Kas 27 2017

5 kişilik ailenin yok olmasında kim suçlu?

 

Geçen hafta 5 kişilik bir ailenin bazı fertlerinin cesetleri farklı aralıklarla Yunanistan'ın Midilli Adası'nda kıyıya vurdu. 

Medyada yer alan haberlere göre, haklarında "Fetullahçı Terör Örgütü" (FETÖ) üyesi oldukları gerekçesiyle tutuklama kararı bulunan fizik öğretmeni Hüseyin Maden ile ana okulu öğretmeni olan eşi Nur Maden, üç çocuklarını da yanlarına alarak deniz yoluyla Yunanistan'a kaçmaya çalıştı. 

İktidara yakın Karar Gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ailenin hayatının karardığını, Hüseyin Maden hakkında "mahrem imam" eşinin de "FETÖ" üyesi olduğu gerekçesiyle yakalanma kararı çıkarılmasının ardından insan kaçakçıları ile görüşen ailenin maddi imkansızlıklar nedeniyle eski bir tekne ile ölüm yolculuğuna çıktığını aktardı.

Oğur yargılama süreci ile ilgili şunları yazdı:

18 Eylül 2017 günü aralarında Nur Maden’in de olduğu üç kadın öğretmenin yargılandığı ve Hüseyin Maden’in firari olduğu davada karar duruşması yapıldı.

DHA muhabiri Gürkan Yılmaz’ın verdiği bilgiye göre Nur Maden, duruşmada Bylock kullandığını kabul etti ve cemaatin 2014 seçimlerinde HDP’ye oy vermelerini ve başlarını açmalarını istediğini anlattı. Ama bu itirafları da ceza almasını engellemedi.

Oğur, ortada ağır bir dram olduğu tespitini yaparken kimin suçlu olduğuna dair iki sorumlunun bulunduğu görüşünde.

Oğur'a göre, başarılı bir fizik öğretmenini "FETÖ" içine sokarak onu kriminalize eden ve sonra da kaderine terk eden yapı, bu durumu bile kendi lehine kullanarak meşruiyet söylemi çıkarmaya çalıştığı için birincil derecede suçlu. 

Ancak Oğur'un bu olayda sorumluluğu olduğunu düşündüğü bir başka yapı ise yargı:

Ama yine de listenin üçüncü sırasında cemaat mensubiyetini, FETÖ üyeliğiyle eşitleyip, darbeye katılmak, destek vermek, suç işlemek gibi somut suçları bulup, cezalandırmak yerine, sadece cemaat mensubiyetine 7 yıl hapis cezası veren adalet sistemi var. Eğer, bu konuda Yargıtay’ın son kararı esas alınsaydı, belki anaokul öğretmeni Nur Maden hakkında sadece işten çıkarma cezası verilebilir, en azından aileden biri hapis cezası almamış olur, aile üç çocuklarını yalnız bırakmamak için böyle bir ölümcül maceraya girmezdi.

Sıkıca giydirilmiş, Türkiye Cumhuriyet vatandaşı çocukların cesetlerinin Yunan adalarının sahillerine vurması karşısında buraya nasıl geldiğimiz üzerine serinkanlı bir muhasebe yapmak yerine, suçu cesetlere atıp, acımasız laflar etmek ise kanunlarla çözülemeyecek çok daha vahim sorunlara işaret ediyor.

Ama yine de listenin üçüncü sırasında cemaat mensubiyetini, FETÖ üyeliğiyle eşitleyip, darbeye katılmak, destek vermek, suç işlemek gibi somut suçları bulup, cezalandırmak yerine, sadece cemaat mensubiyetine 7 yıl hapis cezası veren adalet sistemi var. Eğer, bu konuda Yargıtay’ın son kararı esas alınsaydı, belki anaokul öğretmeni Nur Maden hakkında sadece işten çıkarma cezası verilebilir, en azından aileden biri hapis cezası almamış olur, aile üç çocuklarını yalnız bırakmamak için böyle bir ölümcül maceraya girmezdi.

Sıkıca giydirilmiş, Türkiye Cumhuriyet vatandaşı çocukların cesetlerinin Yunan adalarının sahillerine vurması karşısında buraya nasıl geldiğimiz üzerine serinkanlı bir muhasebe yapmak yerine, suçu cesetlere atıp, acımasız laflar etmek ise kanunlarla çözülemeyecek çok daha vahim sorunlara işaret ediyor.