubunun üyelerinin yeni adresi Almanya.

DW'de konuyla ilgili kapsamlı bir dosya hazırlayan Alman gazeteci Gunnar Köhne, baskı altındaki Gülen grubu üyelerinin Almanya'da yeniden örgütlenmeye çalıştığını kaydetti.

"Türkiye'de "Fetullahçı Terör Örgütü-FETÖ", Almanya'da ise "Hizmet" hareketi olarak bilinen Gülen yapılanması Türk hükümetinin girişimleri nedeniyle dünya çapında baskı altında" yorumunu yapan Köhne, Gülenci subayların darbe girişimine katıldığına dair emarelere rağmen, AKP'nin kesin kanıtlar sunamadığına dikkat çekti.

Köhne, Gülen grubu için, "Gülen yapılanmasının Türk devleti içinde büyük nüfuza ulaştığı ve konumunu kendi çıkarları için kullandığı tartışmasız. Ancak tüm bu süreç iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleşti. Ta ki Erdoğan ve ABD'de yaşayan Fethullah Gülen köprüleri atıp açık bir iktidar savaşına girişene dek" tanımı yaparken, Türkiye'de eşi görülmemiş bir "temizlik" kampanyası yürütüldüğüne değindi.

Sözkonusu baskı ile ilgili Köhne, şu tespitlerde bulundu:

"Yaklaşık 100 bin kişi kamudaki görevlerinden tasfiye edilirken 40 bin kişi tutuklandı. Çoğu, Gülen yapılanması üyesi ya da sadece sempatizanı olmakla suçlanıyor. On binlercesi yurt dışına kaçmak zorunda kaldı. Türkiye'dekilerin yanı sıra 150 ülkede Gülen'e yakın yaklaşık 800 okuldan birçoğu kapatıldı. Özellikle de Kosova ve Malezya gibi Müslüman nüfuslu ülkelerde Ankara'nın baskısıyla Gülen şebekesine ait öğretim kuruluşlarının kapısına kilit vuruldu, Türk öğretmenler sınır dışı edildi."

Böylesi bir baskı atmosferinde, Almanya'nın Gülen yapılanması için can simidi olduğunu ifade eden Köhne, "Gülenciler Almanya'da, medyada olsun siyaset, hatta kiliselerde olsun hala büyük sempatiye sahip. Gülenciler büyük çoğunlukla Erdoğan rejiminin kurbanı olarak görülüyor, işbirliği ve diyaloğa açık tutumları Alman toplumunda takdirle karşılanıyor. Gülen'in "İslam'a başarılı bir şekilde hizmet edebilmenin sadece tüm kurumlarıyla birlikte yaşamın her alanının İslamileşmesiyle mümkün olabileceği" görüşü ve Gülencilerin kayıtsız şartsız muhafazakar bir Müslüman din adamına tabi oldukları dikkate alınmıyor" tespitlerinde bulundu.

Alman dış istihbarat teşkilatı Federal Haberalma Servisi'nin (BND) Başkanı Bruno Kahl, Mart 2017'de yaptığı bir açıklamada Gülen yapılanmasının darbe girişiminden sorumlu olduğuna dair "Türkiye'nin kendilerini ikna etmeyi başaramadığını" belirttiğini hatırlatan Köhne, Gülen grubunun katı hiyerarşik yapısıyla organize suç örgütlerini hatırlattığı saptamalarına da haberinde yer verdi.

Köhne, AKP'nin Gülencilerle ilgili şu iddialarına da haberinde yer verdi:

"Türk hükümeti de darbe girişiminden sorumlu pek çok kişinin Almanya'ya kaçtığını iddia ediyor. Türkiye'de "FETÖ'nün hava kuvvetleri imamı" olarak nitelendirilen ve darbe girişiminin baş zanlılarından biri olarak aranan Adil Öksüz'ün oturduğu iddia edilen Berlin'in Neukölln semtindeki bir evin fotoğrafları Haziran ayında Türk medyasında yayınlanmıştı.

Türkiye Öksüz'ün iadesini talep ederken Alman hükümeti, "Öksüz'in Almanya'da olup olmadığını bilmediği, ancak ikamet durumunun tespiti için soruşturma yürütüldüğü" şeklindeki resmi tutumunu sürdürüyor. Öksüz'ün yaşadığı iddia edilen evin bir sakini Deutsche Welle'ye yaptığı açıklamada "Öksüz'e çok benzeyen bir adamla karşılaştığını" teyit etti. Frankfurter Rundschau gazetesinin haberine göre, Öksüz bu haberlerin yayınlanmasının ardından Berlin eyalet polisine bağlı, devlete yönelik siyasi ve terör suçlarına bakan birim tarafından güvenliğe alındı."

AKP iddiaları karşısında Gülencilerin, sadece diyalog ve eğitim alanında faaliyet gösterdikleri yönündeki savunmalarını da hatırlatan Köhne, "Ancak yine de darbe girişiminin ardından Almanya'da çok sayıda destekçisini kaybetti. Almanya'da Gülen'e bağlı 30 okuldan üçü, Türk velilerin çocuklarının kaydını almaları nedeniyle kapatılmak zorunda kaldı. Almanya çapında eğitim veren yaklaşık 170 kursun yarısı da kapatılmış durumda" bilgisini paylaşıyor.

Gülencilerin Almanya'daki faaliyetleri içinse şunları yazıyor Alman gazeteci:

"Almanya'daki "Hizmet" kuruluşlarının Türkiye'den kaçan ve aralarında eski memur, öğretmen ve iş insanlarının da bulunduğu binlerce yandaşının birikiminden de yararlanıyor. Almanya'ya yeni gelenler Berlin'de mültecilere yardım için kurulan "Aktion für Flüchtlingshilfe" adlı organizasyon gibi Gülen'e yakın derneklere yönlendiriliyor, buralarda kendilerine hukuki danışmanlığın yanı sıra dil okulları, iş ve ev bulma konularında yardım ediliyor. Gülencilerin verilerine göre iltica başvurularında kabul oranı oldukça yüksek. Berlin'de bu oranın yüzde 90'ı bulduğunu söylüyorlar.

Gülen yapılanmasında eskiden yönetici konumunda bulunan ismi açıklanmayan bir kişi Alman kamu yayıncılık kurumu ARD'ye verdiği röportajda, Gülen yapılanmasını bir "tarikat" diye tanımlayarak Alman kurumlarını dikkatli olmaları konusunda uyarmıştı. Gülen yapılanmasının dışarıya verdiği görüntünün gerçeklerle bağdaşmadığını söyleyen eski Gülenci, "gizli bir paralel yapı" bulunduğunu ve dernek yöneticilerinden ziyade imamların güç sahibi olduğunu belirtmiş, "Bu imamlar Türkiye'den geliyor, gazeteci ya da muhasebeci gibi farklı kılıflarla Almanya'ya getirtiliyor. Yaklaşık üç yıl burada kalıyorlar" ifadelerini kullanmıştı."

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar